İçeriğe geç

Zorlayacağım heralde

Bölüm 1 · 8 dk okuma

Zorlayacağım heralde

Bölüm 1

Başlangıç

Ben Safa young. Öyle Abartmayacağım kendimi. Ama ne bileyim bu hayattan sıkıldım. Sonuçta ölümsüzüm. Yaşım 16 boyum 1.70 civarı. Saçım beyaz gözüm mavi. Her şey çok ilginç bir şekilde başladı. Üç yıl önce sıradan bir okul günüydü. Okulda ölümsüz olabilir diye arama yaptılar. Standart aramalardan biriydi. Bana hiç bir tepki vereceğini düşünmemiştim. Alarm çaldı. İlk başta makine hatası olduğunu düşündüler. Ancak olan farklıydı. Bütün makineler bana karşı pozitif sonucu veriyordu. Sanki şaka yapar gibi. Sonra kan örneklerimi deney amaçlı bir çok laboratuvara yolladılar. Ancak kimsenin bilmediği bir şey vardı. Ben gerçekten ölümsüzdüm. Şaka gibi değil mi? Herkesin isteyeceği bir şey. Ama benim değil. İki yılım deneyler ile geçti. Deneyden önce kahverengi saçım ve gözüm vardı. Ama deneyden sonra saçlarım beyazladı. Gözlerim maviye döndü.

Neden ölmek istiyorum. Basit. Ailemden birilerinin ölümünü görmek istemiyorum. Ya da cenazelerine katılmak istemiyorum. Bu yüzden de ölmek istiyorum. Ama öyle ölmek değil. Zaten zehir bana işlemiyor. Avcı tipi silahlar bende işe yaramaz. Bu yüzden de beni öldürebilecek birini bulmak için evi terk ettim. Yaşadığımız yer Mehmet imparatorluğu. Yani doğa üstü canlılar pek görülmez. Bu yüzden de ben burayı terk ediyorum. Arkamda sadece tek bir not ile.

Sevgili ailem sizin ölümünüzü görmek istemiyorum. Bu yüzden de burayı terk ediyorum.

Son durak duvar duyurusu ile kendime geldim. İçim geçmiş. Neyse.

Otobüsten indim. Kapıdan çıkarken. Tabi kimlik kontrolünden sonra.

Memur ciddi bir bakışla:

- Ölümsüzsün ha! Seni kıskandım.

Ben iç çektim ve:

- Hiç kıskanılacak kadar güzel bir şey değil. Aile üyelerinin ölümünü izlemen. Cenazelerine katılman ne kadar acı bir şey. Sence değil mi? Aile bile kuramazsın- Sitemkar bir şekilde- Sence haksız mıyım? Heh! Haksız mıyım?

Adam lafı değiştirerek:

- Duvarın dışı sandığın kadar güzel bir yer değil. Sakinliğin işe yaramaz dışarda. Neyse kendi kararın.

Duvarın dışına çıktım. Neyse demek isterdim ama diyemiyorum. Ne halt etmeye çıktım lan. Gerçi geri dönemem. Hayır dönmem. Ölmek için yolculuğum yeni başladı.

Bir hafta geçti. Çölde kayboldum.. Çöl lan her taraf. Hangi manyak çölün ortasında ülke kurar. Hayır başka ülkelerden nasıl geliyorlar. Aşırı sıcak. Neden ölemiyorum? Hayır normal bir insan yemek ve su olmadan yaşayamaz. Ben yaşıyorum. Bayılmak üzereyim. Bu üçüncü olacak. Ama sıkıntı şu. Tüm enerjim yerine geliyor. Bir umudum var mı?

Gene bayıldım.

Kendime geldiğimde çıplak bir şekilde bir yerdeydim. Asit değil mi lan bu? Beni kim yedi. Hayır bu çok yanlış soru oldu. Beni ne yedi acaba. Yumruk attım. Dışarı çıktım. Orman gözüküyor. Bu yılanmış . Daha doğrusu beni yiyen yılanmış. Hayır nasıl yaşıyor bu hala. Yan taraftan gri ve siyah renkli bir jet geçti. Anladım. Hava yolu ile gidiyorlar.

