Rumeysa@eysaBaşını göğsüme gömdüğü esnada içimden geçen ne varsa kelimelere karıştı; aramızdaki boşluk giderek kapandı ve ruhlarımız aynı çıplaklıkta, karanlık bir zeminde, önlerinde titrek bir mumun yansıttığı ışığa bakarak oturdu. Ve ışık söndü. O titrek ışık Ekin’i temsil ediyordu. Ekin, geçip gitti yanımızdan. O karanlık zeminde, ruhuma yasladığı hüzünlü ruhuyla Eftalya ve ben kaldık. -Donör

