“Düş” için sonuçlar
Arama sonuçları

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.

Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Minik Düşler
Azra
Küçük bı kızın sevdiği insan için kurduğu hayaller
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim. Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım. Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duymayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
İkiz düşünce
Yağmur Gürpınar
Merhaba ben Alya Kandemir Benim hayatımı mahveden hastanelerden birinin kapısının önünde duruyorum . Bu seferki gelişimde hayatımı baştan sona değiştirecek. Ama tek umudum bu sefer içinde iyiye dair şeyler olması. Eğer şuan burayı okuyorsanız sizde benim maceramın içine düşmüşsünüz demektir. Size diyeceğim tek şey iyi okumalar .
Bir günlük düşler
Süleyman
Merhaba ben queman size bir günlük hikayemi anlatacam
KADİM DÜŞLER
Sena Helli
Şehir büyük bir kargaşa içerisindeydi. Çanlar çalarak kıyametin geldiğinin en büyük habercisi olduğunu ilan ediyordu. Gökyüzüne uzanan merdivenleri hızla adımlıyordum, son bir kaç basamak kalmıştı nefes almaktan zorlanıyordum. İçeriye girdiğim an dizlerimin üzerinde yere çöktüm. Hızlı nefesler alıyordum. Yanıma gelip beni yerden kaldırdı. Kollarını bedenime sardı, kendimi tamamıyla ona yasladım. "Lütfen," dedim kısık bir sesle "lütfen yapma bunu." Başını olumsuzca salladığında mavi gözleri kararlılıkla parlıyordu. "Bana güven her şey çok güzel olacak." Başımı yenilmişlikle göğsüne bıraktım. Büyük bir ışık kümesi her yeri sardığında anlamıştım ki bir çağ daha kapanmıştı. Her bitişin yeni bir başlangıcı vardı. Bizim başlangıcımız onların bitişi olacaktı.
Düş ve Kalk
Gözlerimi yavaşça kollarıma indirdim.Kan damlaları birbirini iterek hızlıca yere düşüyordu. Canım da hiç yanmıyordu, kesiklerin aksine. Kulağıma hala bir fısıltı şeklinde geliyordu şarkının sözleri... Yere uzandım.Kollarımı yine kendim sardım ve ağladım. Kimsenin duyamayacağı kadar sessiz ama herkesin üzüntüsünü sırtlanmışçasına çok sürdü bu serzeniş.
Sağanak düşler
Zakire Özergil
Lale hayal kurmaktan asla vazgeçmeyen genç bir kızdır. Hayallerinin daima gercekleşeceğene dair inancı hep tamdır. Boşandıktan sonra İstanbul'a yerleşip daha önce isteyip yapamadığı hukuk fakültesini okumaya karar verir ve yağmurlu bir günde hayallerini susleyen o kişi ile tanisacaktir.
Aşka düştüm
Almina
İşte hayata son verişim...
Kırık Düşler Defteri
Güneş Erdem
Küçük devler çakıl taşlarını avucuna alabildi. Fakat büyük devler elini almayı beceremedi, düşürüp durdular. ---- Bu hikayenin iki kişisi var sadece. İki kalp dünyaya dolar da taşar zaten. Bu hikayenin iki kişisinin isimleri yok. İsime ne gerek var sıfat belli etsin özünü yeter derler. Kırık Düşlü Kadın ve Düşlü Defterin Umudu... Onların birleştiren "Kırık Düşler Defteri" Kızın gözü oğlanı bir türlü görmeyince, oğlan da yüzüne karşı diyemeyince soğuk telefon ekranına sıcacık parmaklar dokunur. Oğlan biraz muzip tabii... Kızın kıymetli defterini çalar. Kız ketum tabii. İlla seni bulacağım der. Dünden kalmamış bugün de yer almamış bir saatte. Her 00.00'da Kırık Düşler Defterinden bir sayfayı kendileri için açarlar. Düşlerin kırık olması oğlanın umrunda değildir. Umudu vardır aşktan. Düşlü Defterin Umudu Bey oluverir aşkı için. Belki her şey olur da... Kırık düşler nasıl dilini bilmediği büyüyle tamir olur.
