“şizofreni” için sonuçlar
Arama sonuçları
Şizofren
......
Şizofren olduğunu hiç düşündüm mü ? Ben çok düşündüm. Dünyanın 21 türlü hali var.
ŞİZOFREN
yağmur irem kılıç
Bilmiyorumm
Şizofren
Gece186
Şizofren hastası cenk ve terapist ela,ela cenkin sorunlarını çözebilecekmi ona iyi gelecekmi arada ağlayacağınız yerler olacak bazen ise 32 diş güleceğiniz yerler bu hikayede sizi ne bekliyor
O Bir Şizofren
Ecrin
O..
Şizofren
ℳ𝑒𝓇𝓎𝑒𝓂
Yirmi yıl önce Francis Petrel kendi iradesi yok sayılarak ailesi tarafından bir akıl hastanesine gönderilir ve uzunca bir müddet orada tutulur. Ta ki seri cinayetler işlenip hastanenin kapıları mühürleninceye dek. Yıllar sonra, üstü örtülü ve unutulmaya yüz tutmuş olaylar silsilesi kararlı bir dedektifin soruşturma talebiyle yeniden irdelenir. Francis yaşadığı gerçekliğe dönmüş olmasına rağmen hâlâ sesler duymakta ve ancak ilaçlarla bu sesleri susturabilmektedir. O günlere dair anıları içine bir korku salar ve o da yaşadığı her anı zihninin tozlu raflarından indirip gün ışığına çıkarmaya, yazmaya niyetlenir; elinde kısalıp duran kaleme bir palamar gibi asılarak. Kağıt yerine evinin duvarlarına yazmaktadır hikayesini. Karanlığın içinde ona göz kırpıp duran, delilerin kendisine Melek dediği ölüm saçan gizemli bir psikopatla baş etmek hiç kolay olmayacaktır. Gerçekte böyle biri var mı yok mu, o bile bilinmezken.
Şizofren
Ecrin
Küçük bir kızın şizofreni hastası olması
Şizofren
İlayda aleynanur Ayyıldız
( 7 ocak 2005 )Sara hergünki gibi bahçesinde arkadaşı olan maria ile oyun oynuyordu.Saatlerce oynadı Sara anne ve babası çaldığında eve girmek zorundaydı.Ayağa kalktığı gibi önünden karanlık biri geçmişti...Sara o yaratığın etkisinde iken odasına girmişti.Sara her yaptığı gece aynayı kapatırdı...bir gün kapatmaya kararı aldı ve o gece büyük bi çığlıkla uyandı.Sabah gördüğü yaratığı bu sefer daha net görmüştü ama anne ve babası onu göremezlerdi. Yaratığı kısaca anlatmak gerekirse...en dişleri sipsivri yüzü karanlık pençesi oldukça bir insanı paramparça yapabilecek kadar sivriydi.Kız o kadar kormuştuki sabah okula bile giderken hala ve hala bunun etkisindeydi,arkadaşlarına anlattı ama kimse inanmamıştım kız artık umudu kesmişti ve eve gittiğinde Yemeğini yiyip odasına kapanmıştı... saki herkes onu izliyordu sürekli ağlama hissi geliyordu.Kız kafasını dağıtmak istiyordu annesine "anne dışarı çıkmak istiyorum "dedi.O sırada bir ses "Sara odadan çıkamazsın"dedi o sırada penceresinden bir karanlık birey belirdi. Bu oydu ve kız birden çığlık atıp arkadaşı Maria'yı çağırdı kız geldiğinde dinlediklerini şoke olmuştu... ama yapabileceği hiç birşey yoktu tek çare pisikeâtriye gitmekti.Ama kız gitmek istemiyorduayağa kaldığı anda başı dönmeye başlamıştı,bir süre sonra basılmıştı arkadaşı Sarayını anne ve babasını çağırdı.Annesi ve babası hemen onu hastaneye götürdü... doktor ona serum,iğne, yapmıştı .

Şizofren
Beyazıd
New york'ta yaşayan Philips ailesinin 14 yaşındaki kızları hanry bir şizofren hastasıdır. Hanry gördüğü bir çok şeyi tersinde görür. Doktorlar hanry'nin hastalığına bir çözüm bulamaz . Kilisede İbadet etseler bile hala bir gelişme olmamıştır.
Şizofren
Nisa
bir genç yaşadığı olaylae yüzünden şizofren oluyor ama bunun farkına varmıyor *aile sorunları arkadaş problemleri sosyalleşememe sorunları*
Şizofren
Elif
Pelin ve 3 arkadaşı Arda,Mert,Emre. Pelin arkadaşlarının yanına her zaman ailesinden gizli giderdi, fakat sebebini hic bir zaman öğrenmedi. Ailesine sorduğun da geçiştiriyor, hatta susuyorlardı. Komşuları Pelin'i gördüğü zaman o'na korkuyla bakıyordu. Hikayenin devamını merak ediyorsan okuyabilirsin.
