Gözlerim yavaşça açıldı,kulağıma bir ses geliyodu.Beynimin uyuşukluğu yavaş yavaş gitmeye başladığında o sesin alarmımın sesi oldugunu anladim.Saat tam 6'ydı alarmımı kapalttım ve tekrar yattım kendime gelmeye çalıştım.Emindim ki saçlarım birbirine girmiş,gözümdeki rimelim yastığa ve gözlerimin etrafına yayılmış bir şekilde aynaya bakacaktım.
"Bu kadar yeter masalcık kalk bakalım." Dedim kendi kendime. Kafamı yastıktan kaldırırken esnemeye başladım yataktan aşağıya sallandırdım ayaklarımı, sağ bacağımdaki çorap çıkmıştı hangi cehenneme gitmişti bilmiyordum.
Tuvalete gittim aynaya baktim kestane rengi, topuz yaptığım saçlarım dağılmış, yağlanmıştı. "Ölü gibiyim yemin ederim bu tipim ne? Gören gulyabani zanneder yemin ederim." Diye sitem ettim kendi kendime.
Kiyafetlerimi çıkarttım, sıcak suyun altina girdim. On beş dakika sonrasi çıkmıştım,bornozumu giydim ve telefonumu alıp müzik açmiş bir şekilde yüzümü temizlemeye başladim. Saat 06.30'du telefonumda çalan speed up Hakan Peker-Karam şarkısı ile popomu sallıyordum.
"Al artık koynuna beni karam
Günahın boynuna can karam
Anladım sensizlik haram
Gel artık insafa be karam" diye mırıldandım dudaklarıma parlatıcı sürerken. Birden kapı açıldı ve karşımda siyah saçlı bi canavar gördüm, gözleri simsiyah,dudaklarında kırmızı ,beyaz üstü ile bana bakıyordu. Sanki....sanki beni boğmak istiyordu.
"Ninanmiyorummm! Gulyabani vol2 sanırım biraz sinirli" dedim ve gülmeye başladım.
"Çok komikmisin sen Masal! Uyuyoruz burda kızım mal mısın sen? Saat kaçta uyudum ben farkında mısın sen salak! Uykum var burda gelmiş, il irtik kiynine bini kirim diyon YETER!" diye cırlamaya başladı.
Canım ablam beni çok sever kurban olduğusum. "Ne bağrıyon be götü boklu!" Dedim ve parlatıcımı kapaltıp yerine koydum. Kapının önünde duran kırmızı görmüş boğa'ya benzeyen ablamı kenarıya ittim ve güzel kokulu yumuş yumuş olan saçlarımı bir yıldız edasıyla savurarak geçtim yanından ve o an durmama engel olan siyah uzun tırnaklı cadi ablam Hazal ,güzelim saclarımı tuttu ve hafifce çekti.
"Aaaaa! Ne çekiyon be, çek elini saçlarımdan poklu!" Dedim.
"Bana bak yelloz yolarım saçlarını, sensin poklu! Bak bir daha sabahları ses yapma senin o ses tellerini alırım bak!" Dedi, saçlarımı elinden kurtardim "abla ya tamam bırak be! Hem zaten işe gitmiyicek misin? Ne diye uğraşıyon sabah sabah, canın mı sıkılıyo ya" diyerek sitem ettim. Ellerim ile saçlarımı taradım ve dolabima dogru ilerledim.
Ablam "neyse ben gidiyorum bak sakın sakın ses çıkartma bugün izinliyim." Dedi parmağını tehtit edici bir şekilde sallayarak. Dolabımda kiyafetlerimi ararken birden ellerim bluzumun olduğu yerde durdu ve gözlerim parıl parıl parıldayarak arkama döndüm, yüzüme tatlı bir gülümseme ile ablama " Ablam, canım ablam, sırma saçlı ablam nolur nolursun bana kitap al canım ablam" dedim ve ellerimi birbirine birleştirip beklenti ile ablama baktım.
"Bakarız." Dedi ve arkasına dönerek konuşmayı sonlandırdı.
"Olleyyyy" dans ede ede dolabima doğru geri döndüm. Ablam okumama karşı değildi,bana bir sürü kitap alır ve beni tebrik ederdi. Uyanınca Godzillaya dönse bile onu seviyordum. Bana güzel elbiseler,takılar ve en iyisi bir sürü kitap alırdı.
Aynadaki görüntüme bakıyordum, kestane rengi saçlarım belimin 2 parmak üzerinde dalgalı bir şekilde duruyordu. Saçlarım dalgalı değil düzdü ama kuruturken dalgalı olmasını sağlamıştım. Üzerimde okulumun kiyafeti olan beyaz gömleğim vardı,altımda eteğim vardı onun rengi ise siyahtı okulumun en sevdiğim yanı uniformamdı evet bu üniformalara sahip oldugum icin mutluydum. Siyah renk kilotlu çorabımı giydim ve altıma yeni aldığım ayakkabılarımı giydim.


Yatağımın yanina gittim yerden çantamı aldım iyiki uyumadan çantamı hazırlamıştım, aynalı komidinimin yanina gittim ve üzerinden parfümümü aldım bir kaç fıs sıktıktan sonra gelişigüzel çantama attım ve iki katlı olan evimizden aşagıya doğru indim, gelirimiz iyi değildi fakat kötü de değildi ailemizde öğrenci konumunda olan bir tek ben vardim ablam 2 sene önce üniversiteyi bitirmiş ve hostes olmuştu. Annem ise küçük bir restorant'da garson olarak çalışıyordu ismi ise Zehra'ydı , babamla ile ayrılma sebepleri geçinememeleriydi her zaman kavga eder ve her zaman alttan alttan birbirlerine laf sokardılar. Bazı akşamları evde sofraya oturuken bile kavga ederler bizim psikolojimiz ile oynar ve sonraki sabah hiç bişi olmamiş gibi gülerek eğlenirdiler. Bu huylarını hiç sevmezdim her zaman kavga gürültü vardı hiç bir zaman birbirlerine vurmazlardı ama her zaman bağırırdılar ama bir gün babam anneme çok sinirlendi ve onu dövdü, vurmamış direkt dövmüştü. O akşam ablam ile babamı durdurmaya çalişmiş fakat başaramamış günün sonu karakolda bitmişti. O olaydan sonra annemin dudağında patlak ve gözü olmak dahilinde vücudunda bir çok morluk vardi.
