İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 12 · 11 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 12

12

•••

Mavinin değişik tonlarına bürünen gözlerimi olduğundan çekik ve güzel gösterecek bir göz makyajı yapmıştım. Son olarak doğal tonlarda olan rujumu sürüp dolaba yöneldim.

Erdem'le biraz önce mesajlaşmıştık. Gelip beni alacaktı ve biraz birlikte vakit geçirecektik. Haliyle mayomu ve altına giyeceğim pareo eteği hasır bir çantaya koydum. Ardından pembe elbiseyi askısından alarak çekmeceden yok denilecek küçüklükte bir string aldım.

-"Demirhan abi sinirden kudurmazsa iyidir." diyip kıkırdadı Aslı.

Hiç iyi bir durum olmamasına rağmen gülümsemeden edemedim. Kıskanılmak kim ne derse desin hoş bir his.

Fakat bizim durumumuzda biraz yersiz oluyor.

-"Daha çok kudurur o." dedim mırıldanarak.

Elimde kıyafetle banyoya gidip üzerimi giyindim. Elbisemin rengi o kadar güzeldi ki kendi kendime gülümsedim.

Odaya dönüp lila rengi topuklu ayakkabılarımı giyindikten sonra parfüm sıkarak çantamı aldım.

-"Ben çıkıyorum." Sırayla ikisinin yanağını öpüp el sallayarak odadan çıktım.

Keyfim şu sıralar pek bir yerinde.

Merdivenleri indiğimde salondan gürültüleri gelen ev halkına yöneldim. Kolona omzumu yasladığımda bana bakmışlardı.

-"Sen erken mi hazırlandın? Gözlerim yaşardı." dedi Sedat.

-"Çok komik canım. Erdem geliyor onunla gidiyorum. Orada buluşuruz sizinle." dedim.

Gözlerim Demirhan'a bakmak için can atsa bile bakmadım.

-"İyi dikkat et kendine." dediler arkamdan.

Salına salına çıktığım yol üstünden Erdem üstü açık kıpkırmızı bir BMW ile yanımda durdu.

-"Zevkine hayranım." diyip sırıtarak arabaya oturdum. Muhtemelen kiralıktı.

-"Bende senin güzelliğine bebeğim." Çapkın göz kırmasıyla yanaklarımızı birbirine değdirdik ve geri yaslandım.

Parti yapan kuzeni olduğu için öncesinde onlarla birlikte yemek yiyecektik. Ben dışarıda yeriz zannederken villaya gelmiştik.

Etraf deli gibi hazırlanıyordu. Dj kabinleri, soyunma kabinlerine ek yan taraflarda kostümler aksesuar olan masalar vardı.

Tek kelimeyle efsane!

-"Akşam burası geneleve dönecek diye endişeliyim." demesiyle aynı anda kahkaha atmış evin içine ilerlemiştik.

Kuzeni bizimle yaşıt bir adamdı. Burada otelleri olduğunu yolda gelirken söylemişti. Baya zenginlerdi. Villa ultra lüks ve kocamandı.

Böyle ortamları seviyordum. Ama önceliğim huzurlu ve mutlu olmamdı.

Havuza bakan konumda yaklaşık bir metre yükseklikte teras vardı. Büyükçe masa kurulmuş çalışanlar hazırlıyordu.

-"Hoşgeldiniiiz. Ben Kenan. Sende meşhur Peri kızı olmalısın."

Tabiri Demirhan dışında birisinden duymak hoşuma gitmediği için zoraki tebessümümle elini sıktım.

-"Memnun oldum." dedim.

Yakışıklı bir adamdı. Şaşırmadım. Çirkin zengin var mıydı?

-"Ordu mu yiyecek oğlum ne bu masa?" diye sordu Erdem. Elini belimden çekmediği için yabancılık hissi şuan yoktu.

-"Ne bileyim ayarım yok biliyorsun. Çocuklar da geliyor içerideler." dedi Kenan.

Sürgülü kapıdan bu tarafa gelen beş kişilik bir grup gördüm. Üç tane taş gibi kadın vardı. El ele tutuştuklarının sevgilileri olduğunu anlayınca rahatsız olmamaları için dik dik bakmayı kestim.

