•••
Ertesi gün Nesli ve Soner abi kahvaltıdan sonra evimizden ayrıldıklarında konuyla ilgili konuşmamıştık. Sessiz sakin ve düşünceliydiler.
Sonraki günlerde ise Nesli suskunluğunu sürdürmüştü. Kendisi konuşmak istemedikçe üstüne gitmemeye karar vermiştim.
Bugün ise yılbaşından bir gün önceydi. Yeni yıl heyecanıyla hızlı bir duş almış saçlarımı dalgalandırıyordum.
-"Akşam yemeğe yetişirsin değil mi?"diye sorarken heyecanım sesime yansıyordu.
Demirhan elinde havluyla saçlarını kuruturken fön makinesini fişe takıyordu.
Aynı heyecanı onda hissedememek beni biraz düşürse bile fazla takılmadım.
-"Yetişirim. Yetişirim de yemekten sonra eve gelsek olmaz mı? Eğlenceye niyeyse hiç halim yok."
Aynada düşen yüzüme bakarken maşayı indirip fişten çıkarttım ve saç kıvrımını düzelttim.
-"Şey...yani biliyorsun biz hazırladık. Orada olmak istiyordum."dedim az önceki keyfinden eser kalmayan sesimle.
Her yıl aynı etkinlik yapılıyordu. Şirkette yılbaşından bir gün önce ilk akşam yemeği yiyorduk ardından terasta yılbaşı eğlencesi oluyordu. Yılbaşı gecesi ise herkes kendi planını ayrı ayrı yapabiliyordu.
Çalışanlar haricinde herkesin yakınları ve bazı iş ortaklarımız katılıyordu. Çeşitli oyunlar oynayıp dj ile eğlenceli saatler oluyordu.
Her yıl bizim kızlarla katılmıştım. Bu yıl Demirhan'la eğleniriz diyordum fakat böyle söyleyince ne diyebilirdim ki?
-"Akşam tekrar konuşuruz." Yanağımı öpüp saçlarını kurutmaya başladı.
Bir şey söylemeden giysi odasına geçtim. Triko boğazlı bir elbisenin altına uygun iç çamaşır seçtikten sonra giyindim. Parfüm sıkıp peluş kabanı üzerime geçirdim ve çantamı seçtim.
O sırada Demirhan da gelmişti.
-"Seren beni almaya gelecek."dedim çizmelerimi dolaptan alırken.
-"Bırakırdım seni neden geliyor? Sen mi istedin?"
Gözlerimi devirip dolabı kapattım.
-"Ben neden isteyeyim? Kendisi az önce yazdı."
Önümde durup çatık kaşlarıyla beni inceledi.
-"Şu soğukta bile el kadar giyiniyorsun. Susayım diyorum ama bir yere kadar. Bir taraflarını kapatsan sana iş vermiyorlar mı Peri?"
-"Sürekli bu konuyu tartışacak mıyız?"diye bıkkınlıkla sordum.
-"Tartışmayız tabi hayatım. Benim karım açılsın saçılsın çıksın gitsin hiç problem yok. Neyine karışabiliyorum ki? Hiç. Kimim acaba ben?"
Arkasını dönüp dolabı açtı ve havlusunu yere bıraktı.
Çıplaklığından gözlerimi çekip nefesimi dışarı üfledim.
-"Şöyle şeyler söyleme. Bu aramızda bir sorun olmamalı. Artık mahallenin içinde bakıp duran amcalar da yok rahat ol. Girdiğim ortamlar sandığın gibi yerler değil ki. Ben sırıtmıyorum dikkat çekmiyorum."
Verdiği sesli soluk sonrası kapağı sertçe vurunca bir anlık sıçradım.
-"Girdiğin ortamlar ne sikimse beni hiç ilgilendirmiyor. Beni karım ilgilendiriyor. Bende onun vücuduna başka gözlerin değmesinden rahatsız oluyorum. Konu bu kadar basit."
Bağırmamıştı ancak en az o kadar sert konuşmuştu. Sabah sabah neyin tartışması oluşmuştu anlayamadım.
-"Demirhan.."
-"Tamam Peri boşver.Gidince haber ver. Dikkat et kendine."dedi lafımı keserek.
Mutsuzluğum hat safhada yer alırken aldığım soluk bile içimi sıkıştırmıştı. Bu şekilde yanından ayrılmak istemiyordum ama geç kalıyordum.
