Sophia: Neden yavaşladık?
Zoltan: belkide burda durmak yeterlidir.
Yeterince uzaklaşmadık.
Zoltan: Hayır, uzaklaştık. Baksana şuraya, binalar var.
Zoltan binaların olduğu yer tehlikelidir. Özellikle zombi dolu bir dünyada isek.
Zoltan: Ama ayrıca güvenlidir. Marketler buluruz, yağmalariz ve kim bilir belki yeni insanlarla tanışırız?
Sizde böyle mi düşünüyorsunuz?
Sophia: Aslında doğru ama tehlikeli. Özellikle bir bebek olan grup için.
Zaldan: Şehire girmemeliyiz.
Clara: Açliktan öleceksiniz. Gidip neden yemek bulmuyorsunuz! Ayrıca bebeğe bez ve süt lazım. Bunu bulmak zorundayız.
Sophia: Bebek için dışarımı çıkacağız? Aklından çıkart.
Clara: Sadece bebek için değil sizin içinde. Yemek ve su lazım. Hangimiz en son şu içtigini hatırlıyor?
Peki o zaman. Oylama yapalım. Dışarı çıkmak isteyenler?
Clara: Ben!
Zoltan: Ben!
Çıkmak istemeyenler?
Ben!
Sophia: Ben!
Bir kişi oy vermedi?
Zaldan: Oy vermek zorunda mıyız?
Evet.
Zaldan: Peki o zaman. Dışarı çıkalım.
Sophia: Ahh Tanrım! Bunlar kafayı yemişler!
Sophia, birlikte dışarıda konuşalım mı biraz?
Sophia: Olur.
Bak Sophia, dışarı çıkmak istemiyorsun. Bende istemiyorum. Ancak zoltan ortaya birşey attığı zaman fikir ayrılığı oluyor. Sanki öncü oymuş gibi.
Sophia: Ne yapmamı bekliyorsun? Gidip onunla dışarı çıkmayımı?
Sadece onun kurallarına uyuyormuş gibi yap. Yakında Kurallara uymak zorunda kalacak.
Zoltan: Hey! **Elinde pala vardır** Amacın beni öldürmek mi! Gelde öldür lanet pislik!
Sophia: Hey! Ne yaptığını zannediyorsun sen!
Zoltan! İndir o elindeki palayi!
Zoltan: Tekrar Seçim yapacağız. Kimin öncü olup olamayacağını seçeceğiz! Anladınız mı!
Clara: Zoltan ne yapıyorsun! Lütfen! O elindekini indir!
Dövüşmek istemiyorum. Ama öncü seçimi yapicaksak yapalım!
Zoltan: Peki! Bana oy verenler ELİNİ KALDIRSIN!
Clara: Zoltan lütfen! zombiler gelecek yapma!
Zoltan: Bana oy verenler elini kaldirsin! Kaldirmayanin eli olmaz!
Clara: **el kaldırır**
Zaldan: **el kaldırır**
Sophia: **el kaldırmaz**
Zoltan: Az önce ne demiştim! O elini keserim demiştim değil mi!
Zoltan! Düello yapalım! Kazanan lider olur!
Zoltan: Seninle neden düello yapayım! Seni öldürmek benim kârima olmaz!
Korkuyorum demiyor da!
Zoltan: Peki! Sen kaşındın! **Palayi yere atar** Erkek erkeğe! Yumruk yumruğa! Hemen şimdi!
Tamam!
**Sophia sopasını alır ve zoltanin bacağına vurur**
Zoltan: **AgghhHh** Ne yaptığını zannediyorsun sen!
**Sırtına yumruk atar**
Zoltan: **Sersemleşir** BU ADİL BİR KAVGA DEĞİL!
Sophia: **Sopasıyla aynı bacağa tekrar vurur**
Zoltan: **yere düşer**
Geber piç kurusu! **Ayağıyla zoltanin kafasına tam vuracakken**
Clara: öncü! Ne olursun yapma!
