
İstanbul. ( Baykara ailesi )
Arabalar yalıya ulaşmıştı . Hepsi tek tek yalıdan içeriye giriyordu .
Çalışanlar onları karşılamak için dışarıya çıktı .
İlk inen Mahir ve yanında götürdüğü oğlu Barıştı.
Diğer arabadan zümrüt hanım ve ona yardım eden derin çıktı . En son ise Hilal hanım çıkmıştı .
Yol boyunca kara kara düşünüp durmuştu bu durumdan hiç memnun değildi .
Hilal hanım kendisi ve oğlundan başka kimseyi önemsemeyen, sadece oğluna değer veren bir kadındı . Tabikide oğluna kimseyi yakıştırmıyor, seviyesinde göremiyordu .
Ne idiği belirsiz bir aileden oğluna kız alması canını sıkmıştı ama kocasına karşıda gelemezdi. Tek dileği o kızında aynı ablası gibi kaçıp gitmesiydi.
Hepsi yavaş bir şekilde yalıya doğru yürüdü .
Korumalar Mahir beye son bilgileri veriyordu .
Yalıya girdiklerinde onları bekleyen biri vardı .
Mahir ağa babaannesinin yanına yaklaşıp elini öptü.
Zümrüt hanım kaynanası kudret hanımı bu saate hala uyanık olmasına şaşırmıştı .
Zümrüt hanım yüzüne sahte bir gülümseme takılıp kaynanasının yanına gitti .” Anne . Bu saate kadar neden uyumadın.? Uyku saatin geçmiş .” dedi .
Kudret hanım oturduğu yerden gelinine baktı . “uyku saatim seni alakadar etmez zümrüt .” dedi .
Mahir bey “ Babaanne annem kötü bir şey demedi ki . Oda, bizde senin sağlığını düşünüyoruz .” dedi .
Yaşlı kadın gelininden oldu olması haz etmiyordu . Oğlunun ölümünden sonra gelini Zümrüt çok değişmişti . Kocasının ölümünde bile tek damla yaş akıtmamıştı .
Kudret hanım ise tek oğlu olan Fırat’ın ölümünden sonra hayata karşı sevincini kaybetmiş bir kadındı .
“ bana bir şey olmaz . Eski toprağım ben.” Dedi. kendinden emin bir sesle .
Kudret hanımın gözleri karşıdan kendisine bakan Barışa kaydı .
“ Barış oğlum senmi geldin. ?” Dedi
Barış büyükannesine doğru yürüyerek eğilip elini öptü.
Kudret hanım “ nerelerdeydin sen barış . Ne aradın ne sordun büyükanneni .” dedi.
Barış “ kusura bakma büyükanne . Dersler çok yoğundu .” dedi ve geri çekildi .
Derin diğer tarafa geçerek “ Geldi büyükanne geldi . Hemde ne gelmek. “ dedi gülerek .
Hilal hanımda durumdan hoşnutsuz bir şekilde derinin yanına oturdu .
Kudret hanım her şeyden habersiz Mahire dönü .” mahirim kız isteme nasıl geçti . Barışım beğendimi gelin hanımı .?” dedi .
Mahir ağa sıkıntıyla nefes verdi .
“ o bildiğim gibi olmadı babaanne .” dedi.
Kudret hanım kaşlarını çatarak “ ne demek o oğlum . ? Ne olmuş?” dedi .
“ gelin hanım evden kaçmış büyükanne .” dedi derin bir anda .
Kudret hanım torununa bakıp Mahire geri dönü “ Kız mı kaçmış? Ne derler zümrüt.? Siz haber vermediniz mi ” dedi.
Zümrüt hanım “ yok anne varmış da kız istememiş sevdiğine ne mi ne kaçmış . Az daha oğlumun elini kana bulayacaklardı .” dedi .
“ Ee o zaman ne oldu .? Verilen bir söz var ortada .?”
Mahir ağa “ Abbas dene adam diğer kızını verdi bize . O kadar duyuldu kız almadan dönük diyemezdik. Bizde mecbur kabul ettik .” dedi .
Ortam buz keserken Kudret hanım yavaşça başını salladı ve bastonunun yardımı ile ayağa kalktı.