Harp Okulu
hlnkzlbga
Burası sırlarla dolu büyük bir Harp okulu... İnsanların büyük bir çoğunluğu, destek verdiği ve umut bağladığı birçok hayati konulara; örgüt, kurum, patron veya sıradan bir insana hiç sorgusuz inanmakta, hizmet etmekte ve desteklemekte. Fakat en önemlisi de onlar tarafından kısıtlanmakta! " Yeni Dünya düzeni teorisini gerçekleştirmek için her milletten topladığı öğrencilere eğitim veren okul yeni arkadaşlıklara ve yeni mücadelelere kapı açmıştır. " . Duyguları aktarmam ve hissetmeniz dileğiyle! ♡ UMUTSUZLUĞUN İÇİNDEKİ UMUT! +16 ( Detaylı ve yoğun olmasada üstü kapalı savaş unsurları içerdiği için bu yaş sınırı yeterli olacağını düşünüyorum)
Son krallık
İnci
Arsilya ve Kanteya yıllar önce dost şimdi ise düşman olan bu ülkelerin iki genç varis aralarındaki çekimi durdurmayı başaracak mı?

Ateşle Mühürlü
8.
Bazı güçler seçilmez. Bazı aşklar yasaktır. Bazı kaderler ise yakarak yazılır. Lina, ateşe dokunduğunda yanmayan bir kızdı. Kael ise buzla mühürlenmiş bir kalbin varisiydi. Dört element krallığının dengesi, bir gecede gökyüzünü yaran kızıl bir alevle bozuldu. Kadim kehanet yeniden fısıldanmaya başladı: “Ateşle mühürlenen, dünyayı ya kurtaracak… ya da küle çevirecek.” Ama kehanetlerin söylemediği bir şey vardı: Aşk, her mührü kırabilir. İhanetle sınanan bir bağ, düşmanlıktan doğan bir yakınlık ve her dokunuşta büyüyen bir felaket… Ateşle Mühürlü, fantastik bir dünyanın tam kalbinde filizlenen, yakıcı ve kaçınılmaz bir aşkın hikâyesi.
DERİN DÜŞLER /GERÇEK AİLE
Laden
Mavi Yılmaz 22 yaşında. Ağrı Duyarsızlığı Sendromu :CIP hastalığı vardır. Bu yüzden acıyı hissetmez . Genelde duygusuz ve empati yoksunu bir kişiliği vardır. Yetimhanede büyümüş ve hep tek başına hayata tutunmaya çalışmıştır. Sadece arkadaşları evcil yılanları Ares ve Hera vardır. Hayatı sıradan ilerlerken çalıştığı barda karıştığı kavga sayesinde gerçek ailesini bulur. 3 abi 1 ikiz 2 kardeşi vardır. 22 yıl sonra ailesine alışabilecek midir? Hep beraber görelim. YouTube kanalım: https://youtube.com/@meleknurttlsz Tiktok kanalım: tiktok.com/@ladentoprak
Düşman
Nisanur
Catherine ya düşmanını bitirmek için gittiği yerde bir elektriklenme olursa?
Koridor
Tilki
Gece yürüyüşlerinden birinde böyle bir şeyle karşılaşabileğim hiç aklıma gelmemişti. Onu arıyorum. Onun kim olduğunu bulmaya çalışıyorum. Celladımı mı arıyorum? Yoksa sıkıcı hayatımı değiştirmek için macera mı?
Daha bilmiom.(+18)
lavin
-Aşk dediğimiz şey karşılıklı çıkar ilişkisidir Kedicik. -Desene bana deliler gibi aşık olduğunu. -Ben sana değil kumarına aşık oldum.
TARUMAR
Marulyiyin
"Gözlerime bir daha bak! Sana artık sevgiyle mi bakıyor yoksa nefretle mi?"
ADADAKİ DÜŞMANLIK
Yena
"Adadaki Düşmanlık", iki düşman ailenin çocuklarının, bir uçak kazası sonucu ıssız bir adada mahsur kalmasıyla başlayan soluk kesici bir hikaye. Geçmişten gelen nefretin gölgesinde, açlık, uykusuzluk ve bilinmezliklerle dolu bir hayatta kalma mücadelesi veren bu gençler, hayatta kalmak için birbirlerine güvenmek zorunda kalacaklar. Ancak, adanın gizemleri ve geçmişin gölgeleri, aralarındaki bağı sınayacak. Rüyalar ve gerçeklik arasındaki ince çizgide kaybolan karakterler, hem kendi içlerindeki düşmanlıklarla hem de ailelerinin arasındaki anlaşmazlıklarla yüzleşmek zorunda kalacaklar. Peki, bu gençler, düşmanlıkları bir kenara bırakıp yeni bir başlangıç yapabilecekler mi? Yoksa geçmişin gölgesinde kaybolmaya mı mahkum olacaklar? "Adadaki Düşmanlık", sevgi, nefret, umut ve kaderin iç içe geçtiği sürükleyici bir hikaye."