Yılan bana saldırmaya kalktı. Yumruk attım. Daha doğrusu beni yutmaya çalıştığı sıra çenesine sağlam bir yumruk vurdum. Nasıl ölmedi ya.

Bir kız düştü gökten. Hayır gerçekten düştü. Acaba düştü mü? Neyse yılan beni yeniden yemeden kurtardı. Gerçi yese de midesindeki delikten kaçardım. Ama sıkıntı şu. Çok sıkıcı olur.

Kız utandı:

- Senin neden kıyafetin yok.

Ben:

- Bütün kıyafetlerim eridi. Çölde bir haftadır dolaşıyordum. Ancak bayıldım. Beni yılan yemiş. İşte içinden çıktım. Yanlış oldu. Kendime geldiğimde tüm kıyafetlerim erimişti. Bende yumruk attım. Yumruğun Yılan da delik açtı. O delikten dışarı çıktım.

Jet geldi. Sanırım jetten atladı. İçinden Saçının yarısı siyah yarısı sarı bir oğlan vardı. Güneş gözlüğü vardı

Oğlan:

- Kirari çıplak oğlan ne ayak.

Kirari güldü ve:

- Ne bileyim ölümsüze benziyor. Bu yüzden komik geldi. Hayır kim çöle hazırlıksız gelir.

Yanlız Kirari bir içim su. Baya güzel. Bembeyaz saçları ve Turkuaz gözleri ile çok hoşuma gidiyor. Sadece ilk bakışta aşık oldum. Hayır ölümsüzüm ve amacın ölmek.

Kirari pelerin attı bana ve:

- Ben Momobami Kirari Vampirim. 16 yaşındayım. Ayrıca yanındaki oğlan Shock kendisi bir esper. Onu zamanında...

Shock lafını bölerek:

- Bir ay önce. Beni deney tesisinden kaçırdı . Bu arada yeteneğim elektrik manipülasyonu. -Pis bir ifade ile- Abartmayı çok sever.

Derin bir nefes aldım. Havlu gibi bağladım pelerini :

- Ben ölümsüzüm. Ama sıradan bir ölümsüz değil. Asla ölmeyeceğim.

Shock:

- Zui Zai gibi mi? Gerçi aşık olduklarında Ölümsüzlüklerini kaybeder. Tabi iyileştirme güçlerini baya azalır. Ancak kolayca ölmezler.

Ben meraklı bir şekilde:

- Tam olarak Zui Zai ne ?

Kirari:

- Basit. Zui Zai ırkı aşık olana dek... Yanlış oldu. İlk aşkını bulana kadar cinsiyetsiz olurlar. Sonra cinsiyeti oluşur.

Shock sitemkar bir şekilde:

- Sen nasıl Zui Zai gibi çok bilinen bir yarı insan ırkını bilemezsin?

Ben:

-Yani. Abi ben şimdi Mehmet imparatorluğunda yaşıyordum. Bu yüzden de bilmemem normal değil mi?

Kirari Meraklı bir şekilde:

- Neden salak gibi çöl çıkışından çıktın. Okyanus, kutup veya orman çıkışı varken.

Ben:

- Cidden başka çıkış var mıydı? Ben çölün ortasında ülke sanıyordum. Gerçi düşününce başka çıkış olması normal. Ama ben hepsi aynıdır diye en yakından çıktım. Bilseydim başka yerden çıkardım. Hayır boşu boşuna bir hafta gitti. Belki bu haftada amacıma ulaşırdım

Kirari:

- Sahi senin amacın ne ? Ayrıca adın ne?

Ben Küstah bir şekilde:

- Affedersiniz sizi ilgilendirmez bu. Hem amacımı öğrenip ne yapacaksınız? Safa bu arada adım.

Shock:

- Basit. Benim amacım kızlardan oluşan bir harem kurmak. Kirari ise aşık olacağı kişiyi bulup vampir yapmak istiyor. Ya sen ?

Ben:

- Basit. Sadece ölebileceğim bir yer arıyorum. O kadar.

