İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 14 · 12 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 14

14

•••

Rahat edemediğim için uzun sürmeyen uykumda Demirhan arabayı durdurunca öne geçmiştim.

-"Daha açığı var mı bunların?"

Gülümsemeye zorlanırken kısılan gözlerimi onun üstüne çevirdim. Dik dik dekolteme bakıyordu.

-"Hıhım...çıplak halim var. En açığı." diye dalga geçtiğim anda göğsü aldığı havayla kabarmış ağzının içinde bir şeyler gevelemişti. Direksiyonu sıkan boğumlarının beyazladığını gördüm.

Ne var canım yalan mı?

-"Sabır sınamakta çok iyisin." dediğini duydum.

İçtiğim meyve suyunu dudaklarımdan çektim.

-"Seni neden rahatsız ediyor?" diye inadına devam ettim.

-"Aklımı sikiyorsun Peri. Açık ve net. Sana kendimi yeterince anlattığıma eminim."

Ettiği küfür karşısında kendimi tutamayıp koluna vurdum.

-"Küfür etme dedim."

-"Ettirme sende. Üstüne bir şey giyin." dedi dişlerini sıkarak.

-"Giymiyorum. İyiyim ben böyle. Açık diye bakmak zorunda mısın?" dedikten sonra müziğin sesini açtım.

Nesli'nin uykusu öyle ağırdı ki duyacağını sanmıyorum.

Zaten benim açmamla Demirhan kısmış ve üstelik ELİMİ TUTTU!

Alıp kendi kucağına çekerken elimi sıkıca kavramıştı.

-"Her gördüğüme bakmıyorum merak etme."

Ciddiyeti karşısında kaşlarımı çattım.

-"Seçiciyim diyorsun yani?" dememle dudağını yukarı kıvrıldı. Gözlerini yoldan ayırmadan parmakları elime hafifçe baskı uyguladı.

Karnımdan yukarı göğüs kafesime alevler yükseldi.

-"Seçiciliğim yalnızca seni kapsıyor." Yanaklarımın ısınmasıyla gözlerimi kaçırdım.

Elimi elinden çekmek istediğimde bırakmadı. Elim elinde öyle güzel duruyordu ki sırf buna bile ağlardım.

-"Uyu biraz." dedi.

Aslında çok uykum vardı.

-"Elimi bırakır mısın?" diye rica ettim.

Kalbim sıkışıyor bırakmalısın.

-"Bırakamam." cevabını verdi.

Şuan konuştuğum adam tam yıllar öncesinde olduğu gibiydi. Bir gram değişmemiş.

Bu beni biraz etkilemiş olabilir.

Elimi söylediği gibi bırakmadı. Batı abilerden gelen aramayla mola yerinde durmuştuk. Ancak o zaman arabadan inerken istemeye istemeye bırakmıştı.

Elinin sıcaklığının kaldığı elimi sancılanan karnıma bastırdım. Soner abinin yanına ilerlemiş bir sigara yakmıştı.

Onu uzaktan izlerken ona baktığımı hissetmiş olmalı ki yüzünü bana dönmüştü. Bir eli cebinde derin bakışlarına maruz kalıyordum.

İç çekerek sweati üzerime geçirdim ve arabadan indim. Dışarısının serin havası çıplak bacaklarıma sarıldı.

-"Ne oldu ufaklık?" Soner abi omzuma sarılıp kendine çektiğinde gözlerim Demirhan'a gitti.

Çatık kaşlarıyla yere bakıyordu.

-"Sıcak bir şeyler içmek istedim."dedim.

Benim yerime Demirhan'ın alıp gelmesiyle arabaya dönmüştüm. Yolun kalanında Demirhan'a doğru olan boşluğa küçük yastığı sıkıştırmış bir güzel uyumuştum.

Deliksiz uyumama neden olan bir şey vardı. O da ben başımı koyar koymaz saç diplerimi okşamasından kaynaklanıyordu.

Hissetmiş sesimi çıkarmamıştım. Dünyanın en güzel hissiydi.

'

Mahalleye girdiğimizde açıkçası sevinmiştim. İnsanın evi gibisi yoktu. Hepimiz evlerimize girerken bir tek Demirhan girmemişti. O direkt hastaneye gideceğini sanki sormuşum gibi bana söylemişti.