Derin dudak bükerek kuzeni barışa bakt.” buda çok yaşlandı ?” dedi .
Barış derinin sözlerine yorumsuz kaldı . Hiç beklediği bir şekilde az daha Milena’nın ablası ile evleniyordu. Şimdi ise Milena ile evlenecekti .
Sorun ikisinde değildi sorun evlenmemek istememesiydi .
Kendisini evli ve çocuklu bir adam olarak göremiyordu hep tek gecelik ilişkiler yaşamıştı ve şimdi bir kadına bağlı kalmak ona göre değildi.
Mahir ağa “ bugün çok yorucu bir gün yaşadık . Yarın bu konuyu detaylı bir şekilde konuşacağız. “ dedi oğluna bakarak .
Mahir ağanın arkasından da hilal hanım kalktı .
Zümrüt hanım ise torunlarına bakarak “ bende yatayım .” dedi ve oda kalktı .
Odada bir tek derin ve Barış kalmıştı.
Barış ellerini kafasının koydu .
“ offff. Ben şimdi ne yapacağım ya ! Ben hayatta evlenmem . “ dedi .
Derin ayağa kalkarak kuzenin yanına oturdu elini barışın omuzuna attı .” Bu kadar korkma ya sen barış baykarasın . O kıza bağlı kalmak zorunda değilsin. Hem zaten fakir bir şeyler . Senle evleneceğine yatsın kalksın dua etsin . Vizyonsuzlar görmedin mi ? Bide o babası ... Tam iğrenç. ! Nasılda kafası gitmesin diye kızını peşkeş çekti sana ” dedi .
Barış kuzenine bakıp “ Harika moral veriyorsun gerçekten derin ya! Ben ne diyorum sen ne diyorsun .!” dedi .
Derin “ aynı şeyden bahsediyorum . O kıza bağlı kalmak içim caba vermene gerek yok . Düşünme bu kadar . Ve sakın amcama gidip ‘ Ben evlenmek istemiyorum.! ‘ diyerek bebek bebek şeyler söyleme .! Uyarıyorum bak . Mahir amcamı şu kadar tanıyorsam bu söz den vazgeçmez .” dedi .
Barış “ne kadar iyi birisin sen derin . Gözlerim yaşardı “. Dedi alay ederek
Derin gülümseyerek barışın omuzuna vurup. “ ben sadece ailemi önemserim .” dedi ve ayağa kalktı belini düzeltip arkasında duran Barışa baktı .
Barış “Bana akıl vereceğine git abini ara . Bu saate kadar aramadı seni . Şaşırdım”
Derin kırmızı saçlarını savurup “ benim abim senin gibi boş değil . İşleri vardır kesin . Yoksa arardı kesin Hem o beni çok seviyor ondan arıyor. “ dedi ve gülerek yukarıya çıktı .
Odada tek kalan Barış kafayı yemek üzereydi . Derin ona ne kadar akıl verse de Milenayı arkadaşı olarak görüyordu . aşk gibi bir şey hissetmiş olsa belki ? Kendi kendine başını iki yana salladı. Ne diyordu. ? Evlenmek düşüneceği son şey bile değildi.
Barış
Ne ara oldu bunlar? nasıl gelişti ? Hiçbirşey anlamadım .
Ben Barış Baykara Babama göre başarısız ve gereksiz bir çocuktum .
Beni Annem severdi babaannem severdi . Büyükannem severdi .
Ama babamın oldum olası sevmezdi beni ona göre serseri ,bir işin ucundan tutamayan ,yeteneksiz bit çocuktum. Adam artık benden nasıl nefret ettiyse Beni evden uzaklaştırdı . Artık burnum sürtsün diye mi yoksa görmemek için mi merdine gönderdi bilemem .
Ailemden uzak durmak bana iyi gelse de bir yanım eksikti. Beni bu dünyada seven tek kişi yani annem ile ayrı kalmak bana çok zor gelmişti . Babam onu bilr bende mahrum bırakmıştı .
Her şey aynı rayından ilerlerken taki o güne kadar .
Her günüm gibi bir partiden çıkmıştım.
“ Abi yarın sendeyiz o zaman .” diyen Atahan ‘ a baktım .
Başımla onaylayıp “ olur haberleşiriz o zaman . “ dedim .
