Arkamdaki cocuk bilegimden sertce cekip beni duvara dogru ittirdi.
"Ah" hissettigim aciyla beraber inledim. Biraz nazik olsalar olmuyor muydu. "Neden onune bakmiyorsun kucuk kedi" Chan yuzume yaklasip ellerini duvara koydu, yani suanda beni duvarla arasina almisti.(yanlis anlamayin ayol)
"Kedi mi?" ne kedisinden bahsediyordu bu. Hayatimda ilk ve son defa deneyecegim birsey yaptim ve Chan'i ittirip merdivenlerden yukari dogru cikmaya basladim. Kosarken nereye saklanabilirim diye dusunuyordum ki tuvalet disinda heryerde yakalayabilecekleri aklima geldi. Tuvalettede bulurlar ama en azindan bir kabine girersem onlar gidene kadar orada kalabilirdim. Onume gelen ilk tuvalete girip kabinlerden birine saklandim. Okul sadece erkek ogrencilere yapildigi icin kizlar tuvaletine girme ihtimalim yoktu.
Birkac dakika sonra kapinin acilma ve adim seslerini duydugum gibi burada oldugumu anlamasinlar diye hic hareket etmeden nefesimi tuttum. Kapinin kilitlendigini haber veren kucuk 'clik' sesini duyduktan sonra cok pis sicip sivadigimi anladim. "Kucuk kedii burada oldugunu biliyoruz hadi cik oradan. Cik ki daha fazla sinirlenmeyelim." kabinlerin kapilarindan birini cok sert yumruklamislardi yada tekmelemislerdi bilmiyorum, suan bildigim tek sey agzima sicicak olmalariydi.
Daha fazla sinirlenmemeleri icin yavasca icinde durdugum kabinin kilidini acip kucuk adimlarla ciktim. Zemin disinda hicbir yere bakamiyordum. "Hadi ama bu kadar korkak olma da kaldir o tatli yuzunu." sesinden anladigim kadariyla bunu o kisa olan soylemisti. Gorus alanim bulaniklasmaya baslamistiki bir el cenemden tutup kafami kaldirdi. "Biz seninle tanismadik. Ah Changbin nasil bu kadar aptal oluruz." boylece kisa olanin adini da ogrenmis bulundum.
"Sen sanirim fazla korktun ilk once biz baslayalim sonra da sen kendini tanitirsin. Ben Changbin, Seo Changbin herkesin korkulu ruyasi ama bir o kadarda yakisikli pic." gercekren mi bir insan neden kendini pic diye tanitirki. Zevk mi aliyordu ne? "Bende Bang Chan. Ben Changbin'den daha yakisikliyim ama pic degilim ben iyy. Hadi simdi sen kendini tanit guzelim." bunlarin psikopat oldugunu dusunmeme az kalmisti gercekten.
"Adim Lee Minho." baska diyecek birseyim oldugunu dusunmuyordum o yuzden sadece adimi soylemekle yetindim. "Sadece bu kadar mi biraz sevdigin seylerden bahset." Changbin konusurken ustume dogru gelmeye baslamisti. "Dur lutfen dur gelme!" yere cokup sayiklamaya baslamistim, sonrasi ise karanlik...
Hyunjin'den:
Kantinden cikmis elimde tostumla birlikte sinifima gidiyordum ki biri hizlica onumden gecti. Ben daha ne oldugunu anlayamadan okulun zorbalarinin az once onumden gecen cocugun pesinden kostugunu gordum. 'Yine kime zorbalik yapiyorlar acaba?' diye dusunurken birden durdum ve kendi kendime neden o cocuga yardim etmiyorum dedim ve arkalarindan kostum. Elimde tost oldugunu hatirlayip hemen sinifa gidip tostumu biraktim ve son anda girdiklerini gordugum tuvalete dogru ilerledim iceriden "Dur lutfen dur gelme!" seklinde aglama sesleri geliyordu.