Düş Kefeni
Sadako
Hepimize bir çocukluk borcunuz var. Aman elalem evde kalmış demesin diye biricik kız çocuklarınızı hiç tanımadığınız adamların koynuna fırlatırken hiç kızarmayan yüzünüz, elalem ne der korkusuyla dört duvarın içinde bir bașına șiddete maruz kalan kızınızın aman rezil olmayın sussun diye ağzını kapadığınız o avuçlarınız, mutsuz ve birbirine ait olmayan yabancıları aile adındaki o dıșarıdan mutlu gözüken tablonun içine zorla tıkan herkes.
Karanlığın şövalyesi
Gise
"Dönem,bir kalıba girme dönemiydi, prenses sadece prenses,sıradan ise sadece sıradan idi ama intikamıyla beslenen bir kız o kalıba giremezdi...." Bir kızın,intikamla harmanlanan savaşma duygusunu ateş bile yok edemez....
Mühür: Diğer Yarım
Hazal Dilek
Genç kız yerinde hafifçe kıpırlandı. Yavaşça bilinci yerine gelirken başını kaldırmaya çalıştı ancak boynundaki ağrı buna izin vermedi. Hafifçe ellerini oynattı ancak sandalyeye bağlı elleri yüzüne gitmeyince kaşlarını çattı. Bu sefer başını tamamen kaldırıp etrafa şöyle bir baktı. Kimsenin olmadığı boş bir odada sadece sandalye ve o vardı. Camlar kapalı ve korumalıkla kaplıydı. Güneş ışığı içeri girse de o da iyi tam anlamıyla aydınlatmaya yetmemişti. Sonra gözleri kapıyı buldu. Demir bir kapıydı. Birilerini İçeride ya da dışarıda tutmak için yapıldığı belliydi. Niye orada olduğunu sorgularken içeriye birkaç kişi girmeye başladı. "Ne oluyor? Siz kimsiniz? Benden ne istiyorsunuz?" Odaya ilk giren adam konuştu. "Öncelikle sakin ol. Sana zarar vermeyeceğiz. Biz sadec-" "O yüzden mi beni kaçırdınız? Kimsiniz be siz? Çakma eşkıyalar! Bırakın beni!" Çocuk kızın olduğu yerde debelenerek -kendine zarar verecek şekilde- söylediklerini ve lafını kesmesini umursamadan sözüne devam etti. "Biz sadece seni korumaya çalışıyoruz Esra. Sakin ol! Lütfen!" Genç kız Esra lafını duyduğu anda durdu ve şok olmuş şekilde adamın suratına iyice baktı. Burdan kurtulduğu ilk an, canına maal olsa dahi, bu adamın suratına bir yumruk atacaktı. Adam da dedikleri yüzünden sakinleştiğini sandığı kızı daha iyi görebilmek için bir dizini yere koyarak kızın yüzüne eğildi. Kızın çatık kaşlarına bakarak şefkatle gülümsedi. "Lütfen öyle bakma. Kötü bir niyetim yok. Yemin ederim." Kız ona anlamazca baktı. Karşısındaki adam kendisinin Esra olduğunu zannediyordu. Ama neden? Esra'dan ne istiyor olabilirlerdi ki? 'Yoksa başı belada mı?' diye düşündü. "Benden ne istiyorsunuz?" Anlık bir kararla bu küçük yanlış anlaşılmayı düzeltmemeye karar verdi. Her ne oluyorsa, ikizine zarar gelmeyeceğinden emin olana kadar gerçeği söyleyemezdi.
