İçeriğe geç

Zifirin Kaderi Derya

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Zifirin Kaderi Derya

Bölüm 1

Giriş🩵

*Yazım hatası varsa şimdiden affola... İyi okumalarr😊 “Korhan!” diye bağırdı küçük kız. Sesi tüm mahalleyi sarsacak cinstendi. Camdan ona bakan Korhan, o çığlıkla yerinden sıçradı. Hafta sonu tatili olduğu için tüm ödevlerini cuma günü bitirmiş, geri kalan tüm günlerde Korhan ile oynamayı planlamıştı küçük kız. Bu sefer her gün yanına aldığı uçurtması yoktu; çünkü Korhan ona yenisini yapacaktı. “Efendim, Derya? Ne diye cıyaklıyorsun, dinliyorum işte.” dedi camdan aşağı bakan Korhan. Derya somurttu. “Cıyaklamıyorum bir kere ben, tamam mı?” “Bal gibi de cıyaklıyorsun işte.” Derya kollarını kavuşturdu. “Beni kendinle karıştırma. Sesin mahalleyi inletiyor balkon ayısı.” Korhan kaşlarını çattı. “Aşağı in Korhan, oyun oynayalım hadi.” diye diretti Derya. “Olmaz.” dedi Korhan. “Misafir gelecekmiş, akşama kadar o ödevler bitecek yoksa yersin kafana terliği dedi annem.” Derya ellerini beline koydu. “Beni ilgilendirmez, Korhan. Dün niye yapmadın ki zaten?” “Sanane ya!” “Aşağıya gelene kadar sayacağım Korhan. Bir… iki… üç…” Korhan durması için işaretler vermeye başladı. Zira Derya bilerek yüksek sesle sayıyordu ki Korhan inmek zorunda kalsın. Çünkü tüm mahalleli tarafından bilinirdi ki Derya, aklına koyduğu şeyi yapana kadar dur durak bilmezdi. “Sus, Derya, gelemem.” “Yirmi sekiz… yirmi dokuz… otuz…” “Derya, ödevlerim var.” dedi Korhan bir kez daha ama Derya, Korhan’ın her uyarısından sonra sesini daha da yükseltiyordu. “Otuz altı… otuz yedi…” Korhan bir an için içeri baktı, sonra Derya’ya geri döndü. Hâlâ gayretle, avazı çıktığı kadar bağırıp sayıyordu küçük kız. “Elli bir… elli iki… elli üç…” Korhan en sonunda pes etti. Derya’ya zaferi teslim eder gibi bir bakış attı ve en sonunda konuştu: “Tamam, geliyorum. Bekle.” Derya’nın yüzünde muzip bir gülümseme oluştu. “Beş dakikan var Korhan.” dedi, ellerini tekrar beline koyarken. Arkasındaki kaldırıma yaklaştı ve Korhan gelene kadar oraya oturmayı tercih etti. Sadece dört dakika geçmişti ki kömür gözlü bir çocuk yanına yaklaştı. Korhan’dı bu. Derya’nın da Korhan’da en sevdiği şey kömür gözleriydi zaten. Korhan, Derya’nın gözlerine baktığında tüm kavgalar unutulurdu sanki. O gözlerin karşısında dayanamazdı. Bu yüzden kavga ederken genelde yere bakardı Derya. Korhan eli belinde ona baktı. Bir yandan da pencereye dikiyordu kafasını. Sanki annesi her an oradan bir terlik gönderip “Doğru yukarı, o ödevler bitecek!” diye bağıracakmış gibi. Elleriyle çabuk işareti yaptı. “Haydi, haydi, annem görmeden parka doğru gitmemiz gerek.” dedi, annesinden korkan tavrını sakınmadan. Derya’nın gözleri irileşti. “Ne demek o annem görmeden? İzin istemedin mi Sumru teyzeden?” Korhan korkuyla başını sallamaktan başka bir şey yapamadı. “Eyvah. Eve dönünce kafanı kıracak senin. O saçlarını yolacak, Korhan.” Korhan korkuyla daha da büzüşürken Derya elini onun omzuna attı. Hafifçe vurarak, “Madem korkacaksın, ne diye annene haber vermiyorsun, akıllım?” dedi. “Söylesem izin vermezdi de ondan.” diye homurdandı. “Ne yapsaydım, senin çığlıklarının mahalleyi sarmasına mı izin verseydim?” Derya kollarını önünde birleştirdi. “Ben çığlık atmıyorum bir kere.” Hayran olmuş gibi baktı Korhan. İnkâr gücüne hayrandı zaten. “Nerede çığlık atmıyorsun? Bal gibi de çığlık atıyorsun işte.” Yine başlamışlardı… “Ona çığlık atmak değil, seslenmek denir.” dedi Derya bilmiş hâliyle. “Seslenmek mi? Başladık yine. En son dün bana sesimi azıcık yükselttim diye ‘Çığlık atma, Korhan!’ diye bağırmadın mı sen?” Derya bir an duraksadı. “O ayrı, bu ayrı Korhan.” “Hiç de bile.” diye yükseldi Korhan. “İkisi aynı şey.” Derya sinirle kollarını kavuştururken camdan ses geldi. “Korhan! Neredesin?” Sumru teyzenin sesiydi bu. Korhan’ın yokluğunu fark etmiş olmalıydı. Her an terlik yağmuruna tutulabilirlerdi. Korhan’ın eli ayağına dolanırken Derya onun kazağını tutup sertçe çekti. “Koş, haydi, durma!” Ve ikisi parka doğru koşmaya başladılar. Her şeyden soyutlandıkları tek yere doğru… Derya hemen salıncağa atladı. Korhan da yanındakine tabii. İkisi birlikte yüzlerine vuran rüzgârla ileri geri sallanmaya başladılar. Derya gözlerini yumdu. Rüzgâr yüzüne vurdukça kıkırdadı. Ve Derya’nın her kıkırdayışında, Korhan’ın yüzündeki gülümseme daha da büyüdü. Biliyordu Korhan. İkisi hiç ayrılmayacaktı. Ölüm onları ayırana kadar hep birlikte kalacaklardı. Belki haklıydı hissettiklerinde. Ancak o gün tüm gerçekler, tüm bilinenler bir anda yok olacaktı. İki kalp hızla kopacak, belki de bir daha seneler sonra karşılaşacaktı. O gün bir uçurtma havada kalacak ama ipi iki kişiyi birbirine sonsuza dek bağlayacaktı…

Bölüm Sonu 🌹

Bölüm sonu

1 yorum

  • Güzel bir giriş yapmışsın ben beğendim derya ile korhanın gelecekteki aşklarını merak ediyorum birinici bölümü kısa zamanda bekliyorum

    2Yanıt