★Bol gülüşlü okuşlar, güzle okurlarım★
Hayat ne kadar garip...şu anda bu elimde tuttuğum silahı kafama dayayıp tetiğe bassam bu beni geri dönülmez bir yola sokar...ölürüm
Yıl:2029
İnsanın ölümden korkmasının iki nedeni vardır;
Ya gideceği yeri biliyordur,
Ya gideceği yeri bilmiyordur.
Hangisi daha kötü siz karar verin.
Yanımdaki adam antronörüm şu an türkiyede istanbuldayım ve evet ajanım ama stajyer gibi düşünün hala eğitim görüyorum ama bildiğiniz ajanlar gibi değil...auv kendimden bahsetmeyi unuttum
Benim adım vera, dış görünüşümde siyah saçlı, beyaz porselen tenli, mavi gözlü bir kızım.
Ülkemiz yıllar içinde değişime uğradı artık askeri yönde çok geliştik ve yeni bir kuruluş var yetim çocuklar ajan, casus, artık ne derseniz ve onun gibi şeyler yapan bir kuruluş var adı "GÖRÜNMEZ SAVAŞCILAR TİMİ"
Şu anda atış talimindeyim yanımdaki antrenörüm bay celal bana daha iyi atış yapmam için taktikler veriyor...
"hadi ama! Şu haline bak..."
"deniyorum! Ama mesafe uzak"
":artık düşmanınada biraz yakına gelirmisin dersin, ha!"
Dudağımı dilimle ıslattım ve kendimce homurdandım...bu kadar huysuz olmakta bir başarı ama
bu günlük silah talimi bitmiştir git biraz kickbox çalış ve kaytardığınıda görmeyeyim. Başımı salladım ama o an vücudumun n.ikotine ihtiyacı vardı
"peki ama bir 10 dakika mola versek." Dedim
"Sadece beş dakika!"
Hızla başımı olumlu anlamda salladım ve lavaboya gidip sigaramı yaktım dumanı içime çektiğimde yorgunluktan titreyen bedenim biraz duruldu vücudum gevşedi ve uykusuzluğum kayboldu, birkaç dakika sonra en yakın arkadaşım geldi
Asır
Asır: "selam, vera yinemi onu içiyorsun"
"bugün çok yorgunum yoksa azaltmıştım biliyorsun"
kafasını olumlu anlamda salladı ama biliyordum o bana inanmamıştı gözlerinden belli, biliyordu bu günlerde çok sigara içtiğimi...sebebini bilmiyor ama.
Onu inceledim sigatamdan bir duman çekerken "asır, yorulmuş gözüküyorsun çok mu çalıştın."
"evet ya yarın göreve gideceğim bu arada, ilk görevim! "
"daha önce söylesene şunu!"
Ona sarıldım
"sen hala göreve gitmedin değilmi?"
" Hayır, neymiş hala hazır değilmişim!, hala anlamıyorumki daha ne kadar hazır olabilirim!"
Bu duruma çok sinir olurdum, ne zaman konusu açılsa hep bir bahaneleri var benim için...
"sakin ol!, illaki bi gün gideceksin o göreve"
:iç çektim umarım...saate baktım eyvah! Geç kaldım çalışmaya gitmeliyim.
" tamam, görüşürüz!"
"görüşürüz"
Nefes nefese kickbox salonuna koştum bay CELAL oradaydı
" şükürler olsunki teşrif ettiniz hanfendi!"
İsteksizce "pardon..."
"keşke biraz sorumlu olsan"
"Keşke sizde bu kadar katı olmasaydınız" kendi kendime mırıldandım, sivri dilimi yine tutamamıştım ama neyseki sessiz söylemiştim...
Box torbasına yürüdüm ve elime eldivenleri takıp antrenörüme baktım.
Bana işaret vermesini veya bana bir haraket göstermesini bekledim.