Yalnızca tanışırken göz göze gelmiş onun dışında bakmamıştım.

Hava kararmak üzereyken biz masada yemek yiyorduk. Açıkçası hiç kasıntı değillerdi ve muhabbetleri eğlenceliydi.

-"Senin arkadaşların da gelecekti değil mi?"

Kenan'ın sorusu üzerine bakışlarımı büyük havuzdan çektim. Üstüne çeşitli deniz oyuncakları attıklarından dolayı ilgimi çekmişti.

-"Evet. Sorun olmadı değil mi?" diye sordum olmayacağını bilsem bile.

Elindeki bira şişesiyle başını aynı anda salladı.

-"Yok canım ne sorunu. Yeni insanları severim." diyip gülümsedi.

Hafifçe tebessüm ederek sesimi çıkartmadım.

Aradan yarım saat geçtiğinde masa çoktan toplanmıştı. Erdem mavi gömleğini çıkartmış altında krem renkli şortuyla yanımda oturuyordu. Kenan ve arkadaşları üzerlerini içeride değiştirip geldiklerinde yavaş yavaş insanlar havuz başındaki yerlerini almışlardı.

Dj gelmiş müziğini sesini ayarlarken kızlardan ismi Nihal olan bana doğru eğildi.

-"Giyinmeye yukarı çıkacağız. Gel sende." diyip ayaklandı.

Erdem gözlerini açıp kapatınca bende ayağa kalktım ve arkamda duran hasır çantamı aldım.

Kızları takip ederek onlarla birlikte üst kata girdim.

-"Rahat etmeyeceğini düşünerek banyo şu tarafta diyorum. Yandaki odadayız. Giyin gel birlikte inelim." dedi.

-"Çok teşekkür ederim." Onun yakınlığına rağmen çekingen gülümseyişimle banyoya girerek kapıyı kilitledim.

Böyle banyo mu olur? Resmen puf koymuşlar. Üzerine oturup telefonumu çıkarttım.

Kızlara ne zaman geleceklerine dair mesaj attığımda şimdi arabaya bindiklerini söylemişlerdi.

Bende yavaştan soyundum. Çıkarttıklarımı düzgünce katlayıp çantaya yerleştirdim. Çıplak bedenime siyah mayoyu dikkatle giyindim. Banyo kapısının olduğu duvar tamamen ayna olduğu için kendimi rahatça görüyordum.

Vücuduma fazla fazla şehvet katan bir mayo oldu. İddialı aynı zamanda cesurdu.

Eh bende öyleydim.

Bel zincirinin aşağısına gelecek şekilde şifon siyah pareoyu bağladım. Pareo da çok uzun ve kapatan bir parça değildi. Popomu doğru düzgün kapatmıyordu ama en azından ön taraftan herhangi bir frikik vermeden rahat ederdim.

Derin bir solukla saçlarımı elimle düzelttim. Aklım fikrim tek bir kişideyken hiçbir şeye odaklanamıyordum.

Ne olacak benim halim?

Gelmiş affet diyor. Ben bu dediğinden sonra gece düşünmekten uyuyamam ki!

Birazdan görüp rahatlarsın Peri

İç sesime baygın bakışlar atarak rujumu tazeledim. Ardından banyodan çıplak ayak dışarı çıktım.

Kızların olduğu odanın kapısını tıklatarak beş dakika içinde havuza inmiştik. Nihal söylediği için çantamı orada bırakmış yalnızca telefonumu alarak indim.

Erdem havuza girdiği belli olan saçlarını savurarak bir köşede Kenan'la duruyordu.

Kızlarla yanlarına ilerledik.

-"Anlaşılan gözümüz bu akşam başka yere kaymayacak." Kenan yanında olmamı fırsat bilip bunu sessizce söylediğinde ifadesiz kaldım.

Erdem omzuma kolunu sarıp kendine doğru çekti.

-"Şansını başka yerde dene kuzen." dedi. O da duymuş olmalıydı.

Ve benim hayatıma kimseyi sokmayacağımı çok iyi biliyordu.