Evde beni karşılayan babam annemin da hastane ziyaretine gittiğini söyledi. Bende önce bavulumu boşaltmış sonrasında uzun bir duşla birlikte yatağa uzanmıştım.

Kızlarla kısa mesajlaşmamızda Elvin ablalara gitme planı yapmıştık. Ancak bu muhtemelen yarına olurdu.

Gün böylece dinlenerek geçti gitti.

Sabah uyandığımda tuhaftım. Günlerdir alıştığım durum sinirlerimi bozdu.

Yatağa girmeden Demirhan'ı görmeye ve uyandıktan sonra onu izlemeye alışmıştım.

Ne olacak benim halim?

-"Kızım? Peri uyandın mı?"

Annem yaklaşan sesiyle odamın kapısını açtı. Acaba kaç kere önce tıklat dedim hatırlamıyorum.

-"Ben bir şeyler hazırladım. Elvin'e götüreceğim. Hadi sende kalk gelirsin. Kız görsen bir tatlı bir güzel. Yine torun sevme hislerim kabardı. Hiç evlenmeyin oturun evde siz." Annem söylene söylene merdivenlerden inerken başımı sallayıp yataktan kalktım.

Temizleme jelim tatilde bittiği için yedeklerin olduğu dolabı açıp yenisiyle yüzümü iyice temizledim. Cilt bakımı zamanım geldiğini düşünerek odama döndüm.

Kendi kendine kurumuş saçlarımı tarayarak tepeden at kuyruğu yaptım. Yüzüme yalnızca nemlendirici sürerek masadan kalktım.

Aynı anda kızlarla konuşup hazırlanmalarını söylüyordum. Nasıl olduysa yine öğlede uyanmayı başardığım için aklım hala yerinde değildi.

Hem acıkmıştım hem de hala yatağa giresim vardı.

Sanırım biraz da...birilerini göresim vardı.

Ah Peri ah.

-"Perii!!"

-"Tamam anne ya tamam!"diye bağırdım.

Önce iç çamaşırlarım arasından kırmızı dantel bir takım seçip giyindim. Altıma dizlerimin bir iki parmak üstünde biten siyah tayt geçirip üzerime gri oversize tişört giyindim.

İçimdeki sutyen süngersiz yalnızca dantelden ibaretti. Bir kaç dakika acaba göğüs uçlarım belli olur mu diye düşündüm sonra bu düşünceden vazgeçip parfüm sıktım ve odamdan çıktım.

Annemin anlattığına göre Elvin abla hamile kaldıktan sonra bizim mahalleye geri taşınmış. Çünkü eşi tır şoförüymüş ve yalnız kalmak istememiş. Bu bilgilerden çok uzaktım. Yıllarca mahalleyle ilgili her türlü bilgiden kaçmıştım.

-"Yavrum başka zaman her yere süslenirsin. Şimdi pijamayla gidiyorsun." dedi annem elime borcamı tutuştururken.

Ayağıma yolda gelirken giydiğim terliklerimi geçirip ona göz devirdim.

Pijama mı bu?

-"Anne işe başlayacağım. Rahat rahat dolaşmak istiyorum." dedim ve bahçeden yola ilerledim.

-"Tamam kızım bir şey demiyorum."

Elinde şerbet dolu koca sürahiyle peşimden geliyordu.

-"Bana baksana sen."

-"Hım?" diyip adımlarımı yavaşlattım.

Dirseğiyle kolumu dürttü.

-"Ne bu suratsızlık? Bir şey mi oldu?" diye sordu.

Başımı iki yana salladım.

-"Hayır anne. Yorgunum."

-"Biz de yorgunuz hanımefendi. Sizin gibi tatilden gelmiyoruz."

Annemin söylenme vakti geldiği için hiç susmamıştı. Allah'tan evleri yakınmış. Demirhan'ların atölyesine yakın bir apartmandı.

Kalbimdeki çarpıntıyla o tarafa bir umut baktım ama yoktu. Mecburen apartmana girmiştim.

Neler oluyor Peri neler?!