-"Sende öyle. Akşam görüşürüz."diyip oradan ayrıldım.
Kapıda çizmelerimi giyindikten sonra kabanımı düzelttim.
Seren çoktan gelmişti. Onu beklettiğim için küçük bir özür dileyip gözlerimi yola diktim.
Suratımdan anladığı kadarıyla sağolsun bir şey sormamıştı.
Bütün günüm kötü geçti. Olabildiğince kötü ve mutsuzdum. Ne heyecanım ne hevesim kalmıştı. Her işim ters giderken hiçbir şeye odaklanamamıştım.
Mesai bitimine bir saat kala herkes ufak ufak hazırlanıyordu. Kızlar makyajlarını tazelerken ben masama oturup telefonuma uzandım.
Demirhan'ın numarasına tıklayıp mesaj bölümüne girdim.
-Eve geliyorum gelmene gerek yok.' diye yazıp gönderdim.
Başım ağrıyordu. Eğlence yada o gürültüyü çekebileceğimi sanmıyordum.
Ayağa kalkıp kabanımı giyindim. İşim bitmişti gidebilirdim.
İki dakika geçmeden telefonum çalınca masadan aldım. Demirhan arıyordu.
Dizimi sallayarak aramayı yanıtladım.
-"Ne demek o?"diye açtı direkt.
Bugünden beri bir kere bile sesini duymadığım için biraz hasretle çöktüm.
-"Gelme demek."
-"Peri güzelim saçmalama. Birazdan-"
-"Gerçekten istemiyorum. Halsiz hissediyorum eve gidip dinleneceğim. Önemi yoktu zaten gereksiz bir organizasyon." dedikten sonra çantamı omzuma astım.
-"Bana kızdığın için böyle yapıyorsun farkındayım." dedi durgun bir tonda.
Bir şey söylemedim. Yanağımın içini ısırıp gözlerimi mermer zeminde gezdirdim.
-"Orada bekle geliyorum."
-"Taksi çağırdım."dedim çağırmamış olsam da.
-"Gönder o zaman."
Odamın kapısından başını uzatan Erdem'i görünce iç çekip elimi alnıma koydum.
-"Tamam."dedim ve telefonu kapattım.
-"Nereye?"
-"Eve."diye yanıtladım sorusunu.
Kaşını kaldırıp içeri girdi.
-"Ne evi kızım ya? Gecelere akacağız unuttun mu?"
Yüzük olan elimi kaldırıp salladım.
-"Sende benim evli olduğumu unuttun mu?"
-"Of ne olmuş? Aylardır doğru düzgün kahve bile içemedik. Valla döverim kocanı."diyince bütün mutsuzluğuma rağmen güldüm.
-"İçeriz bir ara söz. Ama bu akşam katılmayacağım. Israr etme olur mu?"Beni en iyi tanıyanlardan birisi olduğu için kendini tutarak onayladı.
-"Bırakayım mı seni?"
Başımı iki yana salladım.
-"Demirhan geliyor. Yarın akşam bize gelecek misin?"
Bakışlarında kararsızlık gördüğümde kollarımı göğsümde bağlayıp onu inceledim.
Ensesini kaşıdı omuz silkti.
-"Ne bileyim. Yabancı değilim biliyorsun her şeyi söyleyebilirsin. Eğer Demirhan rahatsız olacaksa valla gelmem hiç sıkıntı değil."
Gözlerimi devirmeden edemedim. Kocamın arkadaşlarımda bıraktığı etkilere diyecek söz bulamıyorum.
-"Delirdin mi Erdem? Ne rahatsızlığı? Duymamış olayım lütfen üzülürüm."
-"Peki tamam nasıl dersen."
Bir kaç dakika daha ayak üstü konuşmuştuk. Çıkmadan asansörün orada İlker beyle karşılaşınca onunla da biraz sohbet ettim.
Aslı ona tavrını belli etmesine rağmen pes etmemesi beni şaşırtıyordu. Aslı ne zaman mahalleden dışarı çıksa İlker beyi yanında buluyormuş.
-"Benimle asla iletişim kurmuyor. O kadar kötü birisi miyim?"diye sordu ciddi ciddi.
Artık patronum olarak değil de arkadaşım gibi yaklaşımda bulunması nedense rahatsız etmiyordu.
-"Yani şey elbette değilsiniz. Ama Aslı'nın baktığı pencere farklı." dedim.