Sonunda kafasıyla işaret yaptığında yumruklarımı geçirmeye başladım ama sonra sebepsiz yere yumruklarım hızlandı...içinde bugün ayrı bir sınır vardı sanki... göreve gidemediğimden olabilir
en sonunda baktığımda kum torbası delinmişti ve biraz kum sızıyordu ama çok küçük bir delikti...kimse farketmezdi...değilmi?...yok lan buradaki aptallar beni gibi bir cevheri göremiyor bunumu görecek?...
Herneyse celale baktım ama orada yoktu..."tövbe bismillah..."
"Benmi paranoyak oldum ya ne oluyor"
Etrafıma baktım
" yok...nerede lan bu adam! İstemediğimde her yerde istediğimde tövbe haşa!..."
Bir yumruk daha attım
O sırada arkamda bir gülme sesi duydum...ne oluyor lan!
Arkama baktığımda uzun boylu kumral saçlı saçları güneşin altında parlayan gözleri ela olan bir çocuk gördüm o yüzündeki kibirli gülümsemeyi tanırdım...yok lan çocuğu tanımıyorum, yanlış anlamayın sadece kibirli gülümsemesini tanıdım aynı bizim buradaki yatsı gibi gülüyordu...
Lan duymuşmuydu bu beni?! Celale söylemez umarım ilokul çocuğu gibi tek ayak üstünde durmak itemiyorum ayy rezillik!
"Neye gülüyorsun?" İmalıca sordum ve bir elimi belime koymuştum tek kaşımı kaldırıp sıradan soğuk bakışlarımı ona yönelttim...
Pişkince sırıttı "hiiiç...öylesine bir uğradım diyelim...ama eğlenceliymiş ha buralar kıkırdadı yeni mekanımı buldum..."
Kollarımı kavuşturup onu süzdüm "yalnız yaş sınırı var ha bu arada...hadi burada oyuncak yok başka kapıya tatlım."
Adam hafifçe güldü kehribar gözleri eğlenceyle doluyken kollarını kavuşturdu...bu adam benimle dalgamı geçiyor!?
"Sen hep höyle gerginmisin?, ayrıca yaşım tutuyor, ayrıca büyüklerinlede saygılı konuşmalısın tatlım..."
Tatlım kelimesine vurgu yapmıştı
"Alah Alah öylemiymiş ne kadar zekisin sen ya...sen git en iyisi yoksa senin gibi bir zeka küpünü harcarlar burada şakacı çocuk" seni yapay bir gülümsemeyle söyledim.
Adam kafasını hafifçe eğip seslice alayla bir şekilde güldü "Sen eğlenceli kızmışsın ha desene çok eğleneceğiz!"
Tek kaşımı kaldırdım "eğleneceğiz derken...seni kibarca kovdum ama seni yakandan tutup sokağada atabilirim..."
"Ama bu hiç eğlenceli olmazk"i...yapay bir dudak bükmeyle söyledi.
Tam ağzımı açıp birşey söyleyecektimki, antrenötüm celal arkamdan seslendi
"Tanışmışsınız..."
"Hiç söylemeyin efendim bende bu buraya nasıl girmiş bil-..."ne? "Ne dediniz siz...onu tanıyormusunuz?"Afalladım bir an
Çocuk bana baktı ve çok bilmiş ifadesini takınıp bana baktı "Memnun oldum ben celal karasahinin oğlu kılıç sur karasahi"
Afalaldım gözlerim büyüdü...ne oluyor lan! Benmi yalnış hatırlıyorum ya!?...bu adam ne ara evlendi ne ara çocuğu olduda o çocuk böyle kazık kadar olduda ben onla laf ateşesine girdim?!?
"Bir açıklama bekliyorum efendim"
Celalin yüzünde mimik oynamıyordu ama derinlere indiğimde; ulan bir çeneni kapalı tutamadında en başarılı ,en iyi, en muhteşem öğrencime çattın...son kısmı biraz uydurmuş olabilirim ama biraz...
