İçeriğe geç

~Buzul~

Bölüm 14 · 6 dk okuma

~Buzul~

Bölüm 14

14.bölüm

Güzel ve keyifli dakikalar geçirmeniz dileğiyle .....

Hastanın bir kenarından bir diğer köşesine gidip zaman öldürüyordum en kıymetli hazinemizi öldürüyordum zamanı

Hiçkimse yoktu yanımda tek başıma hastanede bekliyordum herkes gitmişti sadece yine hastanede ben kalmıştım güngörün son çığlıklarını hastane koridorlarında son bulmuştu iyileşip eve gitmişti meral hanım hastanede iyi olduğunu sağlığının yerinde olduğunu artık eve gidebileceğini öğrenince güngörü sabah almış ve gitmişti sadece buzul hastanede kalmıştı birde buzulu bekleyen ben ..

Güngörün son çığlıklarını buzulunda duymasını istiyordum telefonumu güngör gitmeden önce hemşireye bu isteğimi söylediğimde hemşirede beni reddetmemiş ve bu isteğimi yerine getirmişti beş altı dakikalık bir ses kaydı kaybettikten sonra bana telefonumu geri vermişti ses kaydını dinletmek içim buzulun yanındaydım.

Çok özlemiştim en yakın arkadaşımı çok özlemiştim buzulun sesini duymayı onunla konuşmayı çok özlemiştim bu hastane koridorları neşemi sevinçlerimi herşeyimi almıştı benden ben yoktum bitmiştim ama buzula olan özlemim bitmemişti .

-" Buzul Demir ne zaman geleceksiniz yanımıza ?

Bir cevap gelmemişti ses yoktu ama ben konuşmaya devam edecektim sanki o beni duyar bana tekrar geri döner diye devam edecektim konuşmaya sesimi duyarsa nasıl olduğumu bilirdi beni nasıl bıraktığını hatırlar ve bana buz parçam geri dönerdi pes etmezdi edemezdim

-" Buzul sana çok güzel bir sürprizim var ben bugün buz parçam için bir şey yaptım sende beğeneceksin

-" güngör demirin ses kaydını sana getirdim sen duymuyorsun güngörün yanına gittiğimde zaman bir çığlık atıyor aynı ablası biliyormusun aynı sen

Telefonumdan açtığım ses kaydını buz parçama dinlettim beş altı dakikalık bir ses kaydı olduğu için çabuk bitiyordu ses kaydı bitti ben tekrar açtım bir kaç dakikalık verilen sürenin birazını böyle kullandım .

Telefonu kapatıp cebime koydum buz parçam bana cevap vermese bile kendi kendime konuşuyordum buz parçam beni duymuyor bana bir kelime bile söylemiyordu ama beni hissediyordu

Düşüncelerimi buzulun elini tutarken sessiz odanın içinde ben sessiz kalmadım .

"Kerem abi buzul artık herşeyi biliyor annenin sana neler yaptığını biliyor anlattım Kerem abiye bana yardım etmesi için ama bana inanmadı meral teyzeye sormaya gidiyordu zor durduk onu güngör artık seninde duyduğun gibi sana veda etti hastaneden gitti evde kalıyor artık meral teyze de öyle sende gel buzul benim sana ihtiyacım var

Gözlerimden yine yaşlar kendilerine bir yol bulmuştu gidiyorlardı sulu gözlerimi buzulun üzerinden çektim beni böyle görmesini istemiyordum hissetmesine buzul geldiği zaman ben buzula kızmak istiyordum buzul bana kırmasını istemiyordum eğer buzulun yanında böyle ağlarsam beni hisseder ve benimle dalga geçerdi.

Kapının açılmasını bekleyen hemşireye sürekin bittiğini anlamıştım buzulun yanında kalma sürem bitmişti buzulun yanına gelirken süremi çok dikkatli kullanmak istemiştim buzul yakından izlemek onunla konuşmak biraz olsun iyi gelmişti

Hemşire sürenin bittiğini söylemeden buzulun odasından çıktım üstüme verilen önlüğü çıkartıp duvarın kenarındaki çöp kutusun içine attım hastane koridorunda beni annem bekliyordu çok özlemiştim .

-" annem "

" canım oğlum "

" çok özledim seni "

-" bende seni oğlum "

-" buzulun yanına gitmişsin "

-" evet gittim odasına girdim buz parçamla konuştum anne "

-" iyi olmuş oğlum "

-" ona çok kızdığımı söyledin mi "

" söyledim "

-" oğlum ben hastaneden seni almaya geldim "

-" gelmeyeceğim anne "

-" benimle eve gel oğlum kıyafetlerini değiştir biraz uyu buzul hastaneye geldiği zamandan beri burdasın en yakın arkadaşın sana bırak gel demiyorum sana öyle bir şey senden istemem konusunu dahi açmam ama yemek yemiyorsun buzul iyi olduktan sonra sen kötü olursan ne olur bu anneciğinin hali benide düşün "

-" Buzul ben eve gittiğim zaman uyanırsa ?