Sıkıntıyla oflayıp elini duvara yasladı.
-"Biliyorum. Saçma zırvalıklar. Yok ayrı dünyaların insanıyız falan dedi bana inanabiliyor musun?! Galiba hayatına dahil olamayacağım." derken yüzüne yerleşen ifadeye üzülmüştüm.
Başta inanmamıştım fakat sanırım ciddi anlamda bir sevdaya tutulmuştu. Aslı'nın bu şekilde sevilmesine içten içe mutlu oldum. Umarım yolları birbirine çıkar diye diledim.
-"Yılbaşında bir planınız yoksa bizim evimizde yemek yiyeceğiz. Gelmek ister misiniz?"diye sorduğum an gözleri parıldadı. Düşmüş omuzlarını dikleştirip gülümsedi.
-"Aslı da gelecek mi?"
Başımla onaylayıp tebessüm ettim.
-"Arkadaşlarımla bu gece Amsterdam'a uçak bileti almıştık. Yılbaşında orada olacaktım ama tahmin edersin ki Aslı'yla vakit geçirmem daha önemli."
Vay be
-"Aa planınız iptal etmeyin. Başka zaman ayarları-"
-"Yok yok gelirim. Teşekkür ederim. Beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin edemezsin." Bir çırpıda omuzlarıma sarılıp küçük bedenime samimiyetle sarıldı.
Hissettirdiği heyecanla gülerek koridorda kayboldu.
Yılbaşı arifesinde en azından birileri mutlu oldu.
Çağırdığım asansöre binip zemin katta indim. Şirketin girişinde sağ ve solda büyük çam ağaçları duruyordu. Her yerden ışıklar asılmış rengarenkti.
Döner kapıdan geçtiğimde noel baba heykeline içten içe gülerken güvenliğe iyi akşamlar dileyip merdivenleri indim.
Caddenin üstünde Demirhan'ın arabası duruyordu. Havanın keskin soğuğuyla karşılaşmak beni titretirken adımlarımı hızlandırdım.
Odamdan çıkmadan gece için aldığım elbise kılıfıyla birlikte elimde duruyordu. Bacaklarıma siper edip hızlıca arabaya bindim.
-"Neyi bekliyorsun?"dedim arabanın hareket etmediğini fark edince.
Ona doğru baktım. İçimi okurcasına beni izliyordu. Bakışlarımı kaçırıp hala elimde duran elbise kılıfını arka koltuğa bıraktım.
-"Sabahın acısını böyle çıkartmak istiyorsan beni üz kendini üzme. Şimdi sana ne kadar ısrar etsem de geri dönüp o davete katılmayacağını biliyorum."
-"Evet."dedim sadece.
İçimde nokta kadar heves kalmamıştı ki.
-"Yemek yiyelim. Ne yemek istersin?"
-"Fark etmez."diye mırıldandığımda üflediği nefesini işittim. Arabayı çalıştırıp yola girdi.
Yakınlarda işlek bir restoranın önüne çekti. Vale arabayı alırken Demirhan yanımda gelip elini belime attı. Tepki vermeden yanında yürüdüm.
Boş bir masaya karşılıklı oturdum. Yemek siparişimize beyaz şarap ekledikten sonra telefonda Nesli ile mesajlaşıyordum.
Kendi ailesinin yanında olduğunu henüz Soner abiyle tekrar konuşmadıklarını söylemişti.
Ekranı kilitleyip dakikalardır beni izleyen kocama döndüm.
-"Yarın akşama İlker beyi davet ettim. Senin için sorun olur mu?"diye sordum mesafemi koruyarak.
Başını salladı.
-"Bana şöyle bakma. Bağırdığım için özür dilerim ama sende beni anlamıyorsun."
Uzanıp masada duran elimi elleriyle kavradı. Buz gibiydi. Sıcak ellerime değen teniyle irkildim.
-"Yorgunum yalnızca. Anlayıp anlamamak değil sorun. Ben yıllardır böyleyim. Yaşadığım çalıştığım yerde böyle. Senin kafanda kurduğun gibi kimse gözleriyle taciz etmiyor. Çünkü öyle ortamlarda bulunmuyorum. Büyütüyorsun. Alışmaya çalışsan gözüne batmayacak. Ama hep kızmaya odaklısın."
Kırgın ve kısık tonda konuşurken insanların dikkatini çekmemek için ona yaklaşarak konuşmuştum.
