İçeriğe geç

Zindan

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Zindan

Bölüm 1

Kabuslarımdaki Yankı

üşüyorum. üzerimdeki ıslak kıyafetlerden dolayı üşüyorum belki de, bilmiyorum. kulaklarımda her saniye patlayan bomba misali acı, inlemelerime neden oluyor. kasıklarımda büyük bir sızı, kana bulanmış bacaklarım. yüksek tavanlı, kırmızı ışıklı odada tek gördüğüm tahta kapı ve pencereler. rüzgarın bir kargaşa içerisinde olduğunu duyuyorum. bulanık gözlerimle zar zor gördüğüm açık pencereden gelen soğuk, bedenimi işgal altında bırakıyor. neredeyim ben? emekleyerek, hatta adeta sürünerek kapıya gitmeye çalışırken kapı açılıyor. siyah uzun saçlı kadın bana doğru gelirken geriye doğru kaçmaya çalışıyorum. sırtımın pürüzlü duvara yaslandığını hissettiğimde parmaklarını çeneme sarıyor. simsiyah gözleriyle bana bir anne şefkatiyle bakıyor ve gülümseyerek "ruhun, bedenin benim. sen tamamen benimsin." sesi bir insan sesinden çok uzak, tiksinç yaratıklara benzer sesi içimdeki korkuyu körüklüyor. bilinmezliğin korkusunu yaşıyorum. parmaklarına rağmen konuşmaya çalışıyorum, olmuyor. gözlerinin karanlığı, ağzından akan kanlar ve sivri dişleri. çehresi değişiyor, daha da canavarlaşıyor hırıltılar eşliğinde. "kimsin sen?" diye geçiriyorum içimden. anlıyor sanki beni, kaşlarını çatıyor, kulaklarıma kızgın çığlıkları doluyor. yüzümde hissettiğim acı dolu tokat sonrası gözlerim kararıyor.

garipsedim, normalden çok daha fazla bulanık. gözlerim niye görmüyor? karşımda ateşin turunculuğu içinde bir oda var. kendimi görüyorum, yüzüstü yatan çıplak bedenimi. o kadını görüyorum, bir eli belimde, diğer eli başımdayken gövdemi masanın üzerinde sabit tutmaya çalışıyor. hayır hayır hayır. yürümeye çalışıyorum, kendimi kurtarmak için yanlarına gitmeye çabalıyorum. ileriye atmaya çalıştığım ilk adımda boynuma giren keskin demirlerin acısıyla birlikte nefes alamadığımı hissediyorum. kollarımda ve bacaklarımdaki zincirlerden kurtulmak için çırpınıyorum, nafile. ne yazık ki nafile. keskin bir çığlık kulaklarımda çınlıyor tekrardan. fark ediyorum ki çığlık atan benim, gözlerimin önünde bedenimi kirletiyor. duyduğum çığlık benden mi geliyordu, anlayamıyorum. gözlerimden kanlar boşalırken, korkularım diriliyor tekrardan. "yalvarırım biri yardım etsin, bu şekilde yaşamak cehennemin sanrısıdır. ölümün kollarına atın beni, bu kadın şeytandan beter. görmüyor musunuz halimi, çığlıklarımı duyan yok mu?" kadının elindeki bıçağı görüyorum, başımı hedef alıyor tekrardan. korkunç yüzünde kâbus gibi bir kahkaha. son gücümle çırpınıyorum, zemine çarpan kemiklerimin kırıldığını hissediyorum. görüyorum kafatasımın parçalanışını. dur durak bilmeden bedenimi parçalıyor, artık bir bedenim kalmayana dek, bırakmıyor beni ben yapan her şeyi kirletmeyi. nereden geldiğini bilmediğim siyah duman, izlediğim bedenimi ve kadının etrafını sarıyor. bu karanlık o kadar yakıyor ki bedenimi, artık acı çekmekten korkmayana kadar mahvoluyorum. sanki her saniye bedenime karışıyor o canavar. içimde tekrardan yaratıyorum her saniyesini yaşanılanların. duman dağılıyor usul usul bu sefer. kendimi pürüzlü duvara bırakırken geçiriyorum içimden, "karanlıkta tekrardan yalnız kaldım" diye...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.