Aveston Koleji sessizdi.
O kadar sessizdi ki, merdivenlerdeki bir ayakkabı gıcırtısı bile sanki duvarlara çarpıp yankılanıyordu. Koridorlar uzun ve soğuktu. Tavandan sarkan ağır avizeler, geçmiş yüzyıldan kalma gibiydi ışıklar titriyor, gölgeler kıpırdanıyor gibiydi. Kimse konuşmuyordu.
Ama bazı gözler konuşuyordu. Özellikle gelenlerin...
Yeni öğrencilerden oluşan kalabalık büyük salonun ortasında toplanmıştı. Sessiz, gergin ve bakışları kaçıran bir kalabalık.
Ve onların arasında biri vardı Aria.
Omzunda çantası, gözleri duvardaki garip portrelere takılıp kalmıştı. Bu okulun havası... bir okuldan daha çok terk edilmiş bir şatonun sırlarını andırıyordu.
Yanına biri geldi. Gelişini bile duymadı.
"B-45... bomba gibi sınıf ismi ha?"
Aria başını çevirdi. Siyah ceketli, dağınık saçlı bir çocuk gülümsüyordu. Elindeki küçük pusulaya bakarak konuşmuştu ama sanki başkasına değil, doğrudan Aria'ya söylemişti.
"Sen de mi yenisin?" dedi Aria , temkinli bir ifadeyle.
"Yok canım, ben 1786 mezunuyum da nostaljiye geldim," dedi çocuk, gözlerini devirmeden.
Aria istemese de güldü.
"Kai," dedi çocuk elini uzatıp.
"adımı hatırlarsın. Çünkü sık sık müdür odasında anılacağım."
"Aria. Adımı hatırlamana gerek yok. Çünkü yakında büyük bir ceza alacağım" diye karşılık verdi Aria, hafif bir gülümsemeyle.
Kai, Aria'yı kolundan çekiştirerek büyük salonun arkasındaki devasa kapıya götürdü.
"Bu okulda 'girilmez' yazıyorsa girilir demektir. Mantık bu."
"Mantık mı? Kai burası İngilizce sınıfı değil havası bile 'kaç' diyor"
Kai kapıyı yavaşça araladı. Gıcırdayan kapının ardı... karanlık, tozlu ve terkedilmişti. Ama içeride... evrak dolu bir masa, yerde kırık camlar, duvarda gizli çekmece gibi görünen paneller vardı.
Aria nefesini tuttu.
"Burası ne?"
Kai fısıldadı.
"Sanırım yasaklı bir yer. Ama ben sadece yanlışlıkla girdim. Söz veriyorum! Pusulamda B-45 yazıyordu, bu da büyük ihtimalle 'Bölüm 45' anlamına geliyor, değil mi?"
Sonra gülümseyerek "Ya da bomba 45..." dedi.
Aria gülmemek için dudağını ısırdı. Ama içerideki bazı belgeleri karıştıran Kai kazara yere bir dosya düşürdü. Büyük bir metal kutu devrildi. İçindeki belgeler yere saçıldı.
Aria'nın yüzü bembeyaz oldu.
Dosyanın üzerinde büyük harflerle yazılmıştı;
"KAYIP ÖĞRENCİ RAPORLARI - GİZLİ"
"Kai! Ne yaptın?!"
"Ben mi? Ben sadece yanlış dosya taşıyan masum bir çocuğum."
Kapı ardına kadar açıldı.
Salonun içinde yankılanan tok bir ses duyuldu:
"SİZ! İKİNİZ! OLDUĞUNUZ YERDE KALIN!"
Tüm okul toplanmıştı. Öğrenciler uzun sıralarda oturmuş, hiç bir şey konuşmadan başlarını öne eğmişlerdi. Salonun ortasında bir kürsü, kürsünün arkasında siyah cüppeli müdür vardı. Ve ortada Kai ile Aria, herkesin gözünün önünde...
Müdür, yüksek sesle konuşmaya başladı:
"Bugün, Aveston koleji tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Kolejin ilk günü... iki öğrenci, yasaklı arşiv odasına izinsiz girmiş, içerideki özel belgeleri dağıtmıştır."
Öğrenciler fısıldaşmaya başladı. Bazıları Kai'ye, bazıları Aria'ya bakıyordu.
Müdür öfkeyle devam etti:
"Bu okulda kurallar nettir. Kuralları bozan, kendini tarihten silinmiş sayar. Bu öğrenciler... cezalandırılacaktır."
Kai elini kaldırdı.
"Pardon, bir şey söyleyebilir miyim?"
Müdür şaşırdı ama Kai konuşmaya başladı:
"Ben aslında sadece sınıfımı arıyordum. Gerçi buldum da. Ama arada bir iki tarihi belgeye bastım. Hata olabilir. Hem bence bu kadar kasmayalım... sonuçta burası okul, savaş alanı değil."
Tüm salon sessizliğe gömüldü.
Aria bile gözlerini kaçırmıştı.
Kai ekledi:
"Ama bir şey daha söyleyeyim, sonra götürebilirsiniz: Bu okulda biri kahkaha atsa... müdür camdan aşağı atlar bence"
Bu cümle salonda bir iki gülüşe neden oldu. Ama müdür... donmuş gibiydi.
"Yeter!" diye bağırdı. "Disiplin odasına!"
Aria ve Kai'yi iki görevli kollarından tuttu ve kalabalığın arasından geçirerek çıkardı.
Koridor yine sessizdi. Ama artık okulun ilk günü, en büyük suçu işleyen iki kişi vardı.
Ve bu ikisi... bir suçla başlayan bir dostluğun ilk adımlarını atmıştı.
+ 1. BÖLÜMÜN SONU +