İçeriğe geç

~Yakamoz Güzeli~

Bölüm 2 · 1 dk okuma

~Yakamoz Güzeli~

Bölüm 2

Harabe'de bebek?

Her yer harabe'ye dönmüştü. Bir yandan çığlıklar bir yandan yıkılan binaların sesi...

Deprem çok can almıştı. Kış olduğundan dışarısı soğuktu,herkes korku dolu anlar yaşamış ve bunun şokunu atlatmaya çalışıyorlardı. Bu harabe'den bir mucize çıkmıştı. Pençe timi yorgun bir şekilde diğer insanlara yardım ederken Tunç elinde bir bebekle yanlarına geldi.

Gökalp ona dönünce kucağında ki bebeği fark etti gözleri şokla açıldı ve ilk sorduğu soru ise;

"Yaşıyor mu?" Olmuştu.

"Evet..."

Gökalp bunu duyunca yüzünde küçük bir tebessüm oluştu. Aklından ilk geçenleri söyledi.

"İsmi mucize olsun mu?"

"Oğlum dur,belki bir ailesi falan vardır."

"İşte ailesi yoksa ismi mucize olsun komutanım."

"Bakarız.."

Gökalp'ın yüzü düşmüştü o 'Bakarız' kelimesine karşı. Tunç yorgun bir şekilde önüne çektiği tabure'ye oturmuştu. Diğerleri de yanına gelmişti hemen,sadece bir kişi hariç.

"Berkay nerde?"

"Çocuklar onu salmamış komutanım,o yüzden gelemiyor."

Tunç kafasını çevirince Berkay'ın küçücük çocuklarla koşuşturduğunu gördü. Yüzünde istemsiz küçük bir tebessüm oluştu.

§

Hastanede herkes mucize'nin durumunun iyi olup olmadığını öğrenmeyi bekliyordu. Doktor çıkınca Tunç ile birlikte başka bir tarafa doğru konuşmak için gittiler.

Bu sırada güzel bir doktor timin yanından geçip mucize'nin olduğu odaya girdi. Tunç'un gözü o doktora kaymıştı. Ahmet doktor bunu görümce hafif gülümsedi. "Onun ismi Eda. Buranın en başarılı doktorudur. Kendisi başarılı olduğu kadar da güzeldir."

"Fark ettim. Neyse konu bu değil bebek iyi mi?"

"Evet durumu iyi,gayet sağlıklı ve öğrendiğimiz bilgilere göre de ailesi yok."

"Tamam, teşekkürler."

Tunç hızlı adımlarla diğerlerinin yanına geldi. Hepsi meraklı gözlerle bakarken Asena hemen atıldı.

"Komutanım bebeğin durumu nasıl?"

"iyi."

Herkes derin bir nefes verdi.

"Şükürler olsun."

Bölüm sonu

11 yorum