-"Yoksa?" dedi Kenan kaşını kaldırıp. Aklından geçeni okuyordum.

-"Hayır sadece arkadaşız. Bizimkiler geldi." dedim uzaktan görür görmez.

Huh kurtardım. Daha fazla iltifata maruz kalamayacağım.

Erdem de peşime takılınca birlikte bahçenin girişine ilerledik. Karanlık geceyi birden fazla ışıklandırma aydınlattığı için rahatlıkla görüyordum.

-"Sen delisin!"

-"Efsane olmuşsun."

Kızların yorumlarıyla beni süzmeleri aynı anda gerçekleşti. Kıkırdayıp kollarına girdim.

-"Siz de fazlasıyla göz alıcısınız." En az benim kadar iddialı bikiniler giyinmişlerdi. Aslı benim gibi pareo etek giyerken Nesli'nin bikinisinin altında transparan siyah bir pantolon vardı.

-"Gelin şöyle geçelim. Birader bize bir şeyler gönder." Erdem bizimkileri yönlendirirken yanından geçen garsona seslenmişti.

Onlara hiç bakmadım desem yeridir. Fakat Demirhan'ın yaydığı negatif enerji bedenimi sarıyordu.

Yüksek yuvarlak masanın etrafını sardığımızda ben kızların arasındaydım.

-"Girmeyecek misin?" diye sordu Erdem arkama gelerek. Geriye dönüp havuza göz attım.

Bir sürü insan içine girmiş eğleniyordu. Bazıları havuz kenarında kucak kucağa öpüşünce yüzümü buruşturmamak için zor durdum.

-"Yok ya ıslanmasam daha iyi." dedim.

-"Dans yok mu?"

Nihal ve Sedef ellerinde içkileriyle bu tarafa geldiklerinde onları kızlarla tanıştırdım. Sedef ve Nur'un sevgilisi Kenan'ın yanındaydı. Nihal gördüğüm kadarıyla yalnızdı. Eğer erkek arkadaşı olsaydı onu yalnız bırakmayacağına emindim.

-"Biraz gevşemem lazım." dedi Nesli ve gelen garsondan bir içki kaptı. Hepimiz aldığımızda ilk önce tadına baktım.

Hareketli müziğin etkisiyle hafifçe sallanırken insanları inceliyordum. Gözüme çarpan Nihal'in bakışlarıydı. Çaktırmadan karşıya bakıp gözlerini kaçırıyordu.

Karşısında Demirhan var?

Boğazımı temizleyip saç diplerimi kaşıdım. Biraz sinirleniyorum sanki.

-"Hadi."

Öyle bir parça çalıyordu ki insanın kıpırdamadan durması imkânsızdı. Seksi bir şarkıydı resmen.

Kızların çekiştirmesiyle ilerlemeye başladım. Havuzun derin olmayan bölümünde suyun içinde dans ediyorlardı. Geriden geldiğim için yavaş yürüyordum ki dirseğimden tutulup döndürüldüm.

Kenan'ın yumuşak çekişi nedeniyle içkimi dökmeden son anda durdum.

-"Nereye gidiyorsun Peri kızı?"

Arkasında duran arkadaşları bana dikkatli baktıkları için utanmıştım.

-"Böyle ani temaslarda bulunmazsan sevinirim Kenan." dedim onun duyacağı yükseklikte. Duymak için bana doğru azıcık eğilmişti ve yakındık.

-"Temas olmadan yakından sohbet etsek?" diye kısık sesle kulağıma konuştu.

Nefesi gereksiz yakınlıkta tenime değdiği için irkildim. Kolumu elinden kurtarıp çekilmiştim ki Erdem geldi. Hiçbir şey söylemeden döndüm ve uzaktan beni bekleyen kızlara yaklaştım.

-"Sana mı taktı?" diye sordu Nur.

Omuz silktim.

-"Anlamadım. Ama boşa çaba harcamış olur." diye yanıtladım.

-"Boşver takılma ona. Güzel kız görünce dayanamaz." diyip güldü.

Kafa yormadan kızların arasında eğlenmeye çalıştım. Onlar dans ederken sebepsiz kaçan keyfimden dolayı kabuğuma çekilmek istiyordum.

