"Ve bitti!"
Herkes alkışlamıştı o güzel dansımı. "Wow...Maddie bu çok iyiydi!" Suratındaki şaşkınlık belli oluyordu. Kafamı hafifçe teşekkür edercesine eğdim dudağımın ucu hafif yukarı kalkmıştı ki sinirli bir ses duyuldu ve o tatlı gülümseme yok oldu.
"MADDIE!"
Arkamı döndüm ve hocam bana aşağıdan bakıyordu. Kendimi onun kısa ve sinirli yüzüne bakıp gülmemek için zor tutuyordum. "Efendim hocam?" dedim sanki laf yiceğimi bilmiyormuş gibi. "Gene yanlış, gene yanlış! Kızım sen hiç akıllanmıcak mısın ya?!" Parmağının ucunu bana doğrutup salladı. Derin bir iç çektim. "Üzgünüm hocam, bi dahakine düzeltirim." Bi anda içeri uzun boylu siyah saçlı bir çocuk girdi. Saçı omuzlarına değiyordu ve terden yüzüne yapışmış saçları yüzünü kapatmıştı.
"Üzgünüm hocam geç kaldım..." dedi nefes nefese.
Hocanın suratı bi anda sevince döndü. "Ay dert etme olur öyle şeyler yorgunsan biraz dinlen." Hocayı ilk defa bi öğrencisine bu kadar iyi davrandığını görmüştüm ve ağzım açık kalmıştı. Evelyn elini çenemin ağzına götürüp ağzımı kapattı. Sinirli bi şekilde ona baktım ve onun gözünün çocukta olduğunu fark ettim.
"Cidden mi? Min-jun'u mu buldun bula bula?"
Cümlemi tamamladığımda Evelyn'nin yüzü kıpkırmızıydı. "Y-ya ne alaka be! Adı Min-jun mu?" Yüzünü benden saklamaya çalıştığı ama başarısızdı. "Yok Ebubekirsıddık'da ben Min-jun diyorum, salak mısın be!" Kendimi tutamayıp dediğim şeye kırkırdadım. "Hadi hadi, millete bakacağına kendine bak!" Dedim ve Evelyn ile çalışmaya başladık. Bir süre sonra Min-jun odaya Saçı toplu bir şekilde geldi. Gözleri çekik ve kahverengiydi, pembe dolgun dudakları ve nedensizce duran bir karizması. Evelyn-e baktım ve çocuğa bakmaktan ağzındaki salya akıcaktı. Aynı bana yaptığı gibi çenesini yukarı doğru ittim ve kapadım. Bana bisey demeden baktı ve yüzü gene kızarmıştı. Tam o sırada Min-jun yanımıza geldi.
"Günaydın nasılsın Maddie?"
"İyiyim sağol sen?"
"Her zamanki gibi, şey...yedek lastigin var mı🙂?"
Min-jun gene benden bişey istiyordu. Vermemek istedim ama hocanın favorisiydi, kesinlikle azar işitirdim. Derin bi iç çektim ve lastiğimi ona doğru uzattım. Hemen aldı ve teşekkür etti. Ay vede etmeseydi paşama bak, bi çakcam sinek gibi yere yapışcak. Min-jun yanımızdan uzaklaştı ve Evelyn'e döndüm. "Hadi git Min-jun ile antrenman yap. Hep ben mi yapıcam yahu?" Dedim ve sırıttım. Evelyn neden durup dururken bunu dediğimi gayet anladı.
"Eyvallah..." dedi ve Min-jun'un yanına gitti. Yakışıyorlar bunlardan olur bak yazdım buraya.
Selam☆
Kusura bakmayın biraz kötü zamanlar yaşadım bu yüzden uzun bi süre devam edemedim ama geri geldim🤩.