İçeriğe geç

Zorunlu Ortaklık -Drarry

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Zorunlu Ortaklık -Drarry

Bölüm 2

Dosya Açılıyor

Sihir Bakanlığı’nın en üst katındaki toplantı odası, bugün gereğinden fazla gergindi. Uzun, koyu ceviz bir masa. Duvarlarda eski savaş fotoğrafları. Tavanda ağır bir avize. Ortamın havası… biraz fazla sessiz. Harry masanın bir ucuna oturmuştu. Dosya önünde açıktı ama okumuyordu. Bekliyordu. Kapı açıldı. Draco Malfoy içeri girdi. Siyah ceket, gri gömlek, sakin bir yüz ifadesi. Kendinden emin ama gösterişsiz. Odaya girdiği anda iki memur hafifçe gerildi. Draco bunu fark etti. Yorum yapmadı. Harry fark ettiğini fark etti. Draco masanın karşı ucuna değil Harry’nin iki koltuk yanına oturdu. Harry başını hafifçe çevirdi. “Yanıma mı oturuyorsun?” Draco dosyasını açarken cevap verdi: “Karşıma otursam birbirimize daha çok bakarız. Bu daha güvenli.” Harry kaşını kaldırdı. “Ne için? Sen mi dikkat dağıtıyorsun yoksa ben mi?” Draco dosyaya bakıyormuş gibi yaparak: “Henüz karar vermedim.” Harry istemsizce dudak kenarını bastırdı. Tam o sırada kapı yeniden açıldı. Kingsley Shacklebolt içeri girdi. Odaya anında bir ağırlık çöktü. “Başlayalım,” dedi sakin ama otoriter sesiyle. Masadaki dosyalar sihirle açıldı. Ortaya dört fotoğraf yansıdı. Dört kayıp seherbaz. Kingsley konuştu: “Son bir ayda kayboldular. Ortak noktaları: savaş sonrası travma kayıtları. Hepsi terapi görmüş. Hepsi saha görevi almış. Ve… hepsi son görevlerinde yalnız çalışıyordu.” Harry öne eğildi. “Yalnız çalışmaları tesadüf değil.” Draco başını kaldırmadan konuştu: “Yalnız insanlar hedef seçmek daha kolaydır.” Harry göz ucuyla baktı. “Bunu deneyimle mi söylüyorsun?”dedi iğneleyici bir ifadeyle. Draco yavaşça ona döndü ve ukalaca konuştu: “Hayır. Mantıkla.” Odadaki iki memur birbirine baktı. Gerginlik fark ediliyordu.Kingsley araya girdi. “Mr. Potter ve Mr. Malfoy. Bu dosyada birlikte çalışacaksınız.” Harry hemen konuşmadı Draco da. Sonunda Harry: “Yetki paylaşımı nasıl olacak?” Draco: “Potter liderlik etmeye alışkın. Beni dinlemek zorunda kalırsa zorlanabilir.” Harry gözlerini kırpmadan: “Malfoy yönlendirmeye alışkın. Ama bu kez talimat alacak.” Kingsley hafifçe iç çekti. “İkiniz de sahadasınız. Eşit yetki. Eşit sorumluluk. Kişisel mesele yok.” Harry ve Draco aynı anda: “Zaten yok.” İkisi de birbirine baktı.Bir kaç saniye sürdü o bakış.Kingsley bunu fark etti ama yorum yapmadı.Odadaki memurlardan biri uyarı mahiyetinde hafifçe öksürdü.Böylelikle bakışma son buldu. Toplantı ilerledikçe detaylar konuşuldu. Konum haritaları, son görülen noktalar, büyü kalıntıları. Draco parmağıyla haritada bir noktayı işaret etti. “Burada büyü izi yoğun. Bu, kasıtlı bir yanıltma olabilir.” Harry hafifçe eğildi. “Ya da biri fazla dramatik çalışıyordur.” Draco gözlerini kaldırdı. “Dramatik olan sensin, Potter. Ben sadece düzenli düşünüyorum.” Harry hafifçe gülümsedi. “Düzenli mi? Sen mi? Hogwarts’ta planların genelde beş dakika sürerdi.” Draco sakin kaldı. “En azından plan yapıyordum.” Kingsley bakış attı. “Devam edin. Ama kişisel geçmişi masaya getirmeyin.” Draco hemen: “Ben getirmedim.” Harry: “Ben de öyle.” İkisi de aynı anda sustu. Toplantının sonunda Kingsley dosyayı kapattı. “Yarın sabah birlikte sahaya çıkıyorsunuz. Raporlar doğrudan bana.” Herkes ayağa kalktı. Draco dosyasını toplarken Harry’ye hafifçe eğildi. “Sahada beni yavaşlatmazsan memnun olurum.” Harry ceketini düzeltirken cevap verdi: “Sen beni şaşırtırsan ben de memnun olurum.” Draco durdu. “Ne konuda?” Harry hafifçe omuz silkti. “Olgunluk. Mesela.” Draco’nun dudak kenarı hafifçe kıpırdadı. “Deneyeceğim. Ama söz vermiyorum.” Kapıya doğru yürürlerken Draco bir an durdu. “Potter.” Harry bakmadan: “Ne?” “Gerçekten ciddiysen… bu dosyada biri içeriden yardım alıyor olabilir.” Harry yavaşça döndü. “Ben de öyle düşünüyorum.” Bir saniyelik sessizlik.İlk kez aynı fikirdeydiler. Ve ikisi de bundan rahatsız oldu.Koridora çıktıklarında ortam tekrar sıradan Bakanlık kalabalığına dönmüştü. Harry yürürken mırıldandı: “Bunun kolay olacağını düşünmüyorum.” Draco yanına yetişti. “Kolay olsaydı seni çağırmazlardı.” Harry bir an afallayıp ona döndü. “Beni mi?” Draco hafifçe omuz silkti. “Evet. Seni.” Bu cümlede alay yoktu.Harry bunu fark etti.Ve nedense bu, laf sokmalarından daha rahathatsız ediciydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.