İçki almayı bahane ettim ve yanlarından ayrıldım. Havuzun yanından dolaşarak bizim masaya ilerledim.

-"Bana baksana sen."

Şu çekiştirmeler yüzünden kolum kopacak.

Sesim soluğum kesilmiş halde Demirhan'ın çıplak çekici göğsüne yaklaştım.

-"Ne oluyor ya?" diye karşılık verdim.

Durduğumuz yerin arka tarafı uzun palmiye ağaçlarıyla çevriliydi. Kolumdan tutarak bir kaç metre arkaya çekti.

Çimlere basarak onu takip ettim.

-"O sikik neden senin burnuna kadar girdi?!"

Gözlerimi büyütüp koluna vurdum.

-"Düzgün konuş."

Adeta öfke püskürtüyordu. Yüzü gerilmiş kaşları çatılmıştı. Olduğundan daha korkutucu göründüğünün farkında mıydı?

-"Soru sordum Peri!" diye kısık sesle bağırdı.

Kolumu elinden kurtarıp kaşlarımı çattım.

-"Bana hesap sorma hakkına sahip değilsin Demirhan. Eğer dikkatli baksaydın bir anda beni çektiğini görürdün."

-"Bende sana ne söylediğini soruyorum." diyip oluşturduğum mesafeyi kapattı.

İnsanların dikkatini çekmek istemiyordum. Ama bu mümkün değil gibi.

Nefesimi üfleyip kararmış gözlerine baktım. Tamamen benim yansımam vardı.

-"Konuşmak istediğini söyledi. Oldu mu rahatladın mı?"

Başını çevirdiğinde kıpırdanan dudaklarında ne küfürler gizliydi bilemiyorum.

-"Ben onun anlayacağı dilden konuşacağım." dedikten sonra elini ince belime sardı.

-"Bıraksana ben yürürüm." Ne diye insanların içine öyle girecektik ki?

-"İnadını sikeyim Peri."

Aralanan ağzım şaşkınlıktan kapanmadı. O ise hiç umursamadı. Bizimkilerin yanına geldiğimizde yüz ifademi zorla toplamıştım.

Bir süre sonra kızlar da gelince Erdem yanında Nihal ile birlikte yanımızdaydı.

Bu kız neden gitmiyor anlamıyorum.

Bacağımı titretirken kollarımı göğsümde bağladım. Demirhan hemen yanımdaydı. Bir kolunu masaya koymuş şekilde yan durmuş içki içiyordu. Burnundan soluduğu uzaktan dahi belli olabilirdi.

-"Siz böyle hep bir arada mısınız?" diye sordu Nihal.

Nesli onu onayladı.

-"Yapışık geziyoruz." diyip gülmüştü.

-"Senin adın neydi kaçırdım sanırım?" Taktiklerden taktik beğenelim mi?

Sedat ismini Nihal'e söyledi. İçim gıcıklanıyordu. Kolumu tırnaklarımla hızlı hızlı kaşıyıp yanak içimi ısırdım.

-"Arkadaşınız pek sessiz." diyerek aradığı rotaya yöneldi.

Demirhan.

-"Ya ya öyledir." diye mırıldandı Aslı gülerek. Bakışları benimle Nihal arasında gidip gelmişti.

Nihal karamel renkli saçlarını omuzlarından geriye atıp dekoltesini iyice açıverdi. Ardından pat diye elini Demirhan'a doğru uzatınca hepimiz ona baktık.

Demirhan dudaklarından çektiği sigarasıyla Nihal'e tip tip bakış attı.

-"Nihal ben." dedi küçük bir tebessüm eşliğinde.

Belki bu hareketi sevimli olabilirdi. Eğer Demirhan'a karşı olmasaydı.

Of Peri

Of

Sanane kızım!

Ben ona bana karıştığı için kızıyorsam benim de sinirlenme hakkım yoktu.

Her ne kadar hala beni sevdiğini itiraf etmiş olsa dahi ben burada küplere binemezdim. Umursamamalıyım.

Evet

Hayır Peri hayır.

Sakin

Demirhan başını belli belirsiz sallayıp önüne döndü. Bakışları benim üstümdeydi ama boşluğa bakar gibiydi.

