İçeriğe geç

ZAYIF

Bölüm 3 · 9 dk okuma

ZAYIF

Bölüm 3

3. Yüzleşme

Demir...

Mazi bir anda geri geldi. Çocukluğuydu her ikisininde bir zamanlar yakın arkadaşlardı. Şimdi ise babasının katilinin oğlu ve iki düşman olmuştu hiç istemesede artık arkadaş degillerdi. Şimdi ise savcı olarak karşılarına dikildi.

''Nasıl yani oğlu mu ifademizi alacak? Böyle saçmalık mı olur?'' ilk tepki veren Poyraz oldu. Şaşkındı evet ama adı üstüne geçmişte kaldı. Birgün karşılarına çıkmasını bekliyorlardı ama böyle takım elbiseyle ,devletin savcısı olarak degil.

''Afedersiniz ama böyle bir bilgi bize gelmedi.Sonuçta siz karşı taraftasınız bu etik değil''diyerek Poyraz'ın haklı isyanının arkasında durdu. Garip bu sefer Yağız tepkisizdi. Sadece ona gözlerini dikti. Herkes babasına saldırdığı gibi ona da saldırmasını bekledi ama o öylece durdu ve hiç birşey yapmadı.

''Bu benim sorunum değil ben görevimi yapmaya geldim''kararlı ses tonuyla eski Demir'le alakası yoktu. Sanki bambaşka bir adam olmuştu.''Fazla vaktim yok başlayalım isterseniz?''diyerek masanın yanındaki sandalye de oturdu ve bakışlarını onlara dikti.

''Müdürüm ben ona ifade vermem''Poyraz bu duruma iltiraz etmeye devam ederken Yağız ise sadece Demir'e baktı tepkisizdi evet ama hala içi öfke doluydu. Daha sonra karşısına geçip kararlı bir şekilde oturdu. ''Yağız''Poyraz şaşkınlıkla Yağız'a baktı.

''Tamam verelim bakalım savcı beye ifademizi'' ilk defa 7 yıl sonra ilk defa birbirlerini görmüşlerdi. Bir zamanlar arkadaşça bir araya gelirken şimdi ise tam tersi bir şekilde karşı karşıya gelmişlerdi.

''Çocuklar ben bir telefon açıp gelicem'' Müdürün odadan çıkmasıyla yalnız kaldılar.

''Dostum sen ciddi misin? Gerçekten bunu yapacak mısın?'' ona gerçekten hayret ediyordu. Gerçekten ona ifade mi verecekti?

''Öncelikle konuşmamız kayıt altında olucak''dedi otoriter sesiyle cebinden çıkardığı ses kayıt cihazının düğmesine bastı. Vakit kaybetmeden sorularına başladı.''Karşı tarafla bir husumetiniz var mı? '' Yağız ortada hiç birşey yokmuş gibi sorgulamasına hayret ediyordu. Madem üç maymanu oynayacaktı o da gerektiği gibi davranacaktı.

''Babamı öldürdü'' dedi yüzünde az da olsa bir duygu kırıntısı bekledi ama yok. Sanki duyguları alınmış gibi sorularına devam etti.

''Kayıtlarda babanızın 7 yıl önce vefat ettiği yazıyor kazada öldüğünü de yazıyor. Bu suçlamadan emin misiniz?'' yeni bir soru sorarak yüzüne bakmayı sürdürdü. Gerçekten iki yabancı olmuşlardı.

''Bahri karaaslan öldürdü'' üzerini basa basa söyledi adından bile nefret ediyordu. Demir babasının ismini duyması bile onu etkilemedi sakince devam etti.

''Kanıtınız var mı?'' işte en can alıcı soru da buydu. Yağız sustu Poyraz'ın da sesi çıkmadı''Sustuğunuza göre yok demektir. Kimseyi yargısız infaz yapamazsınız'' demesiyle Yağız bir anda sinirle elini masaya vurdu.

''Gördüm o gün yolumuzu kestiler. Babamla tartıştılar sonra arkadan bize çarpıp kaçtılar. Oydu senin babandı'' Demir gözlerindeki öfkeyi rahatça görebiliyordu ama buraya sadece görevini yapmaya gelmişti. Kavga etmeye degil.

''Yağız sakin''diye uyardı Poyraz. Daha sonra devam etti.''Belki de sende biliyorsundur katilin baban olduğunu'' bu sefer sıra Poyraz'a geçmişti Yağız'ı desteklerken bu duruma hiç şaşırmadı Demir. Eskiden de böyleydi.

''Paranoyaya başladınız yine. Sorucaklarım bu kadar. Soruşturma devam edecek'' Demir ses kaydını kapatır ve eşyalarını toplamaya başlar bu rahatlığı onları deli ediyordu.