Şeytanın Aşkı
Nictophila
Sana tutsak edilen bu hayattan kurtulmak için o Meleğe sarılacak mısın Ayla? Güzel günler için Melekle yaşayacak mısın? Peki ya Melek sandığın o kişi Şeytanın ta kendisiyse... Şeytan birine iyilik yapabilir mi.. Şeytan birini sevmek için güzel bir Meleğe dönüşebilir mi?
EJDER ATEŞİNİN RUHLARI
Anastasia
Bloom ve Valtor aynı güçten oluşan iki kişidir. Ezeli düşman olmalarına rağmen aralarında zamanla gelişmeler oluşur. İki düşman arasındaki buzlar erir.
Ölçüler Arasında Aşk
Sshini
Maddi sıkıntılar yaşayan iki yakın ev arkadaşı İpek ve Lara, kira ve günlük masraflarını karşılamakta zorlanmaktadır. Tam her şeyin kötüye gittiğini düşündükleri sırada, İpek'in aile dostu olan ünlü bir terzi, lüks moda evinde çalışmaları için onlara iş teklif eder. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen iki arkadaş teklifi kabul eder ve hayatlarının değişeceğinden habersiz ilk iş günlerine başlarlar.
~Cennetten Düşüş~
Lucifer~
Değişmişti yüzü, gözleri... merhamet ile parlıyan gözleri şimdi yüzyılların yorgunluğu ile oluşuyordu~
Kırık Kont
İdil Ares
Siz ölümlülerin dünyasından başka bir dünya,galaksi,evren...Burası Mundus, iyi ve kötünün Tanrı'dan bir lütuf olarak ikiye net bir çizgiyle ayrıldığı yer... ya da bir lanet, bilemiyorum,ben sadece 19 yaşlarında genç bir kontum ne de olsa... Binlerce,milyarlarca yıl önce iki kadim ata, Melek Caritas ve Şeytan Odium bu evrende yalnızlardı... Bu dünyayı kendi sihirleriyle kuşattılar,kutsadılar... Melekler ve Şeytanlar için bu dünyayı ikiye ayırdılar, bizi düşman yarattılar,ellerimizi kan ile yıkadılar, içtiğimiz şarapları kandan yaptık, onurumuzu kaybettik, en masumumuz bile bir katildi... Ne lütuf ama... Yüzyıllarımızı bir cinayete adadıktan sonra nihayet barışı sağladık, Kadim Ruh Pax yardımımıza geldi,bizi "Meleğin gümüş,iblisin kara kanının aktığı güne kadar" kutsadı, lanetten kurtardı...
YANILGI
Luuna1
Yanılgı: **Yanılgı** Kız kardeşinin şüpheli ölümünün ardından intikam ateşiyle yaşayan lise son sınıf öğrencisi Rüzgar, okula yeni transfer olan yetenekli okçu Aras’ı gördüğü an sarsılır. Çünkü Aras, Rüzgar’ın hafızasındaki katil silüetine tıpatıp benzemektedir. Kendi adaletini sağlamaya kararlı olan Rüzgar ve iki arkadaşı, Aras’a aynı acıyı tattırmak için onun en büyük zaafını, 16 yaşındaki kız kardeşini hedef alır. Ancak Aras’ın erken saatte evden çıktığı sisli bir sabah düzenlenen baskın, kontrol edilemez bir felakete dönüşür ve kardeş ortadan kaybolur. Okul koridorlarında başlayan sert hesaplaşma, iki düşmanı cevapsız sorularla ve geçmişin karanlık sırlarıyla dolu tehlikeli bir labirente sürükleyecektir.
KARANLIKTAKİ MİSAFİR
Çağla
Her şey o gün başladı mezuniyet günü... "Gözlerim kapalı bir şekilde bekliyordum kurtarılmayı ne bir ses ne bir hareket vardı etrafta. Ne demiştim ben Serkan'a eğer bir sorun varsa elbet çözüm yolu vardır ancak çözüm yolu yoksa sorunda yoktur demiştim okulun ilk yıllarında Serkan bu sözü aklına getirip beni burada çıkartacaktı buna emindim. Kaç saniye,kaç saat,kaç gün,kaç hafta,kaç ay ya da kaç yıl burada tutulduğumu bilmiyorum saat kaç hangi gündeyiz ondan bile haberim yok. Beni kim kaçırdı onu da bilmiyorum.
