"Herkese tekrar merhaba. Ben Psikolog Deniz Yıldırım. Bu gün okulumuz açılıyor. Denek olan çocuklar şimdiden okula gelmeye başladı. Hiç bir ailenin yaptığımız şeyden haberi yok. Şimdi sizlere bunu neden yaptığımı anlatacağım.
İnsanlar ikiye ayrılır. Mükemmel bir aileye sahip olanlar ve öyleymiş gibi yapanlar. Bizim ilgi alanımız ikinci olan. Bu çocukların her biri berbat ailelere sahip ama mükemmel bir hayat yaşıyor gibi davranıyorlar. Bu tür çocuklar oldukça sorunlu, intihara meyilli hatta sınırları zorlamak gerekirse bir cinayet işleme potansiyeline sahipler. Çok nadirdir böyle ailelerde yetişip geleceği parlak olan. Bu okulu kurmamın nedenide bu.
Her günün sonunda çocuklar hakkında sizleri bilgilendireceğim. Bakalım bizleri neler bekliyor? Şimdi aşağı inmeli ve çocukları karşılamalıyım. Akşam görüşmek üzere."
Deniz hanım bilgisayarını nazikçe kapattı, ceketini giydi ve aşağı indi. Aileler çoktan gitmeye başlamıştı. Çocuklar boş boş etrafa bakıyordu. En sonunda biri konuşmaya başladı.
"Sadece 10 kişimiyiz?" Deniz hanım çocuğu dikkatlice inceledi. Uzun boylu, esmer bir çocuktu. Hafif aksanı vardı. Deniz hanım onu hemen tanımıştı.
"Evet Ekin. Sadece 10 kişiyiz. Başka sorusu olan?"
"Ekin mi?" Dedi çocuklardan bi diğeri. "Güzel isimmiş."
"Sağol."
"Bu arada ben Emir."
"Memnun oldum."
"Sessizlik!!!" Diye bağırdı Deniz hanım. Çocuklar susmuştu. "Ben bu okulun kurucusu ve müdürü Deniz. Eminim sizlerle harika bir eğitim yılı geçireceğiz. Bu okulda istediğiniz her şey var. Odalarınız, gireceğiniz dersler, yiyeceğiniz yemekler, giyeceğiniz kıyafetler ve daha fazlası tamamen sizin zevklerinize göre düzenlendi. Unutmayın sizler aynı değilsiniz. Sizler özelsiniz. Evet bu kadar konuşmam yeterli. Şimdi sizleri tanıyalım." Deniz hanım konuşmasını bitirir bitirmez bir kız konuşmaya başladı. Saçları omuz hizasında, esmer bir kızdı. Vücut hatları oldukça güzeldi. Kahvemsi gözleri insanı büyülüyordu. Saçları kahveden sarıya doğru gidiyodu. Hafif bir makyajı vardı.
"Selam millet. Ben Ece. 15 yaşındayım. Koç burcuyum ve en büyük hayalim dünya starı olmak."
Ece'yun ardından fısıldaşmalar başlamıştı. Tam o sırada bir kız sesini yükseltti. Uzun, simsiyah saçları ve simsiyah gözleri vardı. Gözlüğünü yavaşça düzelti. Güzel bir kızdı.
"Bende Defne. 16 yaşındayım. Bi hayalim yok."
"İşte gerçekçi biri." Dedi çocuklardan esmer ve hafif dalgalı saçlı çocuk. Herkesin ona baktığını fark edince kendini tanıttı.
"Ben Emir. 17 yaşındayım. Ve açıkçası boşuna okuyorum. Benden bi cacık olmaz. Dedim babama. Asker oluyum felan diye ama yok işte. Tutturdu okuyacaksında okuyacaksın. Ha bu arada bu kız benim kardeşim." Dedi yanında duran beyaz tenli, kahve gözlü, çilli, kapalı kızı göstererek. "Ona kötü davranmazsanız iyi olur."