Sert bir soluk vererek geriye yaslandı.
-"Herkes çevrendekiler gibi olmak zorunda değil.Bunu en başından beri tartışıyoruz. Sen benim karımsın. Ben senin tenine bakarken kıyamıyorsam başka kimse bakmamalı. Bunu sana daha nasıl açıklayabilirim?"
Hiddetli bakışlarına aynı şekilde karşılık veremiyordum. Demirhan'la ne zaman aramız bozuk olsa kendimi yorgun bitkin hissediyordum.
Mutsuzluk insanı fiziksel olarak gerçekten yıpratan bir his.
-"Mini etek giymem yada dekolte giyinmem beni senin karın olmaktan çıkarmıyor Demirhan. Elimde kocaman bir yüzük varken kimse yan dönüp bakmıyor."
Düşünce yapısını değiştiremeyeceğim için bu tarz sorunlar yaşayacağımızı biliyordum.
-"Daha fazla tartışmayalım olur mu?"diye konuyu kapattım.
Yemeklerimiz geldi. Sessizce yedik ve arabaya geri oturduk. Bindiğimde telefonum çalmaya başlamıştı.
Elvin abla arıyordu.
-"Alo canım ne yapıyorsun müsait misin?"dedi açar açmaz.
-"Müsaitim abla. Demirhan'la eve geçiyoruz." dedim.
-"E bana gelin. Kahve içeriz."
Dirseğimi kapıya dayayıp alnımı tuttum.
-"Bugün biraz yoruldum. Başka zaman olsa?"derken kırıcı olmamaya çalıştım.
-"Ay olsun kuzum bütün gün çalışıyorsun dinlen. Görüşürüz o zaman."
-"Görüşürüz abla kusura bakma."diyip kapattım.
Eve gelene kadar arabada ses çıkmadı. İçeri girdiğimizde evin sıcaklığı ve huzuruyla iç çektim.
Çizmelerimi dolaba koyup yatak odasına yol aldım. Arkamdan geldiğini biliyordum.
Giysi odasında birer birer soyunup saçlarımı at kuyruğu yaptım. İç çamaşırlarımı kirli sepetine attıktan sonra yeni bir takım giyindim ve pijama çıkarttım.
-"Peri."
Elimde pijamalarımla arkama döndüm.
İkimizinde gözlerinden hüzün akıyordu. Bakışlarını vücudumdan yere çevirdi. Önümde durduğunda dudağımı ısırıp bekledim.
-"Aramıza duvarlar örme. Her tartıştığımızda böyle kabuğuna mı çekileceksin?"
-"Ne yapmamı istersin? Tartışmadan uzak duruyorum işte."dedim omuz silkip.
-"Aynı zamanda benden de uzak duruyorsun." Elini uzatıp çenemi tuttu. Ardından avuç içini yanağıma yerleştiğinde kirpiklerim titreyip aşağıya düştü. Göğsüne bakarken onu özlediğimi düşünüyordum.
Tek bir dokunuşuyla bana her şeyi unutturabiliyordu.
-"Üzerimi giyineyim."diyip geri adım attım ve arkamı döndüm.
Yanımda soyunurken sertçe yutkunup ona bakmamak için çaba gösterdim.
Beyaz şortlu pijama takımımı giyindiğimde Demirhan'ın gözlerini üstümde hissediyordum.
Kalbimin hızlanışını belli etmeden banyoya geçtim. Makyajımı silip yüzümü yıkadım ardından nemlendirici sürerek oradan çıktım.
Kapının önünde kendimi kucağında bulunca az kalsın çığlık atıyordum.
-"Bir şeyler içer miyiz?"diye sorarken yatak odasından çıkmıştı.
Evde üstü çıplak gezmeyi alışkanlık haline getirdiği için benim kalbim zarar görüyordu.
-"Şey kahve yapacaktım."dedim mırıldanarak.
Merdivenlerden inerken elimi omzuna koydum.
-"Şarap?"diyince göğsüme sıkışan havayı üfledim.
-"Olur."derken sesim cılız çıkmıştı.
Salona ulaştığımızda eli durmadan kalçamı yoğurduğu için vücut ısım yükselmişti. Neredeyse kollarından yere atladım diyebilirim.
-"Üstte otursaydık."dedim soluk soluğa.
-"Burası da bizim değil mi ne fark eder?"diyince göz devirmemek için zor durdum.