Geldiğimiz evde bir tek Nigar teyzenin olmasını beklerken Elvin ablanın kayınvalidesi de vardı. Ayrıca Kumru'nun annesi Sevgi teyze buradaydı.

-"Elvin şimdi odaya gitmişti kuzum. Geç sende yanına biz mutfaktayız."

Nigar teyzenin yöneldirmesiyle Elvin ablanın yatak odasına gitmiştim. Yıllar sonra bir araya gelmekten biraz çekiniyordum. Özellikle geçmişi bildiği için.

Kapıyı Nigar teyze açıp geldiğimi söyledikten sonra girmem için geriye açtı. Ben girdiğimde kapatmıştı.

Odayı saran bebek kokusu inanılmaz bir şeydi.

-"Canım. Hoşgeldin."

Gülümseyip Elvin ablaya baktım. Yatak başlığına yaslanmış kucağında oğlu vardı. Annesinin boynuna sıkıca sarılıyordu.

-"Müsait miydin? Nigar teyze öyle git diyince.."

-"Ay yok canım yabancı mısın? Benim nazlı oğlum biraz ilgi istemiş ablası." Kaş göz işaretleriyle gösterdiğinde gülümsemem büyüdü.

-"Sen nasılsın?" diye sordum unutmadan.

-"Nasıl olayım bilmiyorum. Yorgun muyum değil miyim onu bile anlamadım. Kızıma bak sen uyuyor mu?" Yanındaki beşiğe döndüğünde yüzündeki ifade çok güzeldi.

Ufak adımlarla oraya yöneldim. Gördüğüm minik beden içime bir sıcaklık ekti.

-"Ya Elvin abla...bu ne böyle?"derken sesim sanki içime kaçmıştı.

Bebekleri çok sevdiğimi söylemiş miydim?

-"Ne güzel doğurmuşum değil mi?"

Kıkırdayarak minik kızın eldivenli eline uzandım. Tam yemelik.

-"Çok güzel maşallah." diye mırıldandım.

-"Hiç de güzel değil."

Geriye baktığımda küçük bir sinir hakimdi.

-"Senin adını öğrenebilir miyim?" diye sordum usulca.

-"Ömer Ali." dedi beni bakışlarıyla incelediği sırada.

Annesinin kucağında dikleşmiş hüzünlü bakışlarını bırakmıştı.

-"Memnun oldum Ömer. Benim ismim de Peri."

Kaşlarını havaya kaldırdı.

-"Peri misin gerçekten?" Yuvarlayarak kurduğu cümle üstüne Elvin ablayla birlikte güldük.

-"Hayır bebeğim sadece ismi Peri."

-"Sen kız kardeşine yakından baktın mı? Bence çok güzel." dedim konuya geri dönüp.

Burnunu kırıştırıp annesinin göğsüne yaslandı.

-"İstemiyorum onu." dedi.

Dudağımı büküp Elvin ablaya baktığımda nefesini bıkkınca üflemişti.

-"Sen onu istemezsen kardeşin çok üzülür. Çünkü o seni çok seviyor." dediğinde ikisine arkamı dönerek yeniden bebeğe baktım.

-"İsmine karar verdiniz mi?" diye sordum.

-"Asya Ela. Kucağına alsana." dediğinde heveslenerek ellerimi uzattım. Dikkatlice kavrayıp kucağıma kaldırdım ve göğsüme yasladım.

Bu his

Nasıl anlatılır ki?

Herkesin içine huzuru yerleştirecek bir his.

-"Minicik. Çok tatlı." diye fısıldadım.

Kendime bebek mi alsam? Ne güzel bir duyguymuş bu.

Ensesine burnumu yaklaştırdığımda dudaklarından mırıltılar çıkmıştı. Dünya üstünde eşi benzeri olmayan bir kokusu vardı.

-"Ne de yakıştı kucağına." İma içeren sesiyle yüzüm kızarmıştı.

Saçlarının üstüne dudaklarımı bastırdım. İçimden onu öpücüklere boğmak geçiyordu.

-"Anne. Peri onu alıp gitsin mi?" Ömer'in dediklerine gözlerimi büyüttü.

Nasıl hırslandıysa hiç istemiyordu.

-"Annecim. Ama üzülüyorum."

