İçeriğe geç

Zehirli İttifak

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Zehirli İttifak

Bölüm 9

Bölüm 9

Zeynep’in boğazındaki düğüm büyüdükçe nefes almakta zorlanıyordu. Aras’ın dudaklarından dökülen her kelime, beyninde yankılanan birer çekiç darbesiydi. Cinayet… Aras… İkisi aynı cümlede nasıl yer alırdı?

"Sen… Sen nasıl?" diye fısıldadı Zeynep, sesi titrek bir mum alevi gibiydi. Aras’ın gözlerindeki pişmanlık ve çaresizlik, Zeynep’in içindeki yangını daha da körükledi.

Aras oturduğu sandalyede dikleşti, bakışları Zeynep'e sabitlendi. "Zeynep, yemin ederim, olanlar göründüğü gibi değil. Kendimi savunmak zorundaydım."

"Savunmak mı? Birini öldürerek mi?" Zeynep'in sesi keskin bir bıçak gibiydi. Gözünden akan tek damla yaş, yanağında iz bıraktı. "Sen… sen ne yaptın?"

Aras, Zeynep'in yanına gelmek için hamle yaptı ama Zeynep bir adım geri çekildi. "Yaklaşma bana! Anlat! Ne oldu?"

Aras derin bir nefes aldı ve o geceyi anlatmaya başladı. Bir barda yaşanan arbede, kendini koruma içgüdüsü ve sonrasında yaşanan o korkunç an… Zeynep, Aras’ın anlattıklarını dinlerken, içindeki intikam ateşi daha da harladı. Alp… Alp bu olayı biliyordu. Zeynep’i kendi karanlık oyununa dahil ederken, onun da ellerini kana bulamasını mı planlamıştı?

"Peki ya Alp?" diye sordu Zeynep, sesi buz gibiydi. "O biliyor muydu?"

Aras başını salladı. "Evet. Olaydan sonra bana yardım etti. Delilleri yok etmemize yardım etti."

Zeynep’in zihninde şimşekler çakıyordu. Alp… Onun şeytani zekası, Aras’ın çaresizliğiyle birleşince ortaya nasıl bir tablo çıkmıştı? Zeynep, Alp’le kurduğu ittifakın ne kadar tehlikeli olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu. Bu sadece bir intikam oyunu değildi, bir bataklığa doğru sürükleniyordu.

Aras’ın yanından ayrıldıktan sonra, Zeynep kendini kampüsün kalabalığından uzak, tenha bir köşeye attı. Banklardan birine çöktü ve derin derin nefes almaya çalıştı. Gözlerini kapattığında, Alp’in o buz mavisi gözleri belirdi zihninde. O gözlerde gördüğü karanlık, şimdi Zeynep’i de içine çekiyordu.

*

Alp, hukuk fakültesinin bahçesinde, her zamanki umursamaz tavrıyla volta atıyordu. Elindeki sigarayı derin bir nefesle içine çekti, dumanı havaya üfledi. Zeynep’i bekliyordu. Onunla konuşması gereken önemli şeyler vardı. Aras meselesi… Zeynep’in öğrendikleri… Alp’in planları tıkır tıkır işliyordu ama Zeynep’in tepkisi her şeyi değiştirebilirdi.

Zeynep’i uzaktan gördü. Yüzündeki ifade Alp’i endişelendirdi. Öfke, hayal kırıklığı ve intikam… Bu karmaşık duygular, Zeynep’i daha da tehlikeli bir hale getiriyordu. Alp, attığı adımları dikkatli atmalıydı. Zeynep, sandığından çok daha zeki ve cesurdu.

"Alp," dedi Zeynep, yanına gelir gelmez. Sesi o kadar sertti ki, Alp bir an duraksadı. "Aras’la ilgili her şeyi biliyordun, değil mi?"

Alp, sigarasından bir nefes daha çekti. "Evet, biliyordum."

"Ve bana hiçbir şey söylemedin. Beni kendi oyununa alet ettin." Zeynep’in gözleri alev alev yanıyordu.

"Zeynep, sakin ol. Bunu senin iyiliğin için yaptım." Alp’in sesi sakindi ama içten içe fırtınalar kopuyordu.

"Benim iyiliğim için mi? Beni bir cinayetin ortağı yapmaya çalışıyorsun! Benim babam haksız yere hapse girdi, senin arkadaşın birini öldürmüş ve sen bunu normal karşılıyorsun!" Zeynep’in sesi yükseldi.

Alp, Zeynep’in kolunu tuttu. "Bağırarak bir yere varamazsın. Dinle beni."

Zeynep, kolunu sertçe çekti. "Senden hiçbir şey dinlemek istemiyorum. Sen… sen iğrenç bir insansın."

Alp’in yüzündeki ifade değişti. O buz mavisi gözler, artık daha da soğuk ve karanlıktı. "Bana böyle davranamazsın, Zeynep. Unutma, ikimizin de sırları var. Ve benim sırrım, seninkinden çok daha tehlikeli."

Zeynep, Alp’in tehdidine aldırış etmedi. "Senden korkmuyorum, Alp. Ne yaparsan yap, babamın intikamını alacağım. Ve senin de bu işin bedelini ödeyeceğine emin olabilirsin."

Alp alayla sırıttı. "Öyle mi dersin? Göreceğiz, Zeynep. Göreceğiz…"

Zeynep arkasını döndü ve hızla uzaklaştı. Alp, onun arkasından bakarken, içindeki karanlık daha da büyüdü. Zeynep’in bu kadar cesur olması, Alp’in planlarını alt üst edebilirdi. Onu kontrol altında tutmak zorundaydı.

*

Zeynep yurda döndüğünde, odasında onu bekleyen bir sürprizle karşılaştı. Yatağının üzerinde, kırmızı bir gül ve küçük bir not vardı. Notta tek bir cümle yazılıydı: "Sırrını biliyorum."

Zeynep’in kalbi duracak gibi oldu. Kim biliyordu? Alp mi? Yoksa başka biri mi? Ve en önemlisi, sırrını bildiklerini nereden biliyorlardı?

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

10. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.