Gruptan ayrılıp motosikletime doğru yürüdüm . bir anda telefonum çaldı .
Arayan kişiyi gördüğümde gözlerime inanamadım .
Babam arıyordu . “ efendim baba .” dedim .
Babam gene sert ve soğuk sesiyle “ Neden açmıyorsun Barış. ? Bir kez de bekletmeden aç . Ne zaman adam olacaksın sen !” diyerek azarladı beni .
Babam benden fazla kuzenimi seviyordu. Holdingin bile yönetimi ona bırakmıştı. Çoğu şeyde onun adı vardı . Holdingde , haberlerde , yönetim kurulumunda , evde hatta babamın dilinde bile o vardı .
‘ee... kimin başarılı yeğeni . “ diyerek gururlanıyordu . ‘ bir kez benim hakkımda böyle konuşmamıştı.
“ kusura bakma baba yoğundum.,” dedim aklıma gelen ilk yalanı sıralayarak.
“ yürü git ! İşi varmış beyefendinin! . Ne işin var akşam akşam.? içmekten başka ha ?. ! Neyse ne Barış. Seninle konuşmam gereken önemli bir şey var .” dedi
Babam benimle ne konu konuşacağını aşırı merak etmiştim . Beni merak edip aramayan adam önemli bir şey konuşmak istiyordu .
“ söyle baba .” dedim .
“ Ailen için ve senin için çok önemli bir karar alındı Barış. “
“ ne gibi baba .?”
“ seni evlendirmeye karar verdik Barış. Artık koca adam oldun . Evlenip buraya geliyorsun . Kuzeninin yanında çalışır iki üç iş öğrenirsin. “ dedi .
Babamın dedikleri ile neye uğradığımı şaşırdım .
“ Sen zaten her şeyi düşünmüşsün baba . Bana ne gerek vardı ? aradığın için sağ ol .” dedim . Sesim titreyerek çıktığı için babam “ otur ağla istersen barış ! Bebek değilsin sen ! sadece Haber verdim . Kendini ona göre hazırla ! Daha fazla uzatma . “ dedi ve yüzüme telefonu kapattı .
Telefon kapanırken olduğum yere çivilenmiş gibiydim. Babam bende olan öz güven mi alıyordu. Onun karşısında kendimi ezdirmekten nefret ediyordum . Bunu bilerek yapmıyordum . Kilitlenip kalıyordum.
Dedikleri beynimde dönüp dururken evleneceksin kelimesi defalarca kulağımda yankılandı . Evelemek ve ben . İkisi bile aynı cümlede kurmuyorken istemeye gitmiştim. Sırf babam bir an olsun benle gurur duysun diye .
Gördüğüm kişi ile ne yapacağımı bilemedim .
Bu eve Milena’nın ablasını isteyecektik ama olmamıştı onun yerine Milena da aynı benim gibi kurban edilmişti .
Milena’nın yüzüne bakmaya hakkım yoktu. O bana bir şeyler demem için bakarken ben ise korkak bir ördek gibi babamın arkasına evden çıkmıştım.
Yanımda duran içkiden bir yudum daha aldım .
Bu gece iyice uzun olacağa benziyordu .
Odada sığamıyordum.
Ceketimi alarak. Yalıdan dışarıya çıktım .
Motosikletime binerek . Nereye sürdüğümü bile bilmiyordum .
Beynim karmakarışık gibiydi . Bir sürü piyano aynı anda çalıyor . Ben ise Doğru noktayı bulamıyordum. Aslında o noktayı bulsam ona göre hareket edebilirdim .
Motoru durduğumda kafamı kaldırıp geldiğim yere baktım .
Gene ona gelmiştim .
Motordan inip evin ziline bastım . Bir kaç saniye sonra otomatik kapı kendiliğinden açıldı .
Merdivenden 3. Kata çıktım .
Kapıya vardığımda kapı sonuna kadar açılmış beni gecelikle bekleyen kadını süzdüm .
Yanına gidip konuşmasına fırsat vermeden dudaklarına yapıştım.
Beynim ile kalbimi anlamıyordum Sadece bu günü unutmak istiyorum ..
/Bölüm hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum ❤️/