''Söylesene sana ne zaman yalan söyledik? Babanın nasıl bir adam olduğunu sende biliyorsun bunu neden yapıyorsun?''Poyraz eskisi gibi samimi konuşmaya başlaması Demir'i sadece güldürdü.

''Buraya işimi yapmaya geldim. Şimdide gidiyorum'' dedi çantasını eline aldı.

''Bu işin peşini bırakmıcam. Her ne olursa olsun onu yakalıcam''Demir'in gözlerine meydan okuyarak baktı.

''7 yıldır bulamadığını şimdi mi bulacaksın?'' demesiyle Yağız'ın Demir'in yakasına yapışması bir oldu.

''Bana bak''

''Ne o yine bana katilin oğlu mu diyeceksin? Yoksa yine beni mi suçlucaksın?''ilk defa eski defterleri açtı Demir. Sözleri Yağız'ı etkiledi ama öfkesi onu da örttü. Onunda canının acıdığı konular vardı ama susmayı tercih etti

''Karşıma bir daha çıkarsan...'' dedi dişlerini sıkarak ona öfkeyle bakmayı sürdürdü.

''Katil mi olursun? Sen şimdi babasının oğlu gibi davranmıyorsun ama bak yoksa baban çok üzülür'' demesiyle yüzüne yumruk atması bir oldu.

''Babamın adını ağzına alma. Sakın'' diye bağırdı. Demir dudağındaki kanı silerek ona baktı.

''Biliyor musun biz hiçbir zaman gerçek dost olmadık'' dedi onlara kısa bir bakış atıp çantasını aldığı gibi kapıyı çarparak gitti. Poyraz Yağız'a bakarak offladı.

''Off Yağız ne yapacağız şimdi biz''

....

Nihayet eve gelmişlerdi haberlerde her yerde manşet olmuştu. Polis memuru eski millet vekilini darp etti diye. Şimdi ise evde akşam olmuştu eve geldiğinden beri yatağında yatıyordu. Açığa alınmıştı tabi kendi ile beraber Poyraz'ı da yakmışt. Pişman mıydı? asla ama öfkesine yenik düştüğü için kendine kızıyordu şimdi herşey daha çok zorlaştı. Demir'i karşısında gördügünde tuhaf hissetti ona karşı bir nefreti yoktu ama kızgındı asıl şaşsırdığı onun gözlerindeki hayal kırıklığıydı buna anlam verememişti.

Aşagıda Poyraz'ın sesini duyunca aşagıya indi.

''Dışarı çıkalım mı hem biraz hava alırız?'' dedi kafa dağıtmaya ihtiyacı vardı her ikisininde.

''Yok sen çık'' dediğinde yüzü asıldı yüzü.

''Senin için diyorum bende biraz hava al. Belki kendine gelirsin''

''İstemiyorum'' diye ısrarını yeniledi ve bir anda kapı çaldı.

''Birini mi bekliyordun?''

''Hayır'' Poyraz kapıyı açmaya gitti. Kimseyi beklemiyorlardı o yüzden kim olduğunu merak etti ve kapıyı açtı.

''Betül...''

Uzun zaman olmuştu. En son avukat olduğunu duymuştu. Yurt dışında çalışıyordu onu burda görünce epey şaşırdı. Hem Yağız hem Poyraz.

''Nerden çıktın sen böyle?'' dedi Poyraz. Yağız'ın babası öldüğünde beraber destek olmuştu. Betül hiç konuşmadı ama yüzünde sinirli bir ifade vardi.''Sen kızgın mısın?'' içeri girdi ve sinirle Yağız'ın karşısına dikildi. Poyraz kapıyı kapattı ve yanlarına geldi.

Yağız onu özlemişti ama gerçekten sinirli bakıyordu.

''Gerçekten yaptın mı bunu? O adama yumruk mu attın? Üstelik basının önünde, çocukların gözü önünde hemde'' neden sinirli olduğunu şimdi gayet iyi anladılar. Birbirlerinden ne kadar uzak olsalarda yine en çok onlar birbirini düşünürdü.

''Bak konuşucak durumda değilim'' dedi ama Betül devam etti.

''Aklın nerde senin? Kafayı mı yedin? Bunu nasıl yaparsın?'' gerçekten sinirliydi iş için istanbula gelirken manşetlerde Yağız'ın fotoğrafını görünce ve altında yazılanları adeta deliye döndü.

''Betül. yeter '' dedi gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemiyordu.

''Açığa alındın değil mi?'' diye sordu o ise sadece başını sallamakla yetindi.

''Bende alındım. Süpriz'' Poyraz da elini hava kaldırdığında gözlerini devirdi.