-" ben burda sen gelene kadar duracağım ama git yemek ye uyu

-" gitmek istemiyorum

-" buğra

-" pes ettim gidiyorum

-" güzel oğlum benim hadi git sen

.....

Buzul kaldığı katta bir asansör bulduktan sonra asansörün düğmesine bastım benim bulunduğum katta geldiğinde asansörün kapıları açıldı asansörün içinde hiçkimse yoktu asansörün birinci kat düğmesine bastığım zaman asansör hareket etmeye başladı

Kendimde hastanede kaldığım süre boyunca oluşan değişimleri farkediyorsum asansöre yansıyan görüştükten kendimi az net bir şekilde görebiliyordum eskiden aynaya yansıyan görüntüm beyaz tenimdi ama şimdi solgun ve yorgun bir tenim vardı gözlerimin çevresinde mutluluk varken kızarıklık gözlerimdeki değişiklikler belli oluyordu saçlarımda ellerime gelecek uzunlukta değildi ama şimdi ellerime geliyor köprücük kemiklerime ulaşmaya zaman yaratıyorlardı .

Asansörün içinde nasıl birine dönüştüğünü incelerken hastenin çıkışına attığım adımlarla ulaştım buzulun yanından ayrılmak istemiyordum ama annemi de kırmak istemiyordum o yüzden bu isteğini reddetmedim annem haklıydı buz parçam eğer uyanırsa beni böyle görmesini istemezdim.

Yanımdan geçen taksiyi durduktan sonra şöförün kötü bakışlarıyla taksinin ön koltuğuna yerleştim .

-" ** adresine gidebilirmiyiz ?

Taksi şoförü söylediğim adrese gitmek için arabayı trafiğin olduğu caddeye yönlendirip sürmeye başladı.

-" geçmiş olsun

-" teşekür ederim

-" rica ederim

Taksinin merak bakışları ne kadar kötü olduğumu gösteriyordu eve gittiğim zaman annemin dediklerini yapıp büyük bir uykuyu uyumaya çalışabilirdim.

Taksi camına koyduğum başımla gözlerimi kapatmamak için direndim gözlerim acıyor ve uyku ihtiyacını gidermek istediğini söylüyordu ama ben takside uyumamak için çabalıyordum eve gittiğim zaman nasılsa duş aldıktan sonra uyuyabilirdim

Taksi bizim evin yakınlarına geldiğini anlamıştım tanıdık ev yolu sokaklarını unutmamıştım özlem dolu kalbim unuturmuydu buzul ile sokakta eğlenceli geçirdiğimiz zamanları kalbim zihnim buzul ile anılarımızı unutmasını istemiyordum buzul benim hayatım en önemli parçasıydı düşüncelerim tanıdık sokaklara gelince kırmızı gözlerimden bir yaş süzüldü gözlerimden akan göz yaşımın sonu ayak bastığım yol oldu

-" geldik

-" biraz beklermisiniz yanımda para yok evden alıp getireyim

-" beklerim

Taksiden inip yolun kenarında bekleyen şoförü daha çok bekletmeden hızlı yürümeye başladım evin bahçesinden ilerleyip evin kapısının önüne geldim

Ceplerini karıştırıp bulamadığım anahtarı kapının basamağında ufak bir köşeden yedek anahtarı aldım ellerimin arasındaki anahtarı kapıya yerleştirmeden kapı açıldı kapının açılmasına şaşırmıştım açık kapıdan eve girdiğim zaman taksi şoförünün korna sesi evin içinde yankılandı korna sesi boş evde yankı yapınca korkmuştum kerem abinin mutfaktan hızlı bir giriş yaptığı zaman kafam karışmıştı

-" buğra eve hırsız girmiş

-" ne

-" ne zaman

-" bugün

-" eve nasıl girmiş

-" evin her köşesine baktım ama nerden girdiğini bulamadım

-" polis buldu mu

-" polisler yolda geliyorlar

Üst üste uzun korna sesi kulaklarıma ulaştığı zaman taksi şoförünü unuttuğumu farkettim taksi şoförünün beni beklediği aklımdan çıkmıştı

-" taksiyle mi geldin

-" evet adam parasını bekliyor unuttum ben onu

-" bir şey olmaz buğra ne var bir saat beklediyse hergün evine hırsız girdiğini öğrenmiyorsun unutman normal bir şey

-" abi ben normalden farklıyım anormal oldu benimki

-" anlamadım dediğini ama adamın parası vereyim ben

-" kusura bakma abi

-" manyak manyak konuşma buğra

-" teşekkür ederim abi

-" saçmala oğlum ne teşekkürü herzaman yanınızdayım

-" iyiki varsın

-" sende iyiki varsın

Kerem abi taksinin parasını vermeye giderken kapıdan koşarak gelen annem gözyaşları içinde evin bomboş duvarlarını hırsız girdiğine inanmıyor gibi baktı gözlerimiz birbirini bulunca boş duvarlar arasında topuklu ayakkabıları yankılandı annemin kolları arasındaydım annemde benim kollarım arasındaydı biz anne oğul yine birbirimize sığınarak geçecektik bu zor zamanları

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.