Aşka inanır mısınız? Ben inanmıyordum. Ayrıca inandıracak birisi olduğunu da düşünmemiştim bile.
Okulda en yakın arkadaşım ceren ile kantin sırasında bekliyorduk.
"Seninki nerde Kumsal? "
Başlamıştık. Düşmanım gibi olan çocukla beni yakıştırıyordu ama asla metehan ile olmazdım.
"Ceren saçmalama. Benimki değil o. Ayrıca okulda da görmedim. Kim bilir yine nerede sürtüyordur. "
Metehan'a gerçekten gıcık kapıyordum. Hatta ondan nefret ediyordum. Metehan yaklaşık 1.88 boyundaydı. Kahverengi sözleri, kahverengi saçları vardı. Serserinin teki diyebilirdim. Kavgadan çıkmadığı olmaz, herkese diklenirdi. Allah'tan keko gibi giyinmiyordu. Tek iyi yanı bu diyebilirdim.
Sıra bize geldiğinde ben kendime tost ve ayran almıştım. Kantinin ayranı hafif normalden tuzluydu ve bunu seviyordum. Gerçekten ismim Kumsal olmasa ayran bağımlısı olabilirdi. Ceren'de çikolatasını almıştı. Canga. En sevdiği çikolata buydu.
Kantinin masaları olan herhangi bir masaya oturduk. Ayranımı çalkalarken, "matematik sınavı nasıldı? "
Ceren çikolatasından ısırırken, "bok gibi. Ama telefondan baktım. "
İkimizin dudaklarından hafif bir kıkırtı çıktı. Tostumdan en sucuklu kısımdan ısırdım ve ayranımdan içtim. Bu kantinci ablalar gerçekten işini biliyorlardı.
Ceren birşeyler anlatırken bende dinliyor, ayranımı içiyordum. Masaya bir anda bir ayran daha konulduğunu gördüğümde kafamı kaldırıp baktığımda metehan'ın kahverengi gözleri ile bal rengi gözlerimiz buluştu.
"Tostundan aldım. "
Tostumun ucundan kopardığında gözlerimi devirdim.
"Git kendin al. Paran yok mu? " Gülerek, "fakir seni. "
"Var ama seninkinden yemek daha zevkli. Ayrıca ayranın bitmiş. Sana aldım. "
Metehan böyleydi. Çok sinir ederdi beni ama ara sıra böyle minik şeylerde yapardı.
"Sağol."
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Elleri saçlarımı karıştırmaya başlayınca, "bıraksana! "
Zaten kıvırcıktım ve saçlarım kabarıyordu.
"Saçların çok yumuşak. Sampuanın ne senin? "
Kabarık saçlarımı elimle düzeltmeyi deniyorken ceren'le göz göze geldik. İmayla bakıyordu. Metehan ise şikayetçi değil gibiydi.
"Ayranını iç Kumsal. "
"İçeceğim zaten. "
"Ayran canavarı seni. "
"Bu lakabı sevdim. "
"O zaman daha demem. "
Gülerek uzaklaştı. Cerene baktığımda bir anda gülmeye başladı ve ayağa kalktı. Gülerek etrafımda dönmeye başladı.
"Kınayı yakmışlar gelineee! lülüülülülüllülü! "
"Ceren! "
Ceren gülerek yanağımdan makas alarak geri oturdu.
"Tamam be. Kızma balım. "
"Metehanla asla sevgili olmam. "
"Göreceğiz"
Bir süre sonra zil çalmıştı. Ceren ile sınıfımıza girip sıramıza oturduk. Aynı sırada oturmamız konusunda şanslıydık.