İçeriğe geç

ZEMHERİ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

ZEMHERİ

Bölüm 1

Bilinmezlik

Gözlerimi açtığımda her tarafı bulanık görüyordum. Ellerimi yumruk haline getirmeye çalıştım ancak parmaklarımı hissedemedim bile.

Kafamı sol tarafıma doğru biraz çevirdiğimde, kulağım donmuştu. Dişlerimi sıkarak, gözlerimi sıkıca yumdum ve birkaç kez kırpıştırdıktan sonra başımda keskin bir ağrı hissettim.

Neredeydim ben?

Yavaşça kolumu kaldırmayı başarınca elimi saçlarıma götürdüm ve yüzümdeki parçaları geriye attım. Yüzüm tamamen açılınca rüzgar sertçe vurdu. Bir an gerçekten öldüğümü düşündüm. Gökyüzü bulutlarla örtülüydü ve kar yağıyordu!

Kaşlarım çatıldı. Kendimi zorlayarak oturur pozisyona geldiğimde etrafıma bakındım. Bir ormanın tam ortasındaydım. Her yer beyaz karla örtülmüş, bazı yerler buz tutmuştu. Ayağa kalkarken dengede durmak zor oldu. Bir ağaca yaslanınca soğuktan ürperdim. Ellerimdeki eldivenlerin parmakları açıktı ve uçları kıpkırmızıydı.

Bir dakika.

Ben bu eldivenleri ne zaman giymiştim?

Kafamı biraz daha eğerek üstüme baktım. Dizlerime kadar gelen kırmızı kadife paltomun önü açıktı. Kot pantolonum, mavi boğazlı kazağım ve siyah botlarım vardı. Biraz ileride, beyaz karların arasına gömülmüş olan sarı bereyi gördüm. Sendeleyerek ona uzandım. Silkeledikten sonra kafama geçirdim, muhtemelen benimdi.

Muhtemelen mi?

Tekrar durdum.

Ben buraya nasıl gelmiştim?

Bir dakika...

KİMDİM BEN?

Hızla tekrar üstüme baktım. Ellerimle kendimi yokladım. Paltomun cebinde bir sertlik hissedince elimi cebime soktum ve beyaz kılıflı bir telefon buldum. Ekranında kocaman bir çatlak vardı. Üstelik açılmıyordu.

Acaba saldırıya mı uğramıştım?

Bu düşünce ile ürperdim. Tam kendimi buna inandırmışken gelen uğultu sesleri ile iyice korkmuş, koşmaya başlamıştım.

Tabi ben koştukça karın daha çok içine gömülüyordum. arkamdan birinin, "Bekle!" diye bağırdığını duysam da durmadım.

Yolun sonuna doğru koştuğumu düşünürken kafamı arkaya doğru çevirdim. Peşimde olup olmadığını merak etmiştim. Ancak ben daha onu göremeden ayağım karların arasında bir şeye takılmış ve öne doğru yuvarlanmaya başlamıştım. Dengemi korumaya çalışırken uçurumun ucuna kadar gelmiş, bu yetmezmiş gibi tam dengemi kurdum derken ayağım kaymıştı.

Ölüyordum işte! Uçurumdan düşüyordum.

Hayır, düşmüyordum.

Ama ayaklarım zemine basmıyordu ki.

Kafamı kaldırıp beni bileğimden sıkıca tutmuş olan kişiyle göz göze geldim. Bilincim kapanmadan önce son hatırladığım o ela gözlerdi zaten.

***

Kendimi tuhaf hissediyorum. Fizik dersinde o kadar sıkılmıştım ki kitap kurgulayayım dedim. Umarım sonunda bir kitabı tutturmayı başarabilirim. Sadece bu kitap tutsa, yine yeter bana be...

Bölüm sonu

1 yorum