-"Banane." Saniyesinde gözleri dolmuştu.

-"Peki o zaman. Peri ablan kardeşinle içeri gitsin. Sende benim yanımda kal olur mu? Ama acıktığında geri gelirler." dedi Elvin abla.

Ağlama krizinin ortasında olan küçük oğlu bu teklifi kabul etmişti.

Bende koynuma yasladığım minik bedenin üstüne ince örtüsünü atıp odadan çıktım. Salon az öncekinden daha gürültülüydü.

Kumru ve Nesli gelmişti.

-"Ayy yerim ben bunu." Nesli hemen kalkıp bana koşunca ona arkamı döndüm.

-"Vermem. Daha şimdi aldım." dedim.

-"Ya versene iki dakika be! Azıcık seveyim."

-"Hayır ya az sonra alırsın." diyerek tekli koltuğa oturdum.

Koynumdan kaldırmadığım miniğin aralanan gözlerine baktım. Ben bunu nasıl vereyim ya?

-"Ne güzel bir şey bu." Kumru yanıma yaklaşıp başına buse kondurdu.

-"Çok güzel kokuyor." dedim mırıltıyla.

-"Benim güzel kızımı sevdiniz mi ablaları?" Nigar teyze ellerini silerek odaya girmişti.

Mutluluk fışkıran gözlerimi ona çevirip güldüm.

-"Vermiyor ki sevelim." Nesli tekrar gelince bu sefer mecbur onun kucağına bıraktım.

Üstüme hemen kokusu sinmişti.

Galiba bir bebeğe tutulmuştum. Yenidoğan sevmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki.

Saatlerimiz böyle geçerken Elvin abla kızıyla ilgilenmek yerine sürekli mızmızlanan oğluna bakıyordu. Annemler yemekler tatlılar yaparken bizde arada onlara yardım etmiştik. Aslı kısa süre uğrayabilmişti çünkü kuaförde annesinin yardıma ihtiyacı varmış.

Kumru'nun da nişanlık provası olduğu için gitmesi gerekmişti.

-"Ben geçiyorum. Bir sorun olursa arayın gelirim." Evden ayrılan kayınvalidesi az önce kucağıma aldığım Asya Ela'nın elini öpüp öyle çıktı.

-"Bu çocukla ben ne yapacağım?" diye dert yandı Elvin abla. Bir eli belinde diğer elinde salata tabağı vardı.

Akşam yemeği masası hazırlanıyordu. Ömer Ali az önce uyuya kaldığından dolayı Elvin abla da nihayet yanından ayrılabilmişti.

-"Zamanla alışacak kızım küçük daha. Bütün ilgi ondaydı. Olur o kadar." dedi annem.

-"Onunla sık sık konuşmaya çalış. Kendini dışlanmış hissetmesin." diyen Nesli oldu.

-"Hep konuşuyorum. Hatta aylardır anlatıyorum ama böyle kötü olacağını bilemedim."

Onların sohbetine dahil olmak yerine kucağımda uyanık duran minik meleğe odaklandım. Parmağımın tersiyle şişik yanağını okşadım.

-"Benim bir görüşmem var. Eve geçeceğim. Duruma göre konuşuruz." Nesli mutfaktan çıkıp yanıma geldi.

-"Tamam. Benim bunu kucağımdan bırakasım yok." dedim suratımı asıp.

Kıkırdayıp poposunu okşadı.

-"Çok heveslendiysen Demirhan abiyle bir tane yaparsınız."

Hiç uygun olmayan bir evde söyledikleri üstüne ayağımla ona vurmaya çalıştım.

Benden kaçarak çıktığı evin kapısından içeri eş zamanlı olarak Demirhan girmişti. Koridorda göz göze geldik. Fakat mutfaktan çıkan Nigar teyze sebebiyle ona bakmayı keserek salona girdim.

-"Baban gelmiyor mu?" diye sorduğunu duydum.

-"İşi vardı."

Of.

Ben şimdi bu adamın sesini mi özlemişim?

Asya Ela yüzünü buruşturduğunda kucağımda dikleştirip göğsüme başını yasladım. Sırtına ritmik hareketlerle vurduğumda susmuştu.