Şöminenin kumandasıyla onu açıp ayarını yaptı ve geri çekildi. Altında lacivert şort ile bronz teni birleşince insanın dili damağı kuruyordu.
Öylece onu süzüyor gibi olmamak için çam ağacımızın ışıklarını yaktım. Demirhan o sırada mutfağa gidince peşine takıldım.
Kadehlerin olduğu dolaptan iki tane çıkarttım. O da içkilerin olduğu yerden kırmızı bir şarap seçti.
-"Sen sevmezsin şarap falan?"dedim umursamaz tavrımı koruyup.
-"Evet. Rakı tercihim ama gerekirse seninle şarap da içerim."
Dudağımın yukarı kıvrılmasını ona göstermeden mutfaktan ayrıldım.
Salona dönecekken girişte bıraktığım çantamdan telefonumun sesi yükseldi. Önce onu aldım ardından koltuğa kıvrıldım.
Nesli kızlara hamile olduğunu söylemişti. Şuan grup felaket halde. Ses kayıtlarından arama kayıtlarına kadar ortalık karışmıştı.
Aslı'nın bana ayrıca attığı mesaja tıklayıp okurken Demirhan gelmişti.
'Bu adam benim numaramı nereden buldu?'
Kendi kendime kaşlarımı kaldırdım.
'Benim verdiğimi düşünmedin umarım?'
'İlker beyden bir şey kaçmaz. İstediyse bulmuştur.'
'Adam sana yanık kızım'
Üst üste mesajlar gönderirken sessizce güldüm.
Demirhan'ın omzuma doğru kayıp telefonuma baktığını görünce ekranı kapattım.
-"Ne bakıyorsun?"diye tersledim.
Altımda topladığım bacaklarımı pufa doğru uzattım.
-"Benden gizlin mi var? Hem sen kime kıkırdıyorsun? Göster bakayım bende gülerim."
Kıskanç öküz.
Elimden telefonu almaya çalışırken çıplak ayağımla dizini ittirdim. Tam dibime oturmuş üstüme çullanmıştı.
-"O şarap koltuklarıma dökülürse seni mahvederim."dedim zorlukla.
-"Kızlarla konuşuyorum ya sanane!"
Soluk soluğa koltuğun ucuna kaçtım. Elinde tuttuğu şişeyi yarım yarım kadehlere doldurdu.
-"Kızlarmışmış. Sananeymiş." Homurdana homurdana geriye yaslandı.
Bakışlarım iyice belirginleşen karın kaslarına kaydığında zar zor yutkunup diğer kadehi pufun üstünden aldım.
Dizlerimi karnıma doğru çekmiş halde geriye yaslandığımda telefonuma mesajlar gelmeye devam ediyordu. Usulca sessize alıp şaraptan yudumladım.
-"Üste çıkıp film açalım bari sıkıldım."dedim dakikaların ardından.
İkinci kadehi yarılamış seslice oflamıştım.
-"Yok iyi böyle. Birbirimizi dinliyoruz."dedi. Uzun bacaklarıyla koltuğa yarı uzanır pozisyonda yatıyordu.
-"Konuşmuyoruz ki."dedim ileri doğru bakmayı sürdürüp.
-"Konuşalım. Evli olarak yeni bir yıla girerken küs giremeyiz değil mi?"
Doğrulup kendi kadehiyle benimkini alıp yere şişenin yanına bıraktı. Ardından ellerini kalçamın altına kaydırıp beni kucağına çekince itiraz etmedim.
İki eliyle yanaklarımı okşayıp baş parmağını dudağıma kaydırdı. Şarapla ıslanmış dudağımı yalama isteği duyarken kendimi tuttum.
-"Seninle deli gibi sevişmek istiyorum. Ama önce gönlünü almalıyım değil mi?"diye boğuk sesiyle mırıldandı. Bakışları dudaklarımdayken kendime gelip ellerini indirdim.
-"Hiç havamda değilim Demirhan."diyerek kucağından kalktım.
Daha bir adım gidemeden karnıma sarılarak beni durdurdu.
-"Barışalım hadi. Sen bana gülmeyince içim sıkışıyor yüreğim daralıyor Peri kızım."
Küskün halde omuz silktim. Bir kolu göğüslerimden diğeri karnımdan sarmış beni sabitlemişti.
-"Öpeyim mi seni? Hem sabaha kadar öpebilirim."