Shock gözlüğünü düşürdü. Kirari şaşkın bir yüz ifadesi vardı.

Shock küstah bir şekilde:

- İstersen seni öldürürüm. Ne kadar ölümsüz olursan ol.

Bana saldırdı. Bana yıldırım attı. Yıldırım demek ne kadar doğru olur. Uzun menzilden elektroşok yaptı desek doğru olur. Bunu sonucu kalbim durdu.

Shock gözlüğünü geri taktı:

- Öldü işte. Ölümsüz olduğundan emin misin ?

Ben Bilmiş bir şekilde:

-Sakin ol. Bende Hiç bir şey ise yaramaz

Shock :

- Peki zehirler, Ölümsüz avcısı silahlar, Tanrı avcısı silahlar, Kutsal büyüler ve şeytani büyüler. Emin misin her şeyi denediğimde .

Ben:

- Bilinen tüm zehirlere karşı dirence sahibim. Ne kutsal büyüler ne de şeytani büyüler bende işe yarar. Ayrıca hiç bir silah bende işe yaramaz. Düzeltiyorum beni öldüremez.

Kirari şaşkın bir şekilde:

- İmkansız böyle bir ölümsüz olması. Eğer böyle bir şey olsa dünya da kıyamet kopar.

Ben Küstah bir şekilde:

- İstersen beni vampiri çevirmeye başla. Vampir zehirine dirençli mıyım değil miyim göstereyim sana.

Kirari sert bir ses tonuyla:

- İstemiyorum! Ölümsüz tadı berbat. Hatta berbattan da öte. Hayır hem dönmez ki ölümsüzse . Boşver Shock.

Shock ufak bir çocuk gibi:

- Lütfen yap hadi. Çok merak ediyorum. Hadi yap işte. Kirari sıkıcı olma.

Kirari mutsuz bir şekilde:

- Tamam ama yapacağım. Ama sadece vampir zehrini verecek kadar .

Yaklaştı yanıma. Çok güzel kokuyor. Boynumu ısırdı. Hafif bir acı sonrası uyuşma hissettim. yavaş yavaş bir soğukluk aldı.

Shock:

- Kirari dur. Ona vampir zehri vermedin mi? Artık bırak.

Kirari beni bıraktı. Ağzındaki kanı temizledi ve:

- Tadı inanılmaz güzel. Vampir olan bağımlısı olur .- dedi ve beni yeniden ısırdı. Sanki hipnoz olmuş gibiydim. Kendime bir türlü gelemedim. En sonunda bayıldım.

Kendime geldiğimde bir gemideydim. Daha doğrusu jetteydim. Uçan bir jet. Sanırım uçak desek daha olur. Bir yatağa uzanmış haldeydim. Üstümde mavi bir eşofman vardı. Güverteye çıktım.

Ben:

- Burası neresi . Siz nesiniz acaba?

Kirari:

-Bizim bir adımız yok. Ama bizim amacımız birbirinizin amacını yerine getirmek. Artık bizden birisin.

Ben:

- Sizden biri olduğumu kim söyledi? Sağa çek ineceğim.

Shock:

- Sana o kadar eşofman takımı verdim. En azından bana parasını ver. Geri ödeyene kadar gidemezsin. Ayrıca gemiyi Sağa çeksek nerede ineceksin. Hayır kaç metre yükseklikteyiz. Ölürsün sen.

Ben iğneliyici bir şekilde:

- Unuttun galiba ben ölümsüzüm. Beni öldürecek henüz bir şey yok. Eğer yüksekten düşerek ölseydim biraz komik olmaz mıydı?

Kirari:

- Sen ölümsüz olduğuna emin misin? Ölümsüzlerin tatları berbat olur. Ama seninki bağımlılık yapıcı bir kan. Bana ölümsüz gibi gelmiyorsun. Emin misin ölmek istediğine.

Ben:

- Zorlayacağım herhalde. Ne olursa olsun öleceğim. Ama amacıma gelirsek. Daha doğrusu neden ölmek istediğime gelirsek. Ailemin, sevdiklerimin veya saygı duyduğum kişilerin ölümünü görmek istemiyorum.

