İçeriğe geç

Zorbadan Aşk’a

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Zorbadan Aşk’a

Bölüm 10

Davet

Tatil sabahı Hogwarts her zamankinden daha sessizdi.

Koridorlarda bavul sesleri yankılanıyor, öğrenciler ailelerine dönmek için Büyük Salon’a doğru ilerliyordu.

Pansy heyecanla yanıma geldi.

“Hazır mısın?”

“Evet.”

Draco bavulunu sürükleyerek yanımıza geldi.

“Annem gönderdi. Hemen çıkmamız gerekiyor.”

Pansy bana baktı.

“Tatilde görüşürüz.”

“Görüşürüz.”

Sarılmak için birbirimize yaklaştığımız sırada arkamızdan bir ses geldi.

“Y/N.”

Döndüm.

Mattheo.

Elinde hiçbir bavul yoktu.

“Sen gitmiyor musun?”

“Hayır.”

“Tom da mı?”

“Evet.”

“Niye?”

Mattheo birkaç saniye sustu.

“Bir işimiz var.”

“Ne işi?”

“Bunu anlatamam.”

Tom koridorun diğer ucunda belirdi.

Mattheo ona baktı.

Tom’un yüzündeki ifade ciddiydi.

“Mattheo.”

“Geliyorum.”

Mattheo bana döndü.

“Tatilde dikkatli ol.”

Kaşlarımı çattım.

“Niye?”

“Öylesine.”

“Mattheo.”

Gülümsedi.

“Sonra anlatırım.”

Sonra Tom’un yanına gitti.

Ben ikisinin arkasından baktım.

Malfoy Malikanesi’ne vardığımızda her şey her zamanki gibi sessizdi.

Ama bu kez bir gariplik vardı.

Babam salonda değildi.

Annem de yoktu.

Draco cüppesini çıkarırken bana baktı.

“Bir şey fark ettin mi?”

“Evet.”

“Ne?”

“Ev fazla sessiz.”

Draco cevap vermedi.

Tam o sırada yukarıdan bir ev cini geldi.

“Elinizde bir mektup var, küçük hanım.”

Mektubu aldım.

Üzerinde isim yoktu.

Sadece siyah bir mühür vardı.

Draco yanıma geldi.

“Bu ne?”

“Bilmiyorum.”

Mührü açtım.

İçinde tek bir cümle vardı:

“Bu gece saat on ikide, Riddle Malikanesi.”

Draco’nun yüzü değişti.

“Bunu kim gönderdi?”

“Bilmiyorum.”

“Gitmeyeceksin.”

“Draco…”

“Y/N, hayır.”

Mektubu tekrar okudum.

“Belki bir hata.”

“Hayır.”

Draco’nun sesi bu kez daha sertti.

“Riddle ailesiyle ilgili hiçbir şey tesadüf değildir.”

Aynı saatlerde Hogwarts’ta…

Tom ve Mattheo eski bir koridorda ilerliyordu.

Mattheo elindeki mektubu açtı.

“Toplantı gerçekten bu gece.”

Tom başını salladı.

“Biliyorum.”

“Babamız da gelecek.”

Tom durdu.

“Evet.”

Mattheo ona baktı.

“Y/N de davet edilmiş.”

Tom’un yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Ne?”

“Malfoy ailesine de gönderilmiş.”

Tom birkaç saniye sessiz kaldı.

“Onun gelmemesi gerekiyor.”

Mattheo kaşını kaldırdı.

“Neden?”

Tom cevap vermedi.

Mattheo hafifçe gülümsedi.

“Onu düşündüğün çok belli.”

Tom ona sertçe baktı.

“Saçmalama.”

“Tamam.”

Gece saat on ikiye yaklaşırken Malfoy Malikanesi’nde herkes hazırlanmıştı.

Draco hâlâ yanımdan ayrılmıyordu.

“Bir şey olursa benim yanımda kal.”

“Tamam.”

“Ciddiyim.”

“Ben de ciddiyim.”

Kapının açılma sesi duyuldu.

Babam içeri girdi.

Bizi görünce durdu.

“Hazırlanın.”

Draco sordu.

“Nereye gidiyoruz?”

Babam kısa bir cevap verdi.

“Riddle Malikanesi’ne.”

Kalbim hızlandı.

Demek mektup gerçekti.

Riddle Malikanesi’ne vardığımızda kapının önünde birkaç kişi daha vardı.

İçeri girdiğimizde ilk gördüğüm kişi Mattheo oldu.

Beni görünce yüzündeki ifade yumuşadı.

“Geldin.”

“Evet.”

Tom hemen arkasındaydı.

Bana baktı.

Bir şey söylemedi.

Sadece gözlerini üzerimde birkaç saniye tuttu.

Sonra kapılar kapandı.

Salonun en sonunda karanlık bir koltukta biri oturuyordu.

Herkes sustu.

Tom ve Mattheo’nun yüzündeki ifade değişti.

Ben kimin geldiğini henüz göremiyordum.

Sonra o kişi ayağa kalktı.

Tom başını eğdi.

Mattheo da.

Draco kolumu tuttu.

Ve salondaki herkes aynı anda sessizleşti.

Voldemort.

O gece, Hogwarts’taki her şeyin sandığımdan çok daha büyük olduğunu ilk kez anladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.