(ABİGAL'IN ANLATIMI)
Kendimi kız sohbetinde buldum. Leeroy'un numarasını almamdan günler geçmişti. Şimdi bir parkta oturmuş sohbet ediyorum. Grant ailesi ile ilgileniyordu, Riley barında mutluydu. Zoey de toparlanmıştı, her buluşmamızda izin alarak geliyordu. Hâlâ taburcu olmamıştı. Şuan Leeroy ne yapıyor, bilmiyordum. Çok konuşmamıştık. İsmimi bile bunca gündür bir kere söylemişti. Şuan yanımda Suzy var. Kendisi de genelde yoğun ama arkadaşları söz konusu olunca akan suları durduruyor.
İçimde çok sey birikti ve biraz danışmaya ihtiyacım var. İyi bir ailem olmadı, teyzem iyi bile desemde hiç o kadar iyi değildi. Hergün bağırmaları, kavgaları ve hakaretleri durmak bilmedi. Teyzemin en iyi olduğu zamanlar iyi bir işinin oluşuydu. Ailemden sonra bana ilaç gibi gelmişti. Çok geçmeden o da kendi yüzünü gösterdi, ne zaman işimden çıksam.
Suzy kahvesini içerken durdu, bana döndü.
"Abigal? Bir sorun mu var acaba?" Diye mırıldandı. Ona döndüm, derin nefes aldım. Gözlerimi kaçırırken elimdeki az önce yerden aldığım çiçeği parmaklarımı sürttüm.
En son cesaretle konuştum.
"Suzy, ... bir arkadaşın senden aniden uzaklaştı mı?" Diye kısık sesle sordum. Suzy ilk şaşırdı, sonra omuz silkti. "Aslında... çok kez, ama şuan umrumda değiller." Diye mırıldanıp kahvesini içti. Ona şaşırdım, genelde bu tür konular için fazla önemser biriydi. Şaşkınca ona döndü gözlerim, en son konuştum. "Neden umursamıyorsun ki? Onları... sevmiykr muydun, geri kazanmaya çalışmadîn mı?" Dedim.
Onun gözleri gökyüzüne döndü. "Yanlış birşey yapmadım, Abigal... ve bazen gitmek isteyeni tutamazsın. Onları geri kazanmaya çalışsam da onlar bana hep zarar verdi. Sonunda bıraktım." Dedi sakin sesle. Etkilenmiş gibi ona bqktım, ben bu konularda kötüydüm ve Suzy genelde bu konularda çok daha tutarlı bir rol oynuyordu.
"Leeroy mu?" Dedi aniden. İçtiğim kahve boğazıma takıldı, öksürüm elimi yumruk haline getirdim. Hafif olycak şekilde bir iki kez gögʻsüme vurdum. Ona döndüm, inkar etmeye kalmadan yüz ifademin ve hareketlerimin herşeyi belli ettiğini fark ettim.
Omuzlarım düştü, iç çektim. "Evet, o..." diye mırıldandım isteksiz. O gülümsedi. "Onu bu kadar mı istiyorsun kazanmayı?"
Kafa salladım. "Çok istiyorum. O benim dostum, duraksadım, devam ettim. "Dostumdu."
En son elimi yumruk yapıp diğer elime vurdum. "Ama başarıcam, o... o bu olayı geçirdi ama yanlız olduğunu bilmemeli. Bana... yardım eder misin?" Diye tereddütle sordum. Suzy gülümsedi kocaman. "Tabiki! Leeroy bizim de dostumuz. Ona yanlız olmadığını hissettiririz. Hem belki duygularını açarsın, huh?" Diye konuşu.
Gözlerim elimdeki çiçeğe kaydı, sonra kafa salladım iki yana. "Hayır... henüz erken..." bunu dememim sebebi onun anılarındaki o geceydi.
Suzy birşey bilmeden kafa salladı. "Birgün belki yapabilirsin."