3 saatin sonunda uçakla Antalya'ya varmıştık. Uçaktan indik ve içimi temiz havayla doldurdum. Annem yanıma geldi "Doğa bak şuradaki arabayla yeni evimize gideceğiz." dedi siyah ve lüks bir arabayı gösterek. Oha! bu kadar lüks bir araba tutamazdı annem, daha kendime ipad alırmaya bile ikna edemiyorken bu arabayı bizi yeni eve kadar götürmesi için bu kadar pahalı bir araba tutması im-kan-sız-dı! Ağır adımlarla arabaya doğru gittik. İçine ilk ben bindim ve ne göreyim, Şoför vardı! Cidden bugün bir villa görmediğim kalmıştı gerçekten! Annem yanıma otur- duğu zaman direk soru yağmuruna tuttum "Anne bu ne böyle? Uçağa binmeler, Lüks model özel araçlar ve özel şoför! bide villaya gidelim tam olsun! zengin ol- dukta benim mi haberim yok?" son cümleyi duyduğunda kaşları kalktı ve önüne döndü. Yaklaşık bir saat sonra dediğim çıkmış, iki katlı, büyük bir bahçesi olan lüks bir villaya geldik. Hadi villaya gelmemizi es geçiyorum, kapıda oldukça varlıklı, otuz yaşlarında bir adam gülümseyerek bekliyordu! Ağızım bir karış açık kaldı. Anneme 'ciddi misin' bakışı attıktan sonra arabadan indim ve etrafa Şaşkın bakışlar attım. Orda sap gibi dikilen adam anneme doğru kollarını açtı ve "Hoş geldin hayatım!" dedi. Lan bir dakika, annem sevgili yapmışta haberim yok! "Ne!! Ciddi misiniz siz? Anne neden bana böyle birşey olduğunu anlatmadın? Bu kim?" diye sordum. "Ee kızım sana söyleyemedim ama.. bu benim sevgilim Demir ve yakın zamanda nışan- lanıcağız." Ağzım açık dinlemiştim. Nasıl babam öldükten sonra tekrar evlenebilrdi? Babam aklıma geldiğinde gözümden bir damla yaşı tutamadım."A-anne ciddi misin? Babam öldükten sonra ikinci bir evlilik mi yapıyorsun? Bu şaka olmalı!" Bir an aklıma annemin bana söyledikleri aklıma geldi ve duraksadım "Bir dakika ya. Bana yalan söyledin! bizim tahinin yüzünden taşındığımızı söylemiştin. Meğersem bu adam yüzündenmiş! Gerçekten sana inanamıyorum anne inanamıyorum!" bütün bunları söylerken sesim titriyor, yavaş yavaş ağlamaya başlıyordum. Çünkü çok kırılmıştım. Annem bana söyleseydi ilk başta kızardım ama sonra analayışla karşılardım. Annem ağladığımı görünce yanıma gelmeye başladı "Gelme!" diye geri çevirdim ve içeri girdim. Dışardaki adama bakarak "Misafir odası nerde!" dedim titrek se- simle. Adam üzgün gözlerle "Senin odan üst katın sağ tarafından ikinci oda." diye cevapladı. Hızlı adımlarla üst kata çıktım ve dediği odayı buldum. Odadan iğrendim, çünkü en nefret ettiğim renktendi: pembe! Umursamadım ve yatağa oturup ağladım........
Bölüm 3
GERÇEKLE YÜZLEŞME
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.