Buna fazlasıyla bozulan Nihal bir şeyler bahane ederek yanımızdan ayrıldı.

Değil elini sıkmak ismini söyleme zahmetine bile girmeyen adamın şuan boynuna atlamak istiyordum.

Salağım ben salak.

Hala deli gibi onu kıskanıyordum. Yıllarca nerede kimlerle ne yapıyor diye kendimi mahvetmemiş miydim? Bitmiş tükenmiş olmama rağmen kızlara tek bir kere bile sormamıştım.

Gurur muydu inat mı?

Yoksa kırılmışlık mı?

Ben Demirhan'ın benim kanatlarımı kırmasını unutamıyordum.

-"Gitsek mi?" dedim aradan geçen yarım saatte.

Sanırım şu ortamda eğlenmeyen bir tek ben ve Demirhan'dı.

Kızlar kararsız kalsa bile sonradan onayladılar. Sanırım biraz sakinlik arıyorduk.

Sedat tanıştığı bir kızdan istemeye istemeye ayrılarak gelmişti. Bende onlara çantamı almaya gideceğimi söyledim.

Hepsi arabaya yönelmişti.

Elbette peşimden bana göz kulak olmaya gelen Demirhan'ın henüz farkında değildim.

Üst kata çıktığımda bir odadan çıkan Kenan'ı gördüm. İçimden sessizce küfür savurdum.

-"Güzel tesadüflere dahil oluyorsun Peri." diyerek önüme geçti.

İç çekerek omuzlarımı düşürdüm.

-"Sana bunu bir kez söyleyeceğim. Hiç ama hiç ilgimi çekmiyorsun. Sohbet etmek de tekrar karşılaşmak da istemem. Ama yine de seninle tanıştığıma memnun oldum ve bizi ağırladığın için çok teşekkür ederim." dedim sert olmamaya çalışarak.

Yüzünde değişen mimikler beklediğimin aksine eğlenen haldeydi.

-"Daha çok cezbedici oluyorsun." dedi ve sırıtarak bana yaklaştığında adeta kaplan pençesiyle karşılaştım.

Ensesinden tuttuğu gibi onu önümden çeken Demirhan beni yine şok etti. Ufak bir çığlık attım. Çünkü saliselik bir zaman diliminde kaşına kafasını indirmişti.

-"Seni öyle bir hale sokarım ki çok cezbedici olursun pezevenk!"

Göz açıp kapayıncaya kadar gelişen olayda arkasındaki duvara yapışan Kenan'ın kaşı kanıyordu.

Şoktan sıyrılıp Demirhan'ın önüne geçtim.

-"Ne yapıyorsun?!" diye bağırdım.

-"Haddini bildiriyorum!" Dişlerini sıka sıka Kenan'a bakıyordu. Onu öldüresi var gibiydi.

-"Sakin olur musun? Lütfen!" Ellerimi göğsünden çekip çantamı bıraktığım odaya koştum. Geri geldiğimde tekrar hamle yapacaktı ki ona engel oldum.

-"Yürü Demirhan gidelim."

Kenan umurumda değildi. İstemediğini söyleyen bir kadını hiçbir şeye zorlamamalıydı. Ne hali varsa görsün.

Sıkı sıkıya parmaklarımı bastırdığım kolunu çekerek tutuşumu serbest hale getirdi. Ardından eliyle elimi sıkıca tuttu.

Kalbim ağzıma yükseldi. Ne etrafı idrak edebildim ne de nefes alabildim.

Öylece boş boş dalıp sürüklendim. Beni arabasına getirdiğinde bile elime yaydığı sıcaklıkta kalmıştım.

Bu eli böyle tutmayalı kaç yıl olmuştu?

-"Sen delisin." dedim hatıralardan sıyrılıp.

Sıkıca sardığı direksiyonu kırıp yola çıktı.

-"Evet! Deliyim anasını satayım! Deliyim! Sen deli ettin! Ben sana gelmek isteyip gelemedikçe delirdim!! Seni herkesten saklamak isteyip de bir bok yapamadıkça delirdim Peri!"

