Tostlarımızı yedik ve bundan sonra olacakları düşünmek için bir yuvarlak oluşturduk. Biliyordum hiç birimizin bir fikri yoktu. Ama olmak zorundaydı burda sonsuza kadar yaşayamazdık. Bütün cesaretimi toplayıp söze girdim
- Biliyorum... Hiç birimizin sonumuz hakkında bir fikri yok. Belki ölücez. Ama en azından birazda olsa dayanmak zorundayız hemen pes edemeyiz. Bir çözümü olmalı. Burada kapana kısılmış olamayız. Buradan çıkıcaz. Ben inanıyorum. Biraz daha düşünürsek bir çözüm bulabiliriz.
Oradan söze can atladı.
- Boşuna yorma nefesini . Böyle bir faciada nasıl kurtulmayı düşünüyorsun. Yani filmlerdeki gibi herkez ölücek biz yaşıycaz. Oldu anca rüyanda görürsün. Ölücez hepimiz anla işte.
Onun söylediklerine çok sinir olmuştum. Umutsuzlığa kapılmıştı. Ama nasıl bu kadar çabuk bunu kabullenebilirdi. Hepimizin ölüceğini düşünüyordu. Dayanamadım ona cevap verdim sinirliydim.
- sen nasıl böyle düşünürsün. Resmen ölüceğini kabulleniyorsun ya. Bu kadar basit mi senin için ölüm.
Can
- Evet bu kadar basit. Hepimiz elinde sonunda zombiye dönüşücez. Ne sanıyorsun seçilmiş kişi olduğunu falan mı.
Kumsal
- bu kadar kolay değil ölmek ya. Yaşama umudunu kaybetmişsin sen resmen.
Can
- evet kaybettim. Git bir camdan dışarı bak istersen. Gerçeklerle yüzleş biraz. Salak gibi bu filmlere inanıp bu faciadan kurtulucağını falan sanıyorsan daha çok beklersin. Ölüceksin hepimiz ölücez. Hemde birkaç gün içinde. Senin gibi salakla-
Yağız
- can fazla ileri gidiyorsun. Haddini aşma!
Ayağı kalktım ve masaya doğru ilerlemeye başladım. Arkamdan yağız seslendi.
- Kumsal buraya gel ve otur adam gibi konuşalım öyle hemen çekip gitmek yok. Bir planımızın olması lazım.
Canın söylediklerinden sonra ben oraya bir daha oturmazdım en azından şuan.
- E canın süper planı var. Ölmek mesela.
Yağız canla aramızda olan kavgadan hoşlanmamıştı belliydi.
- Kumsal keçi gibi inatlaşmayı bırakın lütfen.
Bende ortamı dahada sinirlendirmemek için sakin bir cevap verdi.
- şuan konuşmak istemiyorum biraz dinlenicem hem şuan herkez gergin gerek yok bu gerginliği çekmeye bence sizde dinlenin.
Dedim ve sandalyeye oturup kafamı masaya koydum..Yağız camdan bakıyordu, Aleyna cama sırtını dönmüş bir şekilde sandalyede oturuyor, telefona bakıyordu, can ise eline bir kek almış benim çaprazımdaki masanın üstünde oturuyordu.Ben ise o masanın üstünde uyumaya çalışıyordum. Ama uyuyamadım. Yarım saat boyunca öyle bekledim. Yarım saat sonra Aleyna'nın sesi geldi.
- Hassiktir
sonra yağız hızla Aleyna'nın yanına gidip telefona baktı.Sonra arkadan Can'ın sesi yükseldi.
- Aga noldu. Kötü bir şey mi var?
- ç-çabuk buraya gelin.
Can ayağı kalktı ve yağızın yanına doğru gitti. Arkasından bende kalktım. Telefonun ekranına baktık ve bir haber kanalıydı. instagramdan bir paylaşım yapılmıştı. yapılan paylaşımda bizim dördümüzün resmi vardı.Resmin altında kırmızı ile yazılmış bir yazı vardı.
"KOROĞLU KOLEJİNDEKİ DÖRT ÖĞRENCİNİN BODRUM KATTA YANMIŞ BİR HALDE CANSIZ BEDENLERİ BULUNDU"
NE!!
Ölü ilan edimiştik ve bizim daha bundan yeni haberimiz oluyordu.Bu haberi kim yaymıştı. sadece bu kanalda vardı.
Birden yanlışlık ağzımdan bir cümle çıktı.
- şimdi napıcaz
kimse bimiyordu bunun cevabını. cidden şimdi napıcaktık.Artık bizi aramayı bırakmışlardı.Peki cansız bedenlerimiz. onlar neydi. off bir sürü soru vardı kafamda.
Sorduğum sorunun ardından yağız cevap verdi.
- ikiye ayrılıcaz.
ne saçmalıyordu bu.
- yağız bu çok saçma. iki kişi nasıl savunucaz kendimizi.
yağız söze girdi
- izin ver anlatayım.
tamam anlamında kafamı salladım.
- şimdi ikişerli grup olucaz. Ardından İlk grup okulun terasına çıkıp yardım arıycak. geçen helikopterlere kendilerini belli edip onları terasa çekmeye çalışıcak. ikinci grup ise bodrum kata inip orayı kontrol edicek.
çok tehlikeliydi bu bahsettiği. çok büyük risk alıyorduk. bunu göze alamazdım.
-olmaz ben kabul etmiyorum. çok büyük risk alıyoruz.
sonra aleyna atladı söze
- burda durarak daha çok risk alıyoruz. eğer ölücek olursak hepimiz aynı anda aynı yerde ölücez. birimizin kurtulma ihtimali varsa bile burda durarak o ihtimalide yok ediyoruz.
Onlarla gitmek zorundaydım.Burada tek kalamazdım. sustum cevap veremedim. bir kaç saniyelik bir sessizlikten sonra yağız söze girdi.
- evet bir erkek bir kız olarak ayrılıcaz gruplara. canla kumsal grup olamaz zaten o yüzden ben ve kumsal grup oluyoruz. şimdi kim inicek bodrum kata onu seçicez.kumsalla can taş kağıt makas yapsın.
kabul ettim...
kazanan takım yukarı çıkıcaktı. ilk sayıda biticek.
TAŞ, KAĞIT, MAKAS...
Makas yaptım. gözlerimi kapatmıştım. korkuyordum gözlerimi açmaya. canın sesini duydum.
-ağğğhhh
gölerimi açtım. kazanmıştımmm
- yes beğğğ
yağızla biz yukarı çıkıcaktık. ama aleyna ile can nolucaktı. onlar için endişeleniyorum.yağız çantaya atıştırmalık koyarken bende aleynanın yanına gittim.
- aleyna dikkat edin tamammı. bak her taraf zombi dolu. çok dikkatli olun.
oda bu söylediklerime karşılık bana sarıldı
- merak etme cok dikkatli olacağım.
artık herşey hazırdı. kapının önündeki masaları çektik. yağız önden gitti ve kapıyı hafifçe araladı. ve dışarı baktı kimse yoktu. bunu fırsat bilip hemen dışarı çıktık . bütün hızımızla koştuk. artık yollarımızın ayrıldığı merdivenin başına geldik. aleyna ve can alt merdivenden indi bizse yukarıdaki merdivenden çıktık.
bundan sonra nolucaktı, aleyna ile can yaşıyacakmıydı. biz, bize nolucaktı artık yağız ile terasta baş başa kalmıştık. ne bir geçen helikopter vardı ne bir kuş uçuyordu oturmuş orda bekliyorduk. evet belkide sona gelmiştik.belkide can haklıydı. ölücektik.....
