Sabah olmuştu artık her şey çok klasiktir aynı şeyler tekrar edip edip duruyordu Bir gün Ayaz yine dışarı gitmişti ama bu sefer bittik uzun sürmüştü yani sabaha evde olmuştu merak edip ona sormuştum sonuçta bir sahte bile olsa evliydik
"Neden bu kadar geç geldin merak ettim Bir şey oldu mu diye"dedikten sonra bana soğukkanlı bir tavır ile
"İstediğim saatte gelirim istediğimi yaparım sen kimim oluyorsun da bana böyle söyleyebiliyorsun"demişti ben de ona
"Farkındaysan biz sahte bile olsa evliyiz şu anda benim bu hakkım sana sormam"demiştim ama onun söylediği cümle beni gerçekten de kırmıştı bana cevap vermesine izin vermeden yukarıya çıkmıştım ağlıyordum sonrasında yanıma gelip özür dilemişti öyle demek istemediğini sadece bir tık kafasının Bulanık olduğunu ve o anki cevabımı o olduğunu söylemiştim kafamdan atmak için demişti
Gözyaşlarımı sildim ona mutlu olmayı görünüyordum ama içten yaşı gerçekten de çok üzülüyordum sonrasında gelip bana üzgün olma sebebini anlattı
"Annem pelin'i öğrendi ondan ayrılmamı istiyor çünkü Pelin kısırmış ve annem geride kalan mirasına torunlarını bırakmak istediğinden dolayı ondan ayrılmamı ve şu anki seninle evli olduğumuzdan dolayı senden bir çocuk istiyor eğer ben pelin'i seviyorum Pelin de beni seviyor O yüzden ondan da ayrılmak istemiyordum bir anda sana da sert cevap verdim kusura bakma" demişti
Ona bir tık kalbim yumuşadı ama dediğim gibi sahte bile evli olsak da onu sormaya hakkım vardı haftalar geçti her şey klasik gitti ama Ayaz kendi şirketini kurmuş orada çalışıyordu ve akşamları 8 gibi de evde oluyordu bu haftalar içinde de hep böyle klasik gitti bir gün Ayaz yine işe gitmişti ben ise evde oturup yemek yapmıştım akşam için yemek de düşünüyordum yemeğimi yerken telefonuma bildirim geldi eski sevgilim emre'den ben onu engellemeyi unutmuştum bana
"Tamam bir kez daha da görüşelim sana da diyeceğim şeyler var atacağım konuma gel söylediğim şeylerden sonra seni söz rahat bırakacağım" diyordu
Bunun üzerine zaten son bir kez daha da görüşeceğiz bir şey olmaz diyerekten kabul etmiştim saat 3 gibi gönderdiği konuma gitmiştim restaurant numarası geldiğinde bir tık konuşup bazı şeyler anlattı bana sonrasında
"zaten bugün son günümüz birazcık da dışarıda gezelim lütfen gerçekten senin buradan sonra peşini bırakacağım" deyince peşimi bırakması için kabul etmiştim dışarıya çıkıp bir tık gezmiştik ve beni bir ara sokağa götürmüştü burada ne işinizin olduğunu bilmiyordum çünkü hem dar bir alandı hem de kimsenin bilmeyeceği çok kötü kokan karanlık bir alandı ama sokaktaydı "
buraya neden geldik" diye sorduğumda senin benden ayrılmanına izin vermeyeceğim diyerekten beni bayıltmıştı uyandığımda hiçbir şey hatırlamıyordum sadece ağzım elim kolum bağlıydı bir dağın tepesinde eski bir evdeydim bağırıyordum ama sesime kimse duyamazdı birden üstünde ve birden kapı açıldı içeriye Emre girip ağzımı açıp konuşmama izin vermişti
"Neden beni burada tutsak ediyorsun bırak bak kimseye söylemeyeceğim söz yemin ediyorum ki kimseye söylemeyeceğim Yeter ki bırak beni"demiştim ama nafile kabul etmemişti
"Sen benimsin kimsenin olamazsın burada tutsak kalacaksın benimle evlenene kadar burada duracağız" demişti
Aradan birkaç saat geçtiğinde Emre uyumuştu ben de bu fırsat diyerekten elimi kolumu açmaya çalıştım aradan bir yarım saat sonrasında zar zor da olsa elimi açmayı başarmıştım hemen ayaklarıma yöneldim ayağımı açtığım gibi dışarıya çıkmak istedim pencereden çıkmayı planlıyorum çünkü Emre koltukta yatıyordu ve koltuk da kapının karşısındaydı şahseydim çünkü beni bağladı odada pencere vardı pencereyi açmıştım ve hemen dışarıya atladım kaçmaya çalışırken bir anda arkamdan bir ses verildi o da neydi Emre uyanmış uykusu Hassas olduğu için gıcırdadığı için uyanmış olmalıydı hemen arkama bakmadan koşmaya başlamıştım arkamdan silah ateşliyordu ama arkama bakmadan
"ya şimdi ya da hiçbir zaman kurtulamayacağım" diyerekten koşuyordum silah seslerine rağmen