Öfkesinin boyutu beklediğimden daha büyüktü. Tıpkı bir dolup taşma krizi gibiydi.

Düzensiz hızlı soluklarımla koltuğa sindim. Çıplak ayak durduğumu daha yeni fark ediyordum.

-"Bağırmanın...öfkenin bir yararı yok. Arabayı durdurur musun?" diye sakince konuştum.

Karanlık ağaçlı yolda arabayı aniden durdurdu. Gözlerini kapatıp ellerini ensesine koydu ve eğilerek alnını direksiyona yasladı.

Soluklarını düzenlemeye çalışıyordu. Beni korkutuyordu ama ona dokunup sakinleştirmek istiyordum.

-"Abimle ikinizin aldığı bir karardı. Bunun acısını bana kızarak çıkaramazsın." derken sızlayan ciğerlerimi okşamak istedim.

İnsanın organı bile hasretlik çeker mi ya?

-"Kendime kızıyorum." O duygu yüklü sesiyle başını kaldırıp elini güçsüz halde kucağına bıraktı. Bakışları farların aydınlattığı yoldaydı.

-"Eğer ben seni şu canımdan daha çok sevmeseydim böyle sefil aciz bir adama dönüşmezdim. Senin ne yaşadığını tahmin ederek kendime on katını çektirmeye çalıştım. Şu 7 yılda ben 70 yıl yaşlandım Peri. Sensizliğin beni nasıl bir adama dönüştürdüğünü tahmin edemezsin." diyip başını iki yana salladı.

Sesindeki titreşim tınısı saniyelik olarak gözlerimi doldurdu. Ona bütün kalbimle inanıyordum.

Kendimce kızmak öfkelenmek için yer arıyordum. Yoksa affederim.

Eğer tercih hakkım olsaydı dünya üstünde beni yalnızca Demirhan sevsin isteyebilirdim. Onun sevgisine her şeyden çok güveniyordum. Ve onun sevgisini hissetmeyi o kadar özlemiştim ki.

Şimdi ben unutsam...gecelerde yaşlarımla ıslanan yüzüm unutmaz. Cayır cayır yanan yüreğim unutmaz.

Yumruğumu kalbime vurup unut onu diye acıttığım hücrelerim unutamaz.

Ben ne yapacağım?

-"Şu üstüne bak ya! Allah'ım sen sabır ver." Elini direksiyona vurup başını camdan yana çevirdi.

Duygudan duyguya geçiş yaparken kendime odaklanamadım. Elimi saçlarımın arasından geçirip sırtımı koltuğa yasladım.

-"Hiç giyinmeseydin. Giyinmesen daha az dikkat çekersin." Söylenmelerini sürdürürken ona yan yan baktım.

-"Eğer sanane dersen...çok kötü olacak."

Bir anda bana dönüp parmağını tehditkar biçimde salladı.

Dudaklarımı birbirine bastırdım. Tam da öyle söyleyecektim. Onu sinir etmekten hoşnut oluyorum.

-"Eve gidelim artık." dedim geçen dakikalar arasında.

Yakıp çoktan bitirdiği sigarasını arabanın küllüğüne atıp kapattı.

-"Gitmiyoruz."

Arabayı çalıştırıp ilerlemeye başladı.

-"Nereye gidiyoruz?" diye sordum terslemek yerine.

Aramızda kalsın ama ben onunla dünyanın öteki ucuna giderdim.

•••

Merhaba herkese iyi geceler 🙏

Umarım beğendiğiniz bir bölüm olmuştur.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere ❤

Bölüm sonu

3 yorum

  • Hikaye güzel yaş farkı olan hikayeleri severim ancak anlamadığım bikini giyip bir erkeğin bundan mutlu olmasını beklemek bilemiyorum bikini bir giysisi bile değilken onu giyinip herkesin içinde gezen kadınların sütyen veya kilodunun görünmesinden utanıyor gibi yapmaları çok ilginç Neyse aşklarına gelirsek demirhan güzel sevmiş tabi peri de ikisi içinde zor bir durum ama burdan şunu anlıyoruz kimse bir ilişkide üçüncü kişi olmamalı elinize sağlık sevgili yazarcım