Segas@segasmeKitabıma şans verirmisiniz Ankara’nın kasım ayazında, DTCF’nin gri koridorlarında hayat Elif Nura için kendi sessiz ritminde akıyordu. Onun dünyası; kitaplar, Sartre felsefesi ve kütüphanenin loş ışığı altındaki Fransızca çevirilerden ibaretti. Kendi sığınağında yaşayan Elif’in bu düzeni bozmaya hiç niyeti yoktu. Ta ki o sert, askeri adımlar kütüphanede yankılanana kadar. Aras Kaan Kara; hayatı emirler ve kurallarla ölçülen, buzdan bir duvar kadar soğuk bir subaydı. Fransa görevi öncesi, diplomatik dil engellerini aşmak için bu gri kampüse sığınmıştı. Onun zihninde aşka ya da sivil insanların karmaşık duygularına yer yoktu. Aynı masada oturan iki yabancı... Aralarında ne ani bir kıvılcım ne de ilk bakışta aşk vardı. Sadece iki farklı dünyanın sessiz gözlemi... Kelimeleri sığınak yapan bir kızla, kelimeleri silaha dönüştüren soğuk bir askerin yolları Ankara ayazında yavaş yavaş, acıtarak ve derin izler bırakarak birleşecekti.

