Balo yaklaşırken Hogwarts’taki herkesin heyecanı iyice artmıştı.
Fakat benim için heyecan kadar başka bir duygu da vardı.
Gerginlik.
Özellikle de Tom’un son birkaç gündür garip davranması yüzünden.
Kahvaltıda neredeyse hiç konuşmuyor, koridorlarda karşılaştığımızda kısa cevaplar veriyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi uzaklaşıyordu.
Pansy bunun sebebini biliyormuş gibi davranıyordu ama ona her sorduğumda yalnızca gülümsüyordu.
O sabah McGonagall Büyük Salon’a girdiğinde bütün öğrenciler sustu.
“Balo hazırlıkları kapsamında bugün dans provası yapılacaktır.”
Salonun her yerinden homurdanmalar yükseldi.
McGonagall kaşlarını kaldırdı.
“Şikâyetleri daha sonra dinlerim.”
Pansy kulağıma fısıldadı:
“Bittik.”
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
McGonagall eşleri tek tek çağırmaya başladı.
“Draco Malfoy ve Pansy Parkinson.”
Pansy hemen Draco’nun yanına geçti.
Draco ona bakıp:
“Hazır mısın?”
“Sen hazır mısın?”
“Ben her zaman hazırım.”
Pansy güldü.
Sıra bize geldi.
“Y/N Malfoy ve Viktor Krum.”
Viktor yanıma geldi.
“Hazır mısın?”
“Sanırım.”
“Merak etme. Sana öğreteceğim.”
“Umarım iyi bir öğretmensindir.”
Viktor gülümsedi.
“Bunu birazdan göreceğiz.”
Salonun diğer tarafında Tom ve Astoria yerlerini aldı.
Tom’un bakışları kısa bir anlığına bana geldi.
Sonra hemen başka tarafa çevrildi.
Müzik başladı.
Viktor adımları yavaşça gösteriyordu.
“Bir, iki… dön.”
Onu takip etmeye çalışırken birkaç kez yanlış bastım.
“Özür dilerim.”
“Özür dileme.”
Viktor güldü.
“İlk denemen.”
Bir süre sonra hareketlere alışmaya başladım.
Tam o sırada Tom’un tarafına baktım.
Astoria bir şey söylüyordu.
Tom onu dinliyor gibi görünüyordu.
Ama gözleri birkaç saniyede bir bizim tarafa kayıyordu.
Bunu fark ettiğimde içimde tuhaf bir his oluştu.
Viktor:
“Y/N?”
“Efendim?”
“Adımı kaçırdın.”
“Pardon.”
Viktor gülümsedi.
“Dikkatin başka yerde.”
“Biraz.”
“Tom yüzünden mi?”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Ne?”
Viktor omuz silkti.
“Belli oluyor.”
Cevap veremeden müzik sona erdi.
McGonagall yeniden konuşmaya başladı.
“Şimdi eşler değişmeyecek. Bir kez daha başlıyoruz.”
Müzik yeniden başladı.
Bu kez Viktor dansı daha rahat yapıyordu. Bir noktada adımı karıştırınca bana destek olmak için kolumdan tuttu ve yeniden yönlendirdi.
Tam o sırada Tom’un tarafında bir sandalye hareket etti.
Tom durmuştu.
Astoria ona şaşkınlıkla baktı.
“Tom?”
“Bir dakika.”
Tom salonun dışına çıktı.
Mattheo bunu fark etmişti.
Bir süre sonra o da peşinden gitti.
Ben ise ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
Prova bittiğinde Viktor yanıma geldi.
“Yarın da çalışabiliriz.”
“Olur.”
“Balo için iyi olacak.”
Başımı salladım.
“Teşekkür ederim.”
Koridora çıktığımda Mattheo duvarın yanında duruyordu.
“Tom nerede?”
“Bilmiyorum.”
Mattheo birkaç saniye sessiz kaldı.
“Bence biliyorsun.”
“Ne demek istiyorsun?”
“Hiç.”
“Bu kelimeyi siz Riddle kardeşleri çok seviyorsunuz.”
Mattheo güldü.
Sonra ciddileşti.
“Bugün Tom’la konuşma.”
“Neden?”
“Çünkü şu an çok sinirli.”
“Neye?”
Mattheo cevap vermedi.
Tam o sırada Tom koridorun diğer ucunda göründü.
Bize baktı.
Sonra gözlerini kaçırdı.
Yanından geçerken:
“İyi akşamlar.”
dedi.
Sesi buz gibiydi.
“Tom…”
Durmadı.
Akşam yemeği vakti geldiğinde Tom Büyük Salon’a inmedi.
Mattheo da masada sessizdi.
“Tom nerede?”
“Odasında.”
“Yemek yemeyecek mi?”
Mattheo omuzlarını kaldırdı.
“Bilmiyorum.”
Gece olduğunda Tom hâlâ ortalıkta yoktu.
Ben sonunda dayanamayarak odasının kapısına kadar gittim.
Kapıyı çaldım.
Cevap gelmedi.
Bir kez daha çaldım.
“Tom?”
Sessizlik.
Tam geri dönecekken içeriden sesi geldi.
“Git.”
Olduğum yerde kaldım.
“İyi misin?”
“İyiyim.”
“Değilsin.”
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonunda kapının ardından:
“Y/N…”
“Efendim?”
“Bugün Viktor’la eğlenmişsin.”
Sesindeki ton beni şaşırttı.
“Dans provasıydı.”
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden—”
Sözümü kesti.
“Bilmiyorum.”
İlk kez Tom’un gerçekten ne söyleyeceğini bilmediğini hissediyordum.
Kapının önünde birkaç saniye daha bekledim.
Sonra sessizce:
“Yarın konuşuruz.”
dedim.
Cevap gelmedi.
Odama dönerken aklımda tek bir düşünce vardı:
Tom Riddle neden Viktor’la dans etmemden bu kadar rahatsız olmuştu?