"Senin tehtidinle korunmaya ihdiyacım yok!!!" Dedi kız sessiz ama güçlü bir sesle.
"Bu arada ben Dicle. 15 yaşındayım. Ve eğer kendinizi seviyorsanız ona aşık felan olmayın." Çocuklar sessizce gülmeye başlamıştı.
"Merak etme sırf seni kaybetmemek için ona aşık olmam." Dedi Ece.
Ece oldukça enerjik ve dost canlısı bir kızdı. Dicle ile birbirlerine bakıp gülmeye başladılar.
"Eminmisin?" Dedi Emir Merakla.
"Ya tatlım eğer olurda sana aşık olursam sakın inanma olur mu. Çünkü bende yolda gördüğüm 4 erkekten 5'ine aşık olma potansiyeli var."
"Bu kızlar baya iyiymiş ya." Dedi çocuklardan biri. Sarışın, mavi gözlü, uzun boyluydu.
"Ben Efe bu arada. 17 yaşındayım."
"Bende Gizem. 16 yaşındayım." Dedi kızlardan biri. esmer bir kızdı. Uzun boylu kısa saçlıydı.
"Bende Arda. 17 yaşındayım." Dedi uzun boylu, esmer, kıvırcık saçlı çocuk. Oldukça fit bir vücudu vardı.
"Ben Ege.17 olmak üzereyim. Haftaya doğum günüm." Dedi uzun boylu esmer çocuk.
"Peki doğum gününde ne istersin Ege?" Dedi Ece.
"Aslında." Dedi Ege. Şaşırmıştı ama Ece'nin nazik gülümsemesi onu kendine getirdi. "Yanlış anlamazsan eğer....Benimle dans edebilirsin."
"Kardeş az yavaş lan. Kız kaçmıyo." Dedi Efe.
"Ondan değil. Benim dansa özel bi tutkum vardı hep. O yüzden demiştim."
"Tamamdır o zaman seninle güzel bir playdist yaparız." Dedi Ece diğerlerinin konuşmasına izin vermeden. "Sonrada dans ederiz. Söz veriyorum." İkisi birbirlerine bakıp gülümserken sarışın, mavi gözlü, uzun boylu, fit bir vücuda sahip olan çocuklardan biri konuşmaya başladı.
"Ben Berk ve açıkçası yorgunum. Aceba odama gidebilirmiyim?"
"Aynen ya bende yorgunum. Odalarımız nerede?" Dedi Ekin.
Tüm çocuklar birden söykenmeye başlamıştı.
"Sessizlik!!!" Diye bağırdı Deniz hanım. Tüm çocuklar susunca gülümsedi.
"Odalarınız en üst katta, yani 4. katta. Her birinizin adı kapıda yazıyor. Akşam yemeği anons edildiğinde giriş katta buluşalım. Ve ek olarak asansörleri kullanabilirsiniz." Ardından çocuklara gülümsedi ve oradan ayrıldı.
Çocuklarda birbirleri ile konuşmaya ve 4. kata çıkmaya başladılar.
4. kata geldiklerinde karşılarına uzun bir koridor çıktı. Koridorun sağ tarafında 5, sol tarafında 5 oda vardı. Tüm çocuklar odalarıne yerleşti. Odalar gerçektende o çocukların zevklerine göre dizayn edilmişti.
1 saat sonra Ece sıkıldı ve balkona çıktı. Defne'de oradaydı.
"Naber?" Dedi Ece. Belki de bu soru ömür boyu sürecek bir dostluğun temellerini atmıştı.
"İyi. Yerleştin mi?"
"Evet. Burası harika. Cennetten farksız."
"Kesinlikle. Bu arada senin hakkında bazı şeyler duydum. Efe'den sonra buranın en zenginiymişsin."
"Yanlış duymuşsun. Ben asla 2. olmam."
"Vaowww. Diyosunnn."