-"Peri yoruldun mu? İki lokma yiyeyim alacağım." dedi Elvin abla masaya otururken.

-"Yok yok yorulmadım."dedim ve yanağımı minik başına yasladım. Olduğum yerde hafifçe kıpırdanıp poposunu okşuyordum.

-"Demirhan sende geç ye annecim."

Al işte yine yüreğim ağzıma geliyor. Salona annesiyle giren Demirhan nedense beni çok utandırmıştı. Sanki herkes ne yaşadığımızı anlıyor gibi.

-"Aç değilim. Uyuyor mu?" Yanıma yaklaşırken bir adım geri kaçmak istedim ama hareket edemedim.

Nigar teyze mutfağa annemin yanına döndüğünde Elvin abla masada kaçamak bakışlar atmıştı.

Demirhan tam dibime girmişti. Haliyle bedeni önümde dağ gibi durmuş beni kapatmıştı. Eğilip yeğeninin kulağının gerisini öptü.

Çenesinin altında duran yumuk ellerini oynatıp gözlerini kapattı. Göğsüme sokup öyle sevesim geliyor.

-"Benim kızım Peri ablasını pek sevdi. Bugünden beri kucağında çıtı çıkmıyor." Elvin ablanın sözleri üstüne Demirhan'la gözlerimiz birleşti.

Biraz farklı bakıyordu. Sıcacık.

Gözlerimi zorla ondan çekip yana adım attım ve Elvin ablaya baktım.

-"Bence sen oğluna bak. Ben bunu eve götüreyim." dedim masum masum. O kahkaha atarken ben Asya'nın başını öpüyordum.

-"Kız ben onu doğurana kadar neler çektim. Nasıl vereyim?" dedi gülmeyi sürdürürken.

Omuz silktim.

-"Ne yapıyım? Her gün buraya mı geleyim?"dediğim sırada Demirhan elinin birini Asya ile arama sokup almaya çalıştı.

Elbette vermedim.

-"Uyuyor alma."

-"Benim kucağımda uyur ver." dedi. Başımı salladım.

-"Yok rahatsız etme."

Kaşlarını çatıp yeniden yöneldi.

-"Biraz seveyim kızım versene Allah Allah."

-"Al ya yemedik yeğenini." diyip kollarına uzattım.

Koltuğa oturduğumda yanıma çöktü. Geniş göğsünde uykusuna devam eden minik bedenle birlikte bu görüntü aklımdan silinecek gibi değildi.

-"Kızım gidelim mi artık?"

Annemin sesine döndüğümde Elvin abla buna itiraz etti. Birlikte yemek yemeyi teklif etmişti.

-"Ben iş arasında unuttum aslında Peri'yi yataktan kaldırdım getirdim." diyen anneme göz devirmemek için zor durdum.

-"Aa bu saate kadar yemedin mi? Niye demiyorsun kızım?" diye kızdı Nigar teyze.

Koltuktan kalktım.

-"Acıkmadım ki. Yoksa söylerdim." dedim.

-"Olmaz öyle. Sofra hazır otur bir şeyler ye vallahi kırılırım." dedi Elvin abla.

Annemin de kabul etmesiyle o eve gitmek için çıkmıştı. Nigar teyze de eve uğrayacağını söyleyerek onunla gidince biz kaldık.

Demirhan Asya Ela ile koltukta oturmayı sürdürürken bende bir kaç kaşık çorba içiyordum.

-"Ee neler yaptınız tatilde anlatsanıza?"

Göz göze geldiğimizde ilk kaçan ben oldum.

-"Dinlendik bolca. Gezdik falan. Güzeldi." dedim onun konuşmayacağını anladığımda.

-"Hım...o kadar mı?" Ne istiyorsun acaba Elvin abla?

Bizi sıkıştırma çabaları Asya'nın ağlamasına kadar sürmüştü. Onu emzirmek için yatak odasına gittiğinde Demirhan yanımdaki sandalyeye oturdu ve bana yaklaştı.

-"Uzaklaş bak Elvin abla gelecek." dedim bir yandan o tarafa bakıp.

Zaten iştahım falan yoktu ve bir an önce bu evden gitmek istiyordum. Asya'nın muazzam kokusuna Demirhan'ın kokusu eklenince benim duygular tavan yapmıştı.