Gülümsememek için dudağımı ısırırken karnımda olan elini şortuma kaydırdı.
Haliyle kasıklarımı bir yangın sardı. Arkadan sert organını kalçamda hissedince tüylerim ürperdi. Sesimi çıkaramadım. Yalnızca derin bir nefes alıp vermiştim.
-"Seni istiyor. Sende onu istemez misin?" Kulağımın altına değen dudakları erotik şekilde fısıldarken güç bela yutkunabildim.
İnsanın kocası kendini böyle ayartmamalı bu ne canım?!
Sağ elini şortumun içine kaydırdı. İrkilip öne gitmek istedim fakat sıkıca sarılması buna engel oldu.
Dizlerimin bağı çözülmüştü. Tutmuyor olsa kesinlikle yere düşerdim.
Sol eli de boş durmayıp sütyensiz göğüslerimi pijamamın üstünden hafifçe sıktı. Kısık sesle inlememle birlikte bacaklarımı birbirine bastırdım.
-"Yapma." dedim sızlanarak. Sana karşı koyamıyorum.
-"Neden bebeğim? Sende beni özlemedin mi?" Kulak mememe dilini değdirip boynuma ıslak bir öpücük kondurmasıyla tırnaklarımı koluna geçirdim.
Ayakta orgazm olmama ramak kalmıştı. Hemde daha hiçbir şey yapmamışken. Tanrım! Bu şaka mı?!
Özlediğim aşikârdı. Ne azgın bir çifttik? Sanki dün gece erkenden yatağa girmemiş uyuyana kadar sevişmemiş gibiydik.
Şortumdan küloduma sızarak elini hassas noktama ulaştırdı. Bir yandan kendini kalçama bastırmayı ihmal etmezken orta parmağını vajina dudaklarımın arasından kaydırdı.
Nabız gibi atan kadınlığım şu saniyelerde kasılıp sızlıyor sert uzvunu istiyordu.
Dilimi ısırıp başımı geriye göğsüne doğru bıraktım. Başını yaklaştırıp yanağımı öptü ve parmağını bir anda içime kaydırdı.
-"Ah...Demirhan." Dudaklarımdan ismi sayıklayarak çıkarken beni okşamayı sürdürdü.
Sırılsıklam olmuştum. Parmağının yanına ikinci parmağını eklediğinde vücudum transa girmiş gibi uyuşmuştu. Belime sardığı koluyla ayakta duruyordum.
İnlemekten başka yaptığım bir şey yokken sıcak duvarlarımı okşayan parmaklarını vajinam sıkıca sarmıştı.
-"Hadi gel bana." Baştan çıkaran dudaklarına boynumun etini sıkıştırdı. Emerek öperken kuruyan dudaklarımı yaladım.
Gözlerimin kaydığını hissediyordum. Nefeslerim git gide hızlanırken parmaklarını içimden çıkarttı. Klitorisime uyguladığı baskıyla istemsizce titremeye başladım.
Durmadan okşayıp kulağıma ahlâksız fakat zevk veren cümlelerini sıralıyordu.
Saniyeler içinde yaşadığım yükselmeyle rahatlama aynı anda gerçekleşti. Kollarına kendimi bırakıp beni tutmasını sağladım. Yüzümü kendine çevirdiğinde zevkten dağılmış mimiklerim onu tatmin edercesine bana baktı.
Nefes almaya dahi halim kalmamışken yüzümü göğsüne yasladım. Bir eliyle kalçamı diğer eliyle sırtımı okşayıp kendime gelmemi bekledi.
-"Burada hiç sevişmemiştik değil mi?"diyince güldüm. Göğsünde boğuk çıkan sesimi duyduğunda o da hafifçe güldü.
Rotamızı yatak odasına çevirdiğinde evin karanlığında kucağındaydım.
-"Hiç sevişmemişiz gibi dolu hissediyorum. Çift kat prezervatif takmam gerekebilir."
Dudaklarıma yapışmadan söylediği sözlerle içimden kıkırdamıştım.
Soluksuz bir gece her zamanki gibi bizi bekliyordu.
•••
İyi geceler 🐥
Bilirsiniz bölümler tamamlandığı gibi hep yayınlarım. Şimdi de bitirince yayınlamak istedim. Ama bir sonraki ne zaman hazır olur emin değilim.
Düşüncelerinizi bekliyor olacağım.