"Diyorummm. Hey hadi odama gel. Burada bir sürü abur cubur var. Netflix'ten bir şey açarız. Akşam yemeğine kadar eğlenelim."
"Tamamdır. Bende bir şeyler getiririm. 5-10 dakikaya gelirim."
"Okey baby." Kızlar aynanda içeri girdi. Çok geçmeden kapı çaldı. Su kapıyı açtığında karşısında Emir vardı.
"Çok hızlı açtın. Birini mi bekliyordun?"
"Ah evet. Bir şey mi oldu?"
"Hayır. Sadece tanışmak istedim."
"Okey. Geç istiyosan ama arkadaşım gelince gidersin. Anlaştık mı?"
"Anlaştık prenses." Dedi Emir. Ardından içeri geçti. "Vay be zevkin harika."
"Teşekkürler. Hakkımda bu kadar çok şey bilmeleri biraz tuhaf ama sevdim." Su büyülenmiş gibi odaya bakıyordu. Birden Emir ile göz göze geldi. "Ne oldu?" Emir nazikçe gülümsedi.
"Hiç bişi. Sadece aşık olmuş gibi bakıyorsun."
"Her şeye ve herkese aşık olabileceğimi söylemiştim." Emir ayağa kalktı. Su ile aralarında hiç mesafe yoktu. Tam o sırada Defne odaya girdi.
"Burada ne arıyosun?"
"Beklediğin arkadaşın o mu?"
"Emir bu kızdan uzak dur yoksa seni öldürürüm. Ciddiyim."
"Olduuu. Bana müsade artık. Yemekte görüşürüz." Emir kendi odasına giderken Ece ne olduğunu anlayamamıştı.
"Tanışıyormusunuz?"
"Bu okul kurulmadan 1 yıl önce herkes tanıştı. Ama sen ve ailen yurt dışında olduğu için katılamadınız."
"Haa evet. Hatırladım"
"Bak Emir'den uzak dur. O benim eski sevgilim."
"Bilmiyordum. Özür dilerim."
"Problem değil. Ona hiç aşık olmadım. İstiyorsan onunla çıkabilirsin ama o tehlikeli. Hepimize zarar vereceğine eminim."
"Anlaşılan uzun bir dedikodu arası veriyoruz ha." Dedi Ece göz kırparak. Defne'de ona nazikçe gülümsedi.
Kızlar büyük ve rahat yatağa oturup konuşmaya başladılar.
"Efe ve Arda üvey kardeş. Ama Arda onlarla yaşamıyor. Arda'ya hayranım. O çok güçlü biri."
"Ondan hoşlanıyormusun?"
"Ne? Tabiki hayır. Gözüm kardeşinde."
"Ooo hanfdndi hızlı çıktı."
"Tabi ki. Neyse. Emir, Efe ve Ekin çok yakınlar. Ama bana sorarsan her 3'lü grubun dışlananı vardır ve bu grubun dışlananı Efe. Emir ve Ekin ise çok sinsi. Onlara kanma ama onlarla oyna."
"Bunu aklımda tutacağım."
"Güzel. Her neyse Berk ve Arda'da çok yakın arkadaş. Ve bana sorarsan en iyi dostluk onlarda."
"Ama 2. en iyi dostluk."
"Haklısın. Artık biz varız." Kızlar birbirlerine tuhaf bir bağlılık duymuş ve birbirlerine her şeyi anlatmaya başlamıştı. Şuandan itibaren yapacakları her şey, gelecekte torunlarına birlikte anlatacakları masallara dönüşmüştü.
"Eee." Dedi Defne. "Gözüne kestirdiğin biri var mı?"
"Hepsi harika ama aklım biraz Emir'de."
"Ne yaparsan yap yanındayım. Bunu sakın unutma."
Tam o esnada anons sesini duydular. Saat 16 olmuştu. Akşam yemeği vaktiydi......