"oğlum..."
vay canına! Hiç bilmiyorum ya sağolun...daha fazla açıklama bekliyordum ama cevap yok...adam hep böyleydi, gerekeni söylerim fazlası seni ilgilendirmez bakışı...
Çocuğa baş haraketi yaptı yanına gelmesi için
"Yok kalsın celal bey ben böyle iyiyim...sevdim ben burayı eğlence, drama, aksiyon felan... "Celal beymi? baba demesi gerekmiyormu, çocuğun yüzündeki sırıtış hala mevcuttu ama konuşurken celale bakmıyordu bana bakıyordu
Celal karşı çıkacak gibi oldu ama sonra "tamam ne yapıyorsan yap sadece başını belaya sokma ve..." bana bakarken "... dikkatli ol"
"Tamam dır" garip konuşuyordu sanki babası değilmişte kahveden arkadaşıymış gibi
Kılıç denen çocuk bana bir adım yaklaştı ama hala birbirimizden uzaktık bana elini uzattı
"Sen?"
"Neden soruyorsunki?" Hafifçe kaşlarımı çatıp kollarımı kavuşturdum
"Merak?"
"Ooo tamam o halde meraksa sıkıntı yok!" Alayla gözlerimi devirdim ve el sıkışmasına karşılık vermedim...temas sevmem, asır hariç "vera...senin olayın ne? Birden ortaya neden çıktın? Bunca zamandır hangi delikteydin sen?"
"Hop yavaş gel! Tek tek sorda algılama sistemim eror vermesin değilmi?"
Gözlerimi devirirken istemsizce sıtıttım
"Peki ilk olarak bunca zamandır neredeydin"
"Annemle yurt dışında yunanistanda uzağa gitmek istememiş..."
"Neden geldin?"
"Öldü" yüzünde hiç bir ifade yoktu hatta ben o kadar inceledim ama yine yokta yok...kaşlarım kalktı. "başın sağolsun"
"Hımh, sen? Neden buradasın?"
Konuyu değiştirmeye çalışıyordu ama sesimi çıkarmadım
"Buranın bir amacı var bundan bahsetmek yasak ama...sen celal beyin oğlusun sıkıntı olmaz ,buranın amacı kimsesiz çocukları bir sınava tabi tutup ayıklayıp ajan, casus, devlet adamı artık ne dersen bu tür insanları yetiştiriyorlar. Bende işte öyle..."
Kılıç'ın gözünden bir duygu geçti ama o kadar hızlıydıki anlayamadım "kimsesizsin yani?..."
"Evet."
"Zor olmalı"
"Ne?"
"Kimsesizlik"
"Olmayan birşeyin yasını tutacak değilim"
Hafifce sırıttı "Leyleklermi getirdi kızım seni...illa vardır nası yok?"
"Benim için yok...demekki onlar içinde öyleymişimki benden vazgeçmişler..." Yüzündeki sırıtış gitti tekrar normal suratına döndü
Sessizliğin sızısı...tabi susarsın, çünkü kelimelerin anlamsız kaldığı bir noktadayız
Birden bir ses duyuldu dışarıdan atarım kendimi yaklaşmayın!
İkimizde pencereden baktık çatıdaki adama
Kılıçın yüzünde sırıtış oluştu aksiyon başladı!...
Eşsiz okurlarım, bölümü nasıl buldunuz? Fikir? Eleştri? Öneri?
Bu arada isterseniz başrol kızımız için bir model buldum dilerseniz sonraki bölümde belirtirim
Bu arad bir bomba...az önce okuduğunuz kişi başrol erkek değil, ama yakında başrolümüzde bizlerle olacak
Bu arada bazı şeyleri tam açıklamamamımda bir
nedeni var
Sonraki bölümlere kadar bekleyin
Kitabı okumaktan vazgeçmeyin çünkü kimse pişman olacağı birşey yapmak istemez...
Diğer bölüme kadar güzel ve özel kalmanız dileğiyle!★