"Bu o mu ? "
"Amanın ,cidden aydınlaşmış bir tanrıyı öldürebilmiş mi ? "
"O zaman onun ruhunu yok etmek gerekmez mi ? "
Beyazlar içerisinde orta da sahnemsi bir yer bulunan aşağıdan yukarıya doğru uzanan katmanlar halinde statü ve güç sırasına ayrılmış her ırkı ayıran koltukların çevresindeki kolezyum tarzı yapıdan çok fazla ses yükseliyordu.
Sahnede siyahlar içerisinde ipeksi kirpiklerin altından yol çizercesine süzülen göz yaşı edasıylan akmış ; kadifemsi siyah saçların ve ışıldayan lüks bir soyluya ait olduğunu belli eden geceyi andıran renkteki kıyafetin belli etmediği kanlarla kaplı ay kadar beyaz tenini belli olmasını sağlayacak şekilde uzun haça benzeyen bir direğe bağlanmış ; yüzünün kızıllığa bulanmasına rağmen görenleri kıskandıracak kadar güzel bir çehreye ve gözlerinin ölü bakmasına rağmen orman yeşili gözlerinin belirginliğiyle duran bir kadın vardı. Gövdesinin parçalanarak öldürüldüğü belli oluyordu .
Kalbinde saplandığını belli eden soğuk ve uzun demirden yapılmış kılıçlar halen duruyordu. Ruhunun bedeninden ayırıp hapsettikleri kürenin içerisinden sessizce olanları izliyordu kadın. Ona yapılan haksızlığı kabullenemiyordu. O masumdu , onu bu hale getirenler suçluydu.
Neden o kötü olmak zorundaydı ? Neden ona bu zülmü çektiriyorlardı ? O ne yaptı ? Onun tek suçu , bu şekilde doğmak onun suçu bile değilken , şeytan ve tanrıçadan doğma olup karanlık ve kutsal gücü bir arada barındırıyor olmasıydı . Bir şeyleri öğrenip kendi gücünü keşfedip onun üzerine düşmesi onun suçu değildi . Kim olsa aynısı yapardı.
Çevresine bakındı kimseyi göremiyordu . Her taraf karanlıktı anladı ki onları sadece duyabiliyordu . Ona tek bu hak verilmişti ama ailesi ya da yakınlarını duyamıyordu. Yoksa onu terk mi etmişlerdi. Çocukları dışında ailesinden bunu beklerdi . Hayır daha doğrusu annesinden beklerdi .
Bu zamana kadar ona değer vermeyerek onu bu hale getiren kişilerden biriydi o kadın . Onu biraz da olsa sevseydi değişir miydi herşey ? Kendince düşündü bunu . Bir anda boş , sonsuz karanlığın ortasında biri onu duyacakmış gibi haykırırcasına bağırdı.
"Hayır , o kadın için sadece büyük bir günahtım."
Ağlayaraktan yere yığıldı . Kurduğu cümlenin sonunu tekrarlayarak ;
"Sadece büyük bir günahtım "
"Sadece büyük bir günahtım onun için o kadar"
Yerde yığılmış kollarını dik şekilde tutup ellerini yere koyaraktan acı çektiğini belli edercesine ağlamaya devam etti.