𝐌𝐢𝐧𝐡𝐨'𝐝𝐚𝐧...
Sınıfa dönerken Jisung'un bir deftere bişeyler yazmaya başladığını gördüm.
Sanırım günlüğüydü acaba planı o defterde yazıyor olabilir miydi? ...
Bunu öğrenmenin tek bir yolu vardı o defteri ele geçirmek.
Jisung'un dolabına bakmaya gittiğimde şansıma dolap kilitli değildi.
Defteri alıcakken arkamdan bana bağırdı.
"Naptığını sanıyorsun sen? Özel eşyalarımı elleme!"
"Ellemedim zaten, dolabını kilitlememişsin defterin düşüyordu sadece tuttum ve yerine koyuyordum. Ayrıca alt tarafı bir defter ne kadar özel olabilir ki!"
"O benim günlüğüm aptal herif!"...
𝐉𝐢𝐬𝐮𝐧𝐠'𝐝𝐚𝐧...
Umarım içinde yazanları okumamıştır diye iç geçiriyodum ki okusaydı bana karşı böyle davranmazdı diye düşündüm.
Aksine benden uzak durmak için elinden geleni yapardı.
Ders bittiğinde eşyalarımı koymak için dolabımı açtım.
Defterimin olmadığını gördüm. O anki sinirle Minho'nun yakasından tutup yumruk attım.
Kavga etmeye başlamıştık.
" Defterini ben almadım! "
"Senden başka biri benim defterimi niye almak istesin geçen seferde seni ben yakalamıştım!"
"Defterini gerçekten ben almadım diyorum sana!"
Sakinleşip düşündüğümde gerçektende o almış olamazdı derste hep yanımda oturuyordu.
O anlık sinirle bunu düşünememiştim çok pişmandım.
𝐌𝐢𝐧𝐡𝐨'𝐝𝐚𝐧...
Jisung'un yüzünden hocadan okul çıkışı sınıfı temizleme cezası almıştık.
"Defterini gerçekten ben almadım evet almak istiyordum doğru ama bu sefer gerçekten ben değilim."
"Biliyorum, sen zaten almış olamazsın derste hep yanımda oturuyordun. Sadece o anlık sinirle senin almış olabileceğini düşündüm, özür dilerim."
"Ahh, önemli değil."
Ne diyeceğimi şaşırmıştım resmen.
𝐉𝐢𝐬𝐮𝐧𝐠'𝐝𝐚𝐧...
Okul çıkışına doğru beraber ilerlerken bi anda şöyle dedim.
"Ama hala sana inanmıyorum bana dolabını göstermelisin!"
Minho ısrar etmedi gitti ve okuldaki dolabını açtı.
Dolabı boştu.
"Şimdi inandın mı?"
"Dolabında değilse üstündedir o zaman."
𝐌𝐢𝐧𝐡𝐨'𝐝𝐚𝐧...
Jisung iki eliyle bacaklarımı, kollarımı, karnımı elledi yavaşca yüzümün dibine girdi ve konuştu.
"Üstünde de değil demek!"
Onu ittirdim.
"Bende olmadığını kaç kez söylemem gerekiyor?"
"Belkide evindedir. Beni evine götür!"
İlk başta kabul etmedim. Israr etmeye devam ettiği için mecburen kabul ettim.
Eve girdiği gibi defterini aramaya başladı. Her yeri dağıtmıştı.
𝐉𝐢𝐬𝐮𝐧𝐠'𝐝𝐚𝐧...
Defterimi ararken gülmemek için zor duruyordum. Sanırım evine gelmek için iyi bir bahane bulmuştum.
"Yok işte git artık evine!"
"Çok geç oldu burada kalamaz mıyım?"
Yere bir yastık attı ve yatağına geçip yattı.
"Yerde yatmak istiyorsan kalabilirsin."
Yastığı yerden alıp yatağa koydum ve yanına yattım.
Beni bir anda itti. Yerden kalkıp yüzüne yaklaştım.
"Yanına yatmama izin vermeme nedenin aklında pis şeylerin olması değil mi?"
"Hayır!!"
"O zaman burada yatmama izin ver."
Yanına yattığımda aramıza bir yastık koydu, gülümsemiştim.
𝐌𝐢𝐧𝐡𝐨'𝐝𝐚𝐧...
Gece gece Jisung'un rüyasında ağlaması ile uyanmıştım...