Gümüş Taht
Buşra Balçık
Hera ve Lucas'ın yolları kesiştiğinde ikisinin de düşündüğü tek şey aralarındaki soğuk savaştı. Biri diğerini yok edecek ve sahip olduğu her şeyi alacaktı. Hesaba katmadıkları şey, sadece aralarındaki hırs ya da tanımadıkları duygular değildi. Beklemedikleri ortak bir düşman ikisi için de bir tehditti. Fakat biliyorlardı ki her ne kadar ortak bir düşman uğruna ateşkes ilan etseler de bu işin sonunda esas tehdit yine kendileriydiler. Attıkları her adım onları kendi sonlarına götürürken ikisi de bir seçim yapmak zorunda kalır. Ancak bazı seçimler ne kadar doğru görünürse görünsün ve bu seçimlerin yapılması gerektiğine ne kadar inanılırsa inanılsın, bazen en büyük yanlışların ilk adımları onlarla atılır. Bu seçim ister kalbiniz olsun, ister mantığınız. Sizi hırslarıyla büyümüş iki insanın, uğruna canlarını verecekleri bir şehrin, kalplerini hesaba katmadıkları bir savaşın hikayesi bekliyor. DİKKAT. ‼️ HİKAYEDEKİ KARAKTERLER SOFT YA DA İYİLİK DOLU DEĞİLLER. BUNA DİKKAT EDEREK BAŞLAMANIZ
Sonsuza Kadar
Büşra
'Korkunç bir şey yapmıştık, büyük bir hata. Geçmiş bizi birbirimize bağladı, kötücül bir masal gibi. Böylece biz sonsuza kadar yaşadık ama asla mutlu olamadık.'
Soğuk İntikam
Elif Alruna
On sekiz yaşında olan ve sıradan bir hayatı olan liseli Alice. Kitap okumayı çok seviyordur. Bir gün kitaplığından rastgele bir kitap seçer ve okumaya başlar. Gün boyunca o kitabı okuduktan sonra okuldan eve gelir. Gözlerinin yavaş yavaş kapanmaya başladığını ve ağardığını fark eder. Kitabı kitaplığına koyduktan sonra dinlenmek için yatağına uzanır. Biraz kestirdikten sonra gözlerini açar ve farklı bir ortam ile karşılaşır. Alice ana karakter olarak okuduğu kitabın içine girmiştir. İşin kötü yanı ise bu kitap katiller ve cinayetlerle doludur. Alice eğer katilleri bulup öldürür ise kendi evrenine geri dönecektir ama eğer bulamazsa girdiği bu evrende ölüp gidecektir.
Adaya Düşen Kız
yaren kaya
"Ne demek gemi batıyor?" diye çemkirdi genç kız geminin kaptanına karşı. Bu kadar mı basitti bir geminin batması? Bu ahmak adam utanmadan karşısına geçip nasıl böyle bir şey söyleyebilirdi? Genç kız kısa bir süre kaptanın yüzüne haince baktıktan sonra cevap alamamanın verdiği sinirle suratını buruşturup etrafına baktı. Fenalaşan tonton yanaklı teyzeler ellerini kendilerine sallayarak yelpaze görevi görüyordular. Oysaki ortamda şiddetli derecede bir rüzgâr havası hakimdi. Genç kız titreyen ellerini durdurmaya çalışırken birkaç insanın telaş içerisinde turuncu can yeleğini üstlerine geçirip suya atladığını gördü. Burada böylece durmamalıydı. O da bir şey yapmalıydı. Geminin ucuna kadar gelip baktığında denize atlayan insanların kıyıya doğru yüzmeye çalıştıklarını gördü. Nerden geldiğini bilmediği bir cesaretle oturakların üstüne çıktı ve boynundan çapraz gelerek asılan çantayı sıkı sıkı tutarak aşağı atlamak için hamle yaptı. Arkadan gelen "Kızım can yeleği" seslerini dinlemek için artık çok geçti. Denizin dibinde en derinlere doğru çekilirken tek sevindiği şey arkasında onun için üzülecek birilerini bırakmamış olmasıydı. Sessiz çığlıklarının da artık hiçbir şeye faydası olmadığını anladığında yavaşça gözlerini kapatıp hırçın dalgalara teslim oldu. Gözlerini sonsuza dek yumduğunu hissederek.

