İçeriğe geç

Zümrüt Taşı

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Zümrüt Taşı

Bölüm 1

ANLAT

Bir adamı sevince mi güzelleşir bir kadın?

Bir bebeği kucağına alınca mı içten güler gözleri?

Papatyalardan taç yapınca saçlarına, büyür mü sahiden içindeki çocuk?

Haydi konuş!

Gezip gördüğün sokakları anlat bana Kısacık.

Köşe başındaki çiçekçi kadını

Dar sokaklardaki fırınlardan tüten

Sıcak ekmek kokularını,

Caddelerde çalan şarkıların sesiyle,

Dans eden aşıkları.

Bir de her akşam yürüdüğün

Issız sahilin zifiri karanlığını.

Susma, anlat!

Çocukluğunu mesela...

Seninde dizlerin kanar mıydı,

Ayakkabılarının bağı çözülüp düştüğünde?

Bisikletin de mi olmadı yoksa benim gibi?

Sen de dinler miydin geceleri,

Yüzünü dahi görmediğin bir babanın hayalini?

En çok neye ağlardın?

Ve en çok neye mutlu olurdun?

İçini ısıtan bir kuzinenin başında ,

Kaynayan ıhlamurun buharını,

Seyrettin mi sende dakikalarca...

Korktun mu sende benim gibi ömrün boyunca,

Sevdiklerini birer birer kaybetmekten.

Gece üstünü örttüğün ninenin,

Sabaha ellerini öpememekten...

Dokunduğun her teni yakıp,

Eritip gideceğinden.

KABULLENİŞ

Avuçlarımda birikmişti buselerin,

Öpünce geçerdi hani tüm acılar?

Köşe bucak kaçıyorum yine,

Mekruh hayallerinden.

Sesin soluğun kesildi diye

Kapatıyorum kulaklarımı,

Seni hatırlatan tüm melodilere.

Sanki yıllardır tanıyor gibiydik gözlerimizi

Sanki bizi ayıran tek sebep mesafelerdi.

Kucaklasa kollarım keder yüklü yüreğini

Bitecek miydi bütün kuşkuların...

Öyle isterdim ki kanayan dizlerini sarmayı

Başımı omzuna yaslayıp,

Gelmişe geçmişe saatlerce ağlamayı...

Sukünetin olsaydı sana söylediğim şarkılar

Göğsümde dinseydi yılların yorgunluğu.

Senin yanın en güvenli yeri olsaydı yeryüzünün

Çıtım çıkmazdı inan,

Uyanmak istemezdim bu rüyadan.

Bölüm sonu

1 yorum