İceri girmekten vazgecip kapidan dinlemeye devam ettim. Bu tarafa dogru gelen ayak sesleri duydugumda hemen mukemmel oyunculuk yeteneklerimle oradangecen rastgele bir ogrenciymis gibi davrandim. Onlar iyice uzaklastiktan sonra hemen tuvalete girdim. Girdigim anda far gormus tavsan gibi kaldim cunku yerde yatan bir cocuk vardi. Onu okulda daha ince gormemistim yeni gelen cocuk o olmaliydi. Hemen yanina gidip kucagima aldim, acayip hafifti. Aceleyle tuvaletten cikip revire dogru kosusturmaya basladim. Bir yandan da Chan ve Changbin ile karsilasmamak icin hizli olmaya calisiyordum. Sonunda revire gelmistik, yeni gelen cocugu oradaki sedyelerden birine yatirdim. Hemsire abla gorunurde yoktu o yuzden sedyenin yaninadaki sandalyeye oturup beklemeye basladim. Bi 10 dakika falan sonra hemsire abla geldi ve "Noldu Hyunjin, bu cocuk kim ve noldu?" dedi. Hemsire abla tabikidde beni taniyordj. Neyse suan konumuz bu degil. "Abla valla bende bilmiom tuvalete girdigimde baygin bir sekilde yatiyordu." ellerimi kafamin iki yanina kaldim ben sucsuzum der gibi. "Dur bir ben bakiyim su cocuga. Azicik kenara cekil."
Bilmedigim birkac sey yaptiktan sonra "Sanirim bir travmadan tetiklenmis, yara almis gibi durmuyor cunku. Benden bu kadar yavrum istersen uyanmasini bekle ama haberin olsun zilin calmasina az kaldi." biraz dusundukten sonra "Bekliyim ben abla tesekkur ederim." beklemem gerek gibi hissediyordum. Acaba hangi sinifta yada adi ne. Kalkinca sorucam artik, umarim kalkmasi cok uzun surmez.
Minho'dan:
Kalktigimda yumusak bir yerde yatiyordum. İyide ben tuvaletin zemininde bayilmamis miydim? Gozlerimi acip etrafa bakindim hemen yani basimda saclari sari ve biraz uzun bir cocuk vardi. Sanirim okulun revirindeydim. "Sey merhaba?" biraz dogrulup konustum. "Sonunda uyandin. Ben Hyunjin memnun oldum." hemen boyle samimi davranmasina sasirmistim cunku hayatim boyunca annem disinda kimse boyle davranmamisti. "Bende Minho. Buraya beni sen mi getirdin?" diye sordum, Hyunjin birsey hatirlamis gibi aydinlanmisti.
"Evet ben tasidim ve nasil bu kadar hafifsin kac kilosun bakiyim sen?" kaslarim catilmis ona bakiyordum. "61" gozleri aninda kocaman acilmis ve kolumu tutup isaret ve bas parmagiyla bilegim olcusunu almisti, yani sanirim? "Abi manyak misin kilo alman gerek. Bu kadar zayif olman hic saglikli degil. Ha bu arada kalkabilecek durumda misin? Zil caldida sinifa gitmemiz gerekiyor." kafami sallayip ayagi kalktim ama birden hizlica kalktigim icin basim dondu ve dusecekken Hyunjin tuttu." Tesekkur ederim."
"Rica ederim. Hangi siniftasin ben 10-F." ayni sinifta olmamiz iyi olmustu, sinifa tek basima girmeyecektim. "Bende 10-F deyim." sevinmis gibi gorunuyordu. "Beraber oturalim mi?" diye sordu, konusmaya usendigim icin sadece kafa salladim. Revirden ciktiktan sonra sinifa gidene kadar ortama sessizlik hakimdi. "Hyunjin." tam kapiyi tiklaticaktiki ona seslenmemle hemen bana dondu. "Efendim Lino?" soyledigi lakap icimi isitmisti. "Sence ben kotu biri gibi gorunuyor muyum?" neden birden boyle birsey sordugumu bende bilmiyordum, sadece birden agzimdan kacmisti. "Hayir, sen suana kadar gordugum en tatli kisilerdensin." dedikleriyle utanmistim ve yanaklarimin kizardigini hissedebiluyordum. "Minho sen utandin mi, oha domatesden daha cok domatese benziyorsun." yuzumu saklamaya calisarak konustum "Hadi iceri girelim artik biri gorucek." Hyunjin guldukten sonra kapiyi tiklatti ve iceri girdi bende arkasindan girdim.
"Hyunjin neredeydin- Aaa sen Minho olmasin, gel kendini tanit cocugum." Hoca kizacakken arkada duran beni gormus ve yanina cagirmisti. Ben hocanin yanina gittigimde Hyunjin de yerine dogru gidiyordu. "Merhaba ben Lee Minho, tanistigima memnun oldum." hizlica kendimi taniyip yerime gectim. "Evet cocuklar Minho ile iyi anlasacaginizi umuyorum. Simdi derse devam ediyoruz." Hyunjin benim yan siramda oturuyordu, ona baktigimi fark edip bana dondu ve goz kirpti. Onume geri dondugumde Changbin bana donmus sinirli bir sekilde bakiyordu.
Bu sanirim en uzun bolum oldu 955 kelime.
Zeynorarara