Şizofreni
Ravza Sena İrken
Dinlenmek için "sakin" olan bir köye gitmeye karar verdim... Ne olduğunu anlamadan bayılmışım uyandığımda bir kadın yanı başımda bekliyordu? O kimdi? Camlar açıktı ama komşular aksini iddia ediyorlardı.. Bu gördüğüm rüya mı yoksa şizofreni belirtisi falan mı?!
Şizofren
Ali Bol
Şizofreni bir kızın başından geçen olaylar

Şizofren
Ikrasu saritas
Herkesin bir sınanma şekli vardı Peki onunki neden bu kadar zordu Miraç
Şizofren
Eli Demirova
Merhaba ben enna size geçen yıl yaşanan korkunç bir olay söyleyeceğim bir gün yine akşam eve dönüyordum çok yorgundum oy üzden uyumak istedim pijamalarimi giydim bir den kapı çaldı elikden bakdım ama birisini görmedim lakin kapı hala çalıyordu kapıyı açdım ve... Kanla kaplanmış bir c*s*d gördüm polisi aradım birden ışıklar kapandı televizyon açıldı telefonuma bilinmeyen bir numara arıyodu açmadım yine kapı çaldı açdım və cesedin dirildiğini gördüm bunların hepsini polise anlatdım polis doğum tarihimi ve yaşımi sordu 1998 yıl ve 22 yaşındayım - dedim Polis qarip şekilde-bu olamaz eyer 1998 de doğduysaniz şimdi 27 yaşında olmalısınız yıl 2025 - dedi tarihe baktım yıl 2025 12 mart bu olamazdı daha 2020 ye yeni girmişdik şizofren olduğumu düşnduler ve hayatım böyle çöp oldu
Şizofren Hafıza
Dilara ÖZCAN
Sakin bir şekilde balık tutmaya başladım daha bir balık bile tutmadan silah sesi duydum"bam bam bam"dördüncü silah sesinde bir uluma çıktı.Sesle beraber tüylerim diken diken oldu.Büyük ihtimalle avcı, köpek ya da çakal vurmuştu, sinirlendim!, birçok kez insanları ve Avcıları uyarmıştım levha bile koymuştum neden bu kadar laftan anlamaz insanlar ki... Sandalımı gölün kenarına sürüp indim.Silah ve uluma sesine doğru koştum.Bir süre koştuktan sonra köpekle Avcı'yı buldum.Avcı köpeği tam vuracakken Avcı'nın önüne atlayıp tüfeğinin yukarı kalkmasını sağladım tüfeğin markası yoktu, İyi bir tüfeğe benziyordu,klasik ortalama gruplardan bir tüfekti sanırım,yeni otomatik yivsiz İtalyan yapımına benziyordu Neyseki kurşun köpeği sıyırmıştı köpek hafif yaralıydı...
Şizofren Avukat
~DeLirtGen-
İda Eva Yalçın. Ya da Yağızoğlu. O diğerlerinden çok farklıydı...
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Günlüğü
Tuğçe
Bir Şizofrenin Günlüğü ; Bugün hava güneşli . Tenimi yakacak derecede . Kendime bir dondurma alıyorum , sahile karşı oturmuş yiyorum. Arkamda çocuğun biri bir melodi çalıyor. Önümdeki denizi izliyorum , onu düşlüyorum. Kim bilir bu sular neler görmüştür? Hangi insanın yüreğini yakan yangını bu denize anlatmıştır. Keşke deniz bunları bana anlata bilse konuşa bilse diye içimden geçiriken. Önümden bir çift geçiyor , kızın attığı kahkaha ile bütün kuşlar uçuşuyor . Çocuk kızın şakağindan öpüyor. Kim bilir , kızın elindeki güller nasıl kokuyordur ? O da ne ? Dondurmam bitti . Çocuğun melodisi sesi uzaklaşmaya başladı . Kuşlar da gökyüzünde kayboldu. İki sevgilisi uzaklaşıp gitti . Denizin dalgaları hırçınlaşmaya başladı . Bir dalga hızla yükselerek bana doğru gelmeye başladı. Ve benimle konuşmaya yeltendi. Kim bilebilir ? Ne diyecekti ? Hangisine şaşırsam ? Denizin ağzı olduğuna mı ? Konuşuyor olmasına mi ? Gözleri olmasına mi ? Deniz konuşmaya başladı. Ne deseydim? Deniz bey mi ? Deniz hanım mi ? " Merhaba İnsanoğlu " dedi , boğuk bir ses . Sesi ne erkeğe ne de kadına benziyordu. Gözlerime inanamıyordum , gözlerimi buruşturup , tekrar açtım . Lakin hala karşımda durmaktaydı. " Az önce insanoğlunun bana anlattığı dertleri dinlemek istemişsin " deyiverdi . Cevap veremedim . Lâl oldum, sanki . Hızlıca oturduğum yerden kalktım ve hastane tarzı bir yere koşarak girdim .