-"Dışarıda konuşalım mı biraz?" dedi söylediğimi umursamadan.

Yorgun bakışlarında ayrı bir karizma yatıyordu. Yutkunmadan edemedim.

-"Uyumadın mı sen hiç?"diye sordum.

Bacağımda duran elimi ellerinin arasına alıp hızlıca dudaklarını bastırdı. Benim vücut ısım anında havale seviyesine ulaştı.

-"Biraz uyudum. Konuşalım diyorum." Kısık sesle mırıldanıp yüzünü omzuma doğru yaklaştırıp boyun girintime yöneldi.

Kalp sağlığım açısından nefesimi turarak kendimi geri çektim. Delirmiş bu adam.

-"Ne yapıyorsun?!" diye sessizce kızdım. Elvin abla bir görse kırk yıl susmaz.

Huysuzlanan çocuk gibi elimi çekiştirdi.

-"Sesini,kokunu özledim. Dayanamıyorum artık Peri."

Bana bir şeyler oluyor.

Boğazımı nazikçe temizleyip elimi çektim ve ayağa fırladım.

-"Annen gelecek şimdi saçmalama lütfen Demirhan."

Ne bu samimiyet canım?! İyice ipleri gevşetmiştim. Ben bu adamı nasıl tutayım nasıl?!

-"Konuşalım dedim sana.Kimse umurumda değil. Seni kapıda bekliyorum."

Ciddiyetine diyecek lafım yoktu. Kalkmış gitmişti.

Elvin ablanın odaya dönüşüyle ona gideceğimi söylemiştim. Demirhan'ı sorduğunda hiçbir fikrim olmadığı yalanını atmış Asya'yı öperek oradan ayrılmıştım.

Apartmanın önüne kalbim sıkışarak çıktım. Demirhan yürek yemişti sanırım. Resmen elleri cebinde beni bekliyordu.

-"Oğlum hayırdır?"

Al işte.

Hasan amca. Babası.

Başımı sola çevirip bu yöne yaklaşan adama baktım. Beni fark edince gülümsedi.

-"Nasılsınız Peri hanım?" dedi şakayla karışık.

-"İyiyim Hasan amca. Asya'yı kucağına alan hiç kimse kötü olamaz." Gülerek söylediklerime karşı gülümsemesi büyüdü.

-"Vallahi öyle. Kız evlat çok başka seviliyor." dediğinde Demirhan yalandan öksürdü.

Kendimi tutamayıp kıkırdadım.

-"Siz nereye böyle?" diye sorduğunda olduğum yerde kıpırdandım.

-"Ben eve geçiyordum. Demirhan abim de sağ olsun yalnız gitmemi istemedi." İçimden kötü kadın kahkahaları atarken Demirhan çenesini sıkmış bana dik dik bakıyordu.

-"Ha iyi iyi hadi babana selam söyle kızım tutmayayım sizi."

Hasan amcayla vedalaşıp arkamı döndüğümde Demirhan uzun parmaklarıyla kolumu sardı.

-"Yani istiyorsun ki şu mahallenin ortasında seni kucağıma alıp kaçırayım. Sonra abin miyim neyim görsünler."

Yapacağından hiç şüphe duymadığım için ondan bir kaç adım kaçtım.

-"Sana iyi akşamlar Demirhan abi." Karanlık yolda kahkaha atmamak için hızlı adımlarla yürürken belimden tuttuğu gibi ayaklarımı yerden kesti.

Dikkat çekmemek adına oldukça sessiz güldüm.

-"Yapma bak birisi görecek yapma." dedim gülüşlerim arasında.

Telaşlanıp camdan birileri bakar mı diye etrafa bakınca beni bırakmıştı. Kollarımdan tutup kendine çevirdi.

-"Eğer tekrar abi diyecek olursan yer ve zaman fark etmeden seni öperim."

•••

Merhaba iyi geceler ❤

Uyumayan tayfa buralarda mı 👋

Aksatmadan bir süredir iki günde bir yayınlıyorum umarım aynı şekilde devam edebilirim

Yorumlarınızı bekliyoruum

Bölüm sonu

1 yorum