Zoltan: **bir ayagini kullanamaz halde** Bırak beni! Önce o Sophia sonra da senin kelleni alacağım!
Bitirici hamleyi yap Sophia!
**Sopayla zoltanin aynı bacağına sert şekilde tekrar vurar**
Zoltan: **AgghhHhH** Pes! PES! teslim oluyorum!
Herkes içeriye, bu dışarıda kalacak!
Clara: Lütfen yapma! O anki sinirle sana saldırdı!
Zoltan: beni bırakmayın! LÜTFENN!
**Bir bebeği olan adamı dışarda bırakmali mıyım?**
Zoltan: lütfen! Liderimiz sensin! Lütfen bir daha sana saldirmayacagim!
Sophia sopayı ver!
Sophia: Dersini yeterince aldı?
Sadece sopayı ver.
Sophia: tamam.
Bir daha bana baş kaldırsan, bir daha kendince fikir üretirsen, Senin dilini keserim! ANLADIN MI!
Zoltan: Hayır! LÜTFEN!
Sophia, yardim et te şunu iceriye alalım!
**İçeride bir koltuğa koyarlar** neden bana saldırdın!?
Zoltan: Bak! Bu gördüğün bebeğim aç ve bezi yok. Sen ise bunu bildiğin halde devam etmemiz gerektigini söylüyorsun!
Zoltan neden gidip tek başına toplamiyorsun bezi?!
Zoltan: Lütfen! Bebeğime yemek bulalım, sonra beni ister at ister öldür!
Zoltan, Bu günlük bu karavanda durmayacaksın. Yarına kadar düşüneceğim.
Zoltan: Ya bebek? Çocuk Aç!
Sophia: Bu bebek yüzünden ölme riskimizin oldugunu ve zoltan yüzünden ikiye katlandığını söylemek istiyorumr
Clara: bebeğin yemeyini yedirdim. Size bunu anlatamadim bir türlü.
Yedirdin mi? O Zaman dışarı çıkmanın zamanı geldi zoltan!
Zoltan: Bak bir zombi üstündeydi, sayemde kurtuldun! Sophia bacağı bükülmüştü, sayemde kurtuldun! Şimdi ise bana bir iyilik yap ve beni bağışla!
Sende haklısın. Sana nasıl güveneceğiz peki? Ya biz yatarken bizi öldürürsen?
Zoltan: Hayır! Sizi öldürmeyeceğime Tanrı adına söz ve yemin ediyorum.
Tamam. O zaman sabaha kadar burda yatacağız. Sende karavan'ın üstünde yat. Zaten yer yoktu. Açılmış olur.
Zoltan: Teşekkür ederim Lider! Tanrı her zaman yaninda olsun!
Herkes yatsın. Yarın bakacağız.
Peki.
**Herkes kalkmadan 2 saat önce**
Zoltan: Demek beni küçük düşürmek he! **Fısıldar** Clara! Clara!
Clara: Ne oldu?
Zoltan: Bebeği al ve hemen dışarı cik. Kaçıyoruz.
Clara: Hayır. Bu sefer olmaz. Daha yeni birbirinizle Barışmisken şimdi gitmek olmaz.
Zoltan: Benimlemisin degilmisin!
Clara: Zoltan, Otur ve dinlen biraz! Lütfen! Bugün çok yorucuydu!
Zoltan: Artık ben yokum! Size iyi uykular!
Clara: Nereye gidiyorsun!
Zoltan: Cehenneme!
Clara: Gitme! Lütfen!
Zoltan: **uzaklaşır**
**2 saat sonra**
Sophia: Ne demek zoltan kaçar!
Clara: Benide cagirdi ama gitmedim.
Zaldan: Hey Lider! Uyan! O gitmiş.
Sesleri duydum.
Zaldan: Ne yapacağız?
Bugünden itibaren sol kolum sensin. Sağ kolumda sophia.
