Charlie sokaktan geçerken etrafındaki insanlara bakıyordu. "Bugün cehennemde güzel bir gün" diye mırıldandı şarkıyı, kendini sakinleşirmek için. Kocaman olan ve cehennemin kasvetli havasını hafif bozan o kulenin önüne geldi. Kule genel olarak açık mavi, beyaz ve altın sarısı rengindeydi. Üzerinde sonraki imhanın ne zaman olacağını belirten saat vardı. Charlie iç çekti, sonra içeri girdi. İçerisi kapkaranlıktı, her iki duvarda da belirli aralarla asansörler vardı. Ortada kocaman mada vardı. Charlie hafif seslendi. "Burda biri var mı? Alooo! Melekler? Nerdesiniz?" Dedi. Sesi yankılandı. En sonunda önünde aniden bir kağıt belirdi imzalaması için, kağıt havada duruyordu. Sarı rengindeydi. Charlie imzaladı ve ilerledi. Sonra kapı açıldı. Adam, ordaydı. İlk yaratılan insan. Kocaman kapı kapandı. Adam sırıtış ile baktı. "Oh, kimleri görüyorum. Ah..." duraksadı. Sonra devam etti, "kimdin?" Dedi. Charlie şaşkınlıkla baktı. Sonra hemen heyecanla "sen ilk insan Adam olmalısın!" Dedi. Adam başını hafif yana eğdi, sonra anlamaz şekile baktı. Charlie hemen masanın üzerine kağıtlarını yığdı, kendi çizmiş olduğu resimleri gösterdi. "Imhaya başladı koca melekler, gün yüzü görmedi iblisler. Oteli kurdum herkes için, kefaretini ödeyip kurtulmaları mümkün ise, işe yaricak planım erkense!" Dedi heyecanla ve şarkı söylercesine. Adam ellerini hafif kaldırdı "wow, wow sakin ol bebeğim. Ne bu acele? Biraz yesene." Deyip meyve tabağını uzattı. Charlie elini uzattı ama o bir yansımaydı. Adam kahkaha attı, arkasındaki melek ise tepkisiz duruyordu, yüzündeki siyah maske onun yüz ifadesini yansıtırdı. "Seni kandırdım! Hahahahaha, yüz ifaden çok komikti bebeğim!" Dedi Adam. Charlie onu garipser gibi baktı. Içinden 'bu adam mı ilk insan?' Diye geçirdi. Sonra başını salladı. "Planımı beğendiniz mi?" Dedi. Adam onu susturdu. Charlie şaşkınlıkla baktı. "Burası koskoca cennet. Kalmadı senin o s#kik oteline. Gelmen yazık, tatlı iblisçik. Karşısındasın koskoca ilk insanın önünde!" Diye söyledi. Birkaç dakika sonra Charlie kendini kapının önünde ve yere dağılmış kağıtlarla buldu. "Bugün güzel bir gün... Cehennemde." Diye şarkı mırıldandı kendi ile dalga geçer gibi.
Birkaç saat geçti, Charlie, Luciferden yardım istiyordu. "Baba, bana yardımcı olabilirsin, lütfen!" Dedi. Ama tabiki Lucifer onun o kuleye gittiğini bile yeni öğrenmişti. Yui ise ikilinin laf kavgasını izliyordu, odada üç kişilerdi. En son Charlie, Yui'ye döndü. "Ya sen... yui?" Dedi. Yui omuz silkti. "Buranın sahibi ben değil, baban." Dedi. Lucifer göz devirdi, sonra başını hayır anlamında salladı. "Hayır, Charlie. Sen cennete falan gitmiyorsun." Dedi. Gözleri bir an Yui'ye döndü. Sonra Charlie'ye geri döndü. Tabiki boşunaydı çaba. Charlie o kadar inatçıydı ki Lucifer gibi. Birkaç saat sonra onu ikna etti. "Ben... gelemiceğim, Charlie" dedi. Charlie en sonunda pes edip gitti. Lucifer, Yui'ye bakıp onu durdurdu. "Yui, benim için... bir iyilik yapabilir misin?" Dedi Lucifer, gözleri onun gözlerine kitlenmişti.