Mutfağa indiğimde annemi sabahlığı ile yakalamıştım, bana gülümseyerek baktı "günaydın benim dünyalar güzeli kızım." Dedi ve yanima gelip bana sarıldı. Annemin bu sevgisine hiçbir şeyi değişmezdim, mis kokusu ciğerlerime dolarken sımsıkı sarıldım ona. "Günaydın benim canım anam melek anam." Dedim.
Gülerek ayrıldı benden "gel ikisokum bişi ye de öyle git yine kilo vermeye başladın kaçmadı gözümden hee" dedi aygaz'ın üzerinde duran çaydanliği aldı ve masaya doğru ilerledi. "Anam zaten balık etliyim hem zayıflamadım sana öyle gelmiştir." Dedim ve tabakta duran salatalık'dan bir tane azıma attım. "Neysem ben geç kalcam ablam bugün izinliymiş he bilgin olsun." Dedim ve zeytin daha sonra ise peynirden birer tane azıma attim.
"Kız yavaş boğulcan otur da ye hem daha var hayırdır sen ne kırıştırıyon." Dedi. Annem katı değildir ama bizi de sahipsiz bırakmaz her zaman dikkat ederdi. " ay haspama bak hele sen, kızlarla buluşucaz meydanda ordan doğru gidicez o yüzden." Dedim. En yakın arkadaşlarım melek ve ceylin.
"Tamam bak dikkat et he poponu kızartırım ona göre. KIZ YAVAŞ BOĞULCAN MAL!" Koşarak yanima geldi ve sırtıma doğru vurmaya başladı, boğazıma giden zeytinden kurtulmaya çalışırken bir yandan da katıra vururmuş gibi davranan annem den kaçmaya çalıştım. Sonunda rahat nefes aldıktan sonra kaburgamda onbeş kırık ,iki çatlak ve bir çıkık ile mutfak dolabina ilerledim.
"Anne çürürttün sırtımı ya" diyerek küçük bir sitem ettim.
"Sus korkuttun sabah sabah of" dedi ve masaya geri oturdu. " şekeri ver.Tansiyonum çıktı gene bu sıcakta" dedi bıkkın bir sesle. Suyumu içtim ve anneme şekerliği uzattim .
"Al, hadi ben çıkıyom anam dikkat et hayırlı işler sana" dedim ve yumuş yumuş olan yanaklarina sulu sulu öpücükler kondurdum.
" oyy kurban olduğum" dedi nene edasıyla kolumdan hafif çekerek yanağımı öptü o da " hadi iyi dersler kuzum dikkat et, Allah zihin açıklığı versin." Dedi.
Mutfaktan çıktım ve yeni olan ayakkabımı aramaya başladım.
"Offf nerde bunlar yeni almıştı- aaaaaa doğru lan yukarda giydiydim." Kendi kendime gülmeye başladım " mal mısın cemile" repliğini söyliyerek kapının yanındaki askılıktan ince siyah ceketimi alarak kapıyı açtım. Yaz ayındaydık lakin sabahları dışarıda hafif rüzgar vardı bunun sebebiyle ceketimi aliyordum her zaman.
Dışarıya çıktım ve çantamdan kablolu kulaklığımı çıkarttım ve telefonuma taktım saate baktığımda saat 07.05'di ,adımlarımı hızlandırdım meydan burdan uzak değildi on dakika gibi bir şeydi fakat dolmuşa yetişmem gerekiyordu. Telefonumdan Sena Şener-Sevmemeliyiz'i açarak yola devam ettim.
Canım ne isterse onu açar ne isterse onu yapardım her zaman. Burnumun dikine gitmekten çok hoşlanır eğer bunu yapamazsam sinir olur ve bütün çirkefliğimi ortaya koyup yoluma devam ederdim. Adım Masal' dı Masal Yıldırım,lise ikinci sınıf öğrencisiydim. Kız Meslek okuluna gidiyordum. Yemek yapmaktan çok hoşlanırdım bu sebebten dolayı yiyecek içecek bölümünde okuyorum. Hikayem çok normal ve biraz sıkıcı bir hikayeydi fakat o olaylardan sonra... O bitmek bilmeyen korku dolu anlar. Hala devam ediyordu ve ben korkuyordum, cok yoruldum ama devam etmek zorundayım kimse benim için savaşmazdı daha çok beni yem olarak kullanırlardı.
İşte ben pembe dünyasında yaşayan, herkesi kendi gibi gören salak denecek kadar saf ama bir o kadar da sağı solu belli olmayan Masal'dım Masal Yıldırım. Hayatım adım gibi bir masaldan ibraretti ama bu masal benim gibi pembe değildi...
___________
Merhabalarrrr! Umarım hikayemi beğenirsiniz ,ilk defa böyle birşey yazıyorum eğer yanlışlarım varsa kusuruma bakmayın lütfen bu bölüm biraz sıkıcı olabilir ama öbür bölümlerde daha iyi işler çıkartmayı planlıyorum. İyi okumalar :)