Shock gevşek bir şekilde:

- Sevdiğin , Arkadaşların ve saygı duyduğun kişileri Kirari vampire çevirsin. Mevzu çözülsün.

Ben iğneleyici bir şekilde:

- Vampire dönünce ölmüyorlar mı? Hayırdır gümüş ve tahta kazıklar sanırım yasaklandı . Kutsal büyü. Evet kutsal büyü peki....

Shock lafımı bölerek:

- Anladık. Anladık. Ama ölümsüzlük sende heba oluyor. kutsal bakire falan olmadığına emin misin?

Kirari:

- Tüm kutsal bakireler kızdır. Bakirelik döneminde seçilirler. Daima bakire kalırlar. Ne kadar ilişki yaşarlarsa yaşasınlar daima bakire kalırlar. Ta ki tanrı ünvanlarını alana kadar. Safa hiç kutsal bakire ile tanıştın mı?

Ben soğukkanlı bir şekilde:

- Yani bir tanesi ile tanıştım. Hatta beni defalarca öldürmesi izledim. Sisin kutsal bakiresi Ralia Toa ile. Ama ölmedim. Hatta taslaştıran sis bile beni taslaştırdı. Ancak bir kaç saat içinde bedenim yeniden oluştu. Neyse hiç tanıdığınız kutsal bakire var mı?

Shock yorgun bir şekilde:

- Benim nasıl olsun. 23 yaşındayım ve bekarım. Hayalim çok para kazanıp köle kızlar ile harem kurmak. Bir çok türden kız istiyorum.

Ben:

- Bizim krallıkta olmadığı için bilmiyorum. Ancak cidden kölelik var mı?

Kirari:

- Yani dünyanın yarısında var. Hatta gideceğimizde yerde bile var.

Ben:

- Gideceğimiz yeri sormayın. Neyse sizinle takılmak amacıma ulaştırır belki.

Kirari:

- Kendini öldürmem için yardım etmeyeceğiz sana .

Ben:

- Sahi Kirari merak ediyorum. Senin kan sanatın ne acaba.

Kirari:

- Normalde söylemezdim. Hıh! Ama sana söyleyeceğim. Kan sanatı buz ve kan sanatı ateş'e sahibim. Merak ediyorum da. Ölümsüz olarak yeteneklerin neler.

Ben:

- Bunu sonra açıklayacağım size. Acaba yemek var mı?

Shock:

-Merak ediyorum seni açlık öldürmez mi? Acıkıyorsun sonuçta.

Ben:

- Yani. Aslında ölürüm. Bir kaç gün uyurum ve sonra geri dirilirim. Zaten yılan beni bu yüzden yuttu.

Kirari:

- Bu yüzden demek çıplaktın. Peki uzay boşluğuna atıldın mı?

Ben:

- Her Seferinde bir yer çekim anormalliği yaşandı ve meteor gibi yere çakıldım. Rasgele olsa da beni büyü ile Mehmet imparatorluğunda geri ışınladılar .

Shock:

- Peki lav. Ya da demir ?

Ben:

- Bedenim onları kırıyor ne yapabilirim?

Kirari:

- Peki zihinsel transfer büyüsü işe yaramadı.

Ben:

- Söylediklerine göre benim bağışıklığım var o tip büyülere. Sahi gemiyi kim kullanıyor.

Shock:

- Basit otomatik pilot. Gerçi gemi yakıtı olarak büyü kullanır. Bende yok. Kirari senin büyü enerjin ile bu gemi yürümez. İş yapmamız lazım. Yeteri kadar para yok.

Ben:

- Param var benim o konuda merak etmeyin.

Shock iğneleyici bir şekilde:

- Senin tüm paran yılanın midesinde erimiştir.

Ben:

- Yanıma para almadım. Hepsi banka hesabında. Mehmet imparatorluğun tanıyan bir yere gitmek Yeterli.

Kirari:

- Üzgünüm ama. Senin paran orada işimize yaramaz.

Bölüm sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.