Zaldan: Teşekkür ederim ama Şuanda bu önemli miydi?
Zaldan, herkesi dışarıda topla ve bekleyin.
Zaldan: Peki.
10 dakika sonra...
Evet arkadaşlar. Ekipten bir kişi ayrıldı.
Sophia: böyle olacağı maküldü.
Bugün şehre adımımızı atacağız. Zoltan gittikten sonra resmi olarak zaldan sol kolum, Sophia ise sağ kolum olmuştur. Herkes eşyalarini ve sopalarini hazırlasın. Şehre gidiyoruz!
Sophia, Clara, Zaldan: Anlaşıldı!
**Herkes hazırlanmıştır ve karavanla şehre girmişlerdir. **
Sophia: Lider dur!
Ne oldu?
Sophia: şurda bir market var. Bak hemen şurda!
Evet! Mükemmelsin kızım! Sopalarinizi hazırlayın, içeride ne varsa direkt buraya getirin. Pala, demir sopa gibi şeyleri sırtınıza koyun. Ve SAKIN ses çıkarmayın.
Sophia: Tamam!
**Yağmalamaya başlarlar, 20 Dakika Sonra..**
Neler buldunuz?
Sophia: bize 1 hafta yeterli yemek ve su buldum.
Clara: Bez sorunumuz çözüldü. 2 haftalık bez ve süt sorunu olmaz.
Güzel! Ya sen zaldan?
Zaldan: Sadece 1 tane pala. Al bu senin olsun.
Hayır, senin olsun. Bende sopa var.
Zaldan: Teşekkürler.
Sophia: Şimdi plan ne?
Yeterince erzağimiz var. Hadi gidelim burdan.
Sophia: Benzinimiz çok azaldı. Bu kadar benzin bizi götürmez.
O zaman şurdaki evde kalalim bu günlük.
Sophia: Tamamdır! Hadi Millet!
**Evin kapisina kadar gelirler**
Sophia: kapı kitli. Kirarsak ses çıkar.
Ne yapmalıyız?
Bence cami kirabiliriz ama ses çıkar. Hiçbirsey yapamayiz.
Clara: Anahtarlar kapının üstünde olabilir.
Sophia: **bakar** Evet! Anahtar var!
Clara, mükemmelsin!
Sophia: Kapıyı açıyorum.
Aç.
Sophia: **içeriye girerler** herkes odalara teker teker baksın. Etrafta zombi olabilir dikkat edin.
Tamam.
**Gece olur**
Heryer güvenli mi?
Zaldan: Burda zombi yok.
Clara: burdada yok.
Sophia: Ev güvenli. Hadi herkes bir odada eşyalarını yerleştirsin. Eşyalari benle lider bu eve taşıyacağız.
**Yavaştan eşyaları taşırlar**
Sophia: Sence zoltan bize bir oyun yapmış olabilir mi?
Sanmam.
Sophia: Neden peki?
Eğer oyun yapmış olsaydı karavanda yatarken bizi öldürdü. Öldürmedi çünkü aklında sadece kaçmak vardı.
Sophia: Haklısın.
Hey Sophia, o dövüşte bana yardım ettiğin için teşekkürler.
Sophia: Karşılığı olarak senden birşey istesem?
Nasıl birşey?
Sophia: Seninle saatlerce aynı yatakta kalmak gibi şeyler istesem, ya da şu markette bulduğum prezervatifi kullanmak istersin belki?
Bunu istiyor musun gerçekten?
Sophia: **kucağına atlar** Hadi odamıza gidelim!
Pekala. Clara ve Zalda, taşima işleri sizde! Biz başka bir şey yapacağız!
**O gün sesler tüm evde yankilanmişti. Sanki dışarıda kıyamet kopmuyormuş gibiydi. Onlar birbirinin olurken aşşagida zaldan ve Clara tüm herşeyi eve taşımıştı**