Bir Şizofrenin Aşkı
Sibel
Çok şükür okul dağıldı ah ne gerek var bütün herşeyi cuma günü söylemeye hiç anlamıyorum bu müdürleri neyse bitti artık düşünmeye dahi değmez geçmişte kaldı unut gitsin, hava yağışlı kar yağıyor yine müzik dinleyerek yürüyordum birden arkamda biri bana seslendi, zeliş'ti bana seslenen bekledim yanıma yaklaştı koluma girdi birlikte servislere doğru ilerlemeye başladık okul ile köy servisleri arasında 10 dk vardı bu süre zarfında kısaca sohbet edebiliyorduk her ne kadar aynı sınıfta sürekli yan yana olsak dahi şu 10 dk bile değerlendiriyorduk zeliş aniden korku ve üzgün bir ses tonuyla sınavlar yaklaştı ah ne yapıcaz şu edebiyatçı gıcık oluyorum sınavı kolay diye söyleniyor fakat onun kolay dediği sınavlar bilakis daha da zor olanlar olduğunu herkes bilir düşük almak istemiyorum bu dönem taktir almam lazım , ben zelişten farklıydım sınavları o kadar da umursamazdım en azından öyle olduğunu zannediyorum, kafana fazla takma zeliş sen yaparsın boşver gitsin ben kendi servisime yaklaştım zelişten ayrılarak servise doğru ilerledim yine tıklım tıklımdı servis biz öğrenciler ne kadar da şikayetçi olsak bu durumdan yine de Erol abi(servis şoförü) bunu umursamazdı neyse sonunda köye vardım derin bir nefes aldım serviste baya boğulmuştum. Eve geldiğime sevindim iki gün tatildi, anneme sarıldım çantamı ve yurtta kirlenen bir kaç üstümüde bir kenara bırakıp kıyafetlerimi değiştirmeye gittim, yemekten hemen sonra telefonu kurcalayıp uyumuştum haftanın tüm yorgunluğunu böylelikle gide
Var Olmamış
Merve Özdemir
'Şizofreni hastası bir kızın kafasındaki 7 karakter' Sizde mi her şey gibi yalansınız?
Klinik Rüyalar
Fatma Toraman
Beren ve Mete, psikiyatri kliniğinde tanıştılar. Beren, psikoz ataklarla mücadele eden bir genç kadındı. Mete ise depresyonun karanlığında sıkışmış bir adam. İkisi de ruhlarının iki kutbu arasında sallanıyordu. Bu iki kutup arasında bir aşk doğdu. Beren ve Mete, birbirlerinin ruhlarını dengelemeye çalıştılar. Manik ataklar ve depresyon dalgaları arasında dans ettiler. Klinik koridorlarında, ilaçların etkisi altında, terapilerin ışığında, aşkları büyüdü. İkisi de zor anlarda birbirlerine tutunmayı öğrendi. Beren, Mete'nin karanlık günlerinde güneş ışığı oldu. Bu aşk, sadece iki insanın değil, aynı zamanda ruhlarının da iyileşme hikayesiydi.
Bir Şizofrenin Rüya Güncesi
Harryninkaryolasininperdesi
Ilse Wagner,şizofreni hastasıdır.Bu hikayeyi onun gözünden göreceksiniz... Rüyalar,Hayaller ve gerçekler karışıp, Ilse aklını yitirirken gördüklerine ortak olun... Ilse nin bilmediği şeyse... ruhları görebildiği "Ben ılse Wagner.yada değil.bilmiyorum,isim olayını tam olarak anlamadım zaten hiçbir zaman.Ben,bendim.İlse ne?Ilse kim?"

YANSIMANIN FELAKETİ
Çağan
İnsanın kendini aynada tanıması kadar doğal bir şey olabilir mi? Sanmam. Ama ya bir sabah uyanıp aynadaki yüzü tanıyamazsa? Olivia, her zamanki gibi banyoya gittiğinde karşısında yabancı biri vardı. O an, tüm vücudunu buz gibi bir ter bastı. Ve içini donduran gerçekle yüzleşti: Elini o kişiye uzattığında, yalnızca aynaya çarpıyordu… Olivia'nın kimlik arayışıyla örülü, gerilim ve gizem dolu hikâyesi şimdi manga formatında sizlerle! (Bu eser, yazmış olduğum kitabın manga uyarlamasıdır.)
Ezekiel
Ceyhun
Çoklu evren teorisi gerçekten kafamı karıştırıyor. Sanki başka bir yerlerde benden 10-15 tane daha varmış gibi hissediyorum. Her ne kadar hepsi benimle aynı kişi olsa bile, hepsinin kaderi ve yaşadığı hayat tamamen farklı. Belki başka bir zamanda yaşıyorlar benden, belki zaman onlar için başka bir anlam. Sanki onlara ulaşmak iki adım uzağımda gibi hissediyorum. Fakat sadece hissetmek ile kalıyorum bazı şeyleri, doğru olan bu mu?
sokak lambası •kısa hikaye•
Firdevs Nur
seni sokak lambalarının altında arıyorum sevgilim...

