Hakan'ı aramıştım,biraz hava alacağımı söylemiştim.En azından haberi olmalıydı.Dışarı çıkmıştım.
2 saat sonra
"Hadi küçük kız,uyan.
Kendime,yeni geliyordum,ne oluyordu?Bu adam kimdi?Neyin,kimin nesiydi?Hakan,benimle severek evlenmişti.Ne kadar onu sevmesemde,bana aşıktı.Öğrendiğinde deliye dönecekti."Uyan artık,küçük kız,"dedi tanıdık olmayan ses." Benden,ne istiyorsun,"diye sordum,korkuyordum."Sakin ol küçük kız."
Hakan Kantaş
Telefonum çalıyordu,yabancı bir numara arıyordu.Telefonu açmıştım.'Alo,kimsin?"Karın elimde,delikanlı,"dedi.
Lan şerefsiz Mehmet."Ne istiyosun lan karımdan,"bağırıyordum."Sakin,"dedi pis sesiyle."Olmuyorum lan sakin falan,karımı bırak,"dedim.Hala bağırıyordum."Yo,daha değil,"dedi.Damla'ya zarar verecekti.Ne kadar istiyorsun lan?"
"Fazla değil,zorlanmassın,para senin elinin kiri."Beş yüz bin dolar.
Ne yapacaktım,gerçekten bilmiyordum.Gökhan'ı aramaya karar verdim,onda olduğunu umut ediyordum.Aramıştım."Efendim,"dedi.
'Gökhan,acilen beş yüz bin dolar lazım."Delirdinmi Hakan,bende o kadar para ne arasın,"dedi.Haklıydı."Kahretsin ya."
Gökhan'da da yoktu,tanıdığım kimsede yoktu,kumar için vaktim de yoktu.Başka çarem kalmamıştı,gidecek ve isteyecektim.
O lanet olası evin,kapısının önündeydim,ne olursa olsun,içeriye girecektim.Kapıyı çalmıştım,o açmıştı.Babam olacak o şerefsiz."Ne işin var senin burada;baban olduğu aklına gelirmiydi senin,"diye sordu ciddi bir ifadeyle.
Sesi yüksek çıkıyordu,ama onun bu hallerine,alışıktım.'Beş yüz bin dolar lazım,dedim.Ona bunu söylerken utanıyordum.Ondan tikisiniyordum.Karım için mecburdum."Neden vereyim sana, o kadar parayı?'Lütfen,karım Mehmet'in elinde,"dedim.
Gururumu, ayaklar altına alıyordum.Ama,Damla için değerdi.
Ayaklarına kapanmıştım."Lütfen,bak ne istersen yapacağım,tamam;ne olur,"yalvarıyordum.Bekle.Vermişti,istediği şeyi yapmaya razıydım."Ne istiyorsun?"Bir şey istemiyorum",dedi.İstemiyordu,illaki bir şekilde bunu telefi edecekti.
"Bakalım Hakan'ın,seni ne kadar seviyor?"Ne diyosun ya sen,"diye bağırdım.
Hakan,senin pislik yalanlarına inanmaz."Seni gerçekten seviyorsa,o parayı bir şekilde bulur,"dedi."Sen,pisliğin tekisin."Pis pis sırıtıyordu.Ona baktıkça,midem bulanıyordu.Hakan,benim için o parayı bulurdu.
Hakan Kantaş
Parayı almıştım,Mehmet denen o pisliği aradım."Oo,delikanlı buldunmu parayı?"Karıma ne yaptın,"dedim yüksek bir sesle."Sesini duy karının,"dedi şerefsiz.
"Konuş,küçük kız."Hakan,sakın bu şerefsize istediğini verme,"dedi Damla."Konum atıyorum,Hakan,oraya bırak parayı.'Paranı alıp,karımdan elini çekeceksin,dedim sinirle."Yoksa,benden günah gider,kendim gelip alırım."
Telefonu kapatmıştım.Parasını, istediği yere bırakmıştım.Ama kaçmıştı,bunun tek bir tanımı vardı;korkaktı.Başka çarem kalmamıştı,bir şekilde bulacak ve karımı onun elinden kurtaracaktım.
Damla
Olduğumuz yerde, bu pisliğin beş, altı tane birden koruması vardı.
"Rahat bırakın.Korumalar çıkmıştı."Biraz rahatsızlık vericez,kusura bakma.Gelmişti,Hakan gelmişti,beni bu pisliğin eline bırakmamıştı.Mehmet denen o, şerefsiz adamı vurmuştu.Beni çözmüştü.
"Bi şey yaptımı sana,güzelim?"
Hayır,iyiyim ben,"dedim.Hakan'a sarılmıştım.Onun kollarıda, beni sıkıca sarmıştı.'Teşekkür ederim;beni ondan kurtardığın için,"dedim içten bir şekilde.
Saçmalama,teşekkür edilecek bi şey yapmadım,"dedi sakinleştirmek istercesine.
Özür dilerim,endişelendirdiğim için,sadece biraz hava almak istedim."Dileme,senin suçun yok ki,"dedi.Eve gidelim mi?"Olur,güzelim gidelim,"diyerek devam etti.
Güzelim dememden rahatsızsan,
Damla diyebilirim.Garip bir şekilde onun,bana güzelim demesinden rahatsız olmuyordum.Ama neden,asıl soru buydu."Sorun yok,Hakan,"dedim."Şuradan gidelim
artık."
Arabaya binmiştik.Hakan,arabayı kullanıyordu.Profesyonel gibi sürüyordu.Hakan'a aşık değildim. Ama,yanındayken güvendeymişim gibi hissediyordum.Hakan, bir şarkı açmıştı.
"Şarkıyı sevmiyorsan değiştireyim,güzelim.Kayhan açmıştı."Yok,tam tersi, en sevdiğim şarkılardandır."Vayy,"diye karşılık vermişti bana.
Eve gelmiştik,üstümü değiştirmiştim.Salona,Hakan'ın yanına indim."Karnın açmı,güzelim,"diye sordu.
Doğruyu söylemek gerekiyorsa,biraz acıkmıştım."Biraz,"dedim ."Tamam,bir şeyler hazırlayıp geliyorum."Ben hazırlardım."Hakan mutfağa gitmişti.Yaklaşık bir yarım saat sonra,bir şeyler getirdi.Yemiştim.Hakan Kantaş'ın hiç bir şey yapmayan,odun gibi bir adam olduğunu duymuştum.Hakan Kantaş'ı değiştirmiştim.