''Brawo size koca bir alkışı hak ediyorsunuz'' En çokta Yağız'a kızıyordu. Düşündükçe deliriyordu.''Sen kendine ne yaptıgının farkında mısın? Böyle olmaz. Böyle yaşayamazsın''dedi gerçekten onu bu durumda görmek içini acıtıyordu.

''Yaşamıyorum ki zaten. 7 yıldır yaşamıyorum ben. Anlamıyorsun o adamın dışarda olmasına dayanamıyorum. Katlanamıyorum. Kafayı yemek üzereyim'' işte şimdi içini boşaltmaya başladı. İçine attıklarını gün yüzüne çıkardı ama hala geçmiyordu. Betül'ün içi giderken Poyraz da üzgündü.

''Yağız... iyi olacaksın ama lüfen öfkeyle hareket etme böyle yaparak sadece kendine zarar veriyorsun'' tek istediği iyi olmasıydı bunu herşeyden çok istiyordu.

''Elimde kanıt yok. O adamı içeri tıkacak hiç birşeyim yok ve bu beni deli ediyor'' böyle yaşamak gerçekten onun için inanılmaz zor. Bir dala tutunup nefes almaya ihtiyacı var.

''Bulucaz merak etme. Bende burda senin yanındayım. Senin yanındayız'' diyerek lafını çevirdi. İstediği sadece yanında olmaktı.

''Nasıl yani?'' Diye sordu sonuçta burda kalmıyordu.

''Avukatın olarak yanında olucam. Sen hiç merak etme'' dediğinde gülümsedi. İçeri girdiğinden beri ilk defa gülmüştü.

''Kendimi güvende hissediyorum'' dedi Poyraz ona göz kırparken.

''Üstelik ücretsiz''

''Bir kahveyi hakettin'' Poyraz gülümseyerek mutfaga giderken Betül bakışlarını Yağız'a dikti.

''Hadi bana detayları anlat''

......

Demir babasının çalışma odasına kapıyı tıklatarak içeri girdi.

''İfadelerini aldın mı?'' içeri girer girmez merak ettiği soruyu yöneltti.

''Aldım. Babasının katilinin ısrarla sen olduğunu söylüyor'' Dedi ayakta durmayı tercih etti. Baba oğul değilde çalışanı gibi oğluna davranıyordu. Demir artık bu duruma alışmıştı.

''O gün o velette ölmeliydi nerden bileyim başıma bu kadar iş açacagını'' kendi kendine kızarken pişmanluğını dile getirdi.

''Merak etme hiçbirşey yapamazlar''

''Etmiyorum zaten. Gerekeni yapıcam'' demesiyle Demir elinde olmadan endişelendi.

''Ne yapacaksın?'' dedi Bahri gözlerini Demir'e dikti gerçekten korkunç bakıyordu.

''Ortadan kaldırıcam''

''Olmaz yapamazsın'' Demir'in ani tepkisiyle şaşırdı.

''Nedenmiş?''

''Tüm gözleri üzerine çekersin herkes senden şüphelenir''demesiyle çok az düşündü ve onu haklı buldu.

''Haklısın. zamanı gelince bitiririm işini ne de olsa'' Demir rahat bir nefes alırken Bahri devam etti.''Aferim her zaman böyle ol. Sana o mevkiyi bu yüzden verdim akıllıca kullan''demesiyle sinirlendi. Onu aşağılar gibi konuşmasından nefret ediyordu.

''Ben çok çalıştım ve kazandım'' Bahri bir anda kahkaha atmaya başladı. Demir sinirle elini yumruk yaptı.

''Saçmalama benim sayemde işe alındın. Unutma ben olmazsam sen bir hiçsin''dedi ve oğlunu gururunu yerler altına aldı. Demir sertçe yutkundu.

''Benim yapmam gereken işlerim var musadenle''

Demir odadan dışarı çıktığı an yumruğunu sıkmaya devam etti ve sinirle odasına gitti üstündeki ceketini sertçe yere atarken işe onun sayesinde ğirdiğini bilmiyordu. Duydugu an sinirden deliye döndü. Onu kendisini kullanmasından nefret ediyordu. Yağız'ı ortadan kaldırmak istemesini duyunca gerildi neyseki bunu yapamazdı. Demir içinde onlara karşı iltiraf edemesede hala sevgi vardı.

7 yıl önce...

Olayın ardından iki gün geçmişti. Yağız, Poyraz ve Demir birlikte takılmaya başlamıştı ve yakın dost olmuşlardı. Uygar ve çetesi okulda hiç görmemişlerdi sanırım uzaklaştırma almışlardı. Okul çıkışı herkes evlerine dağılmak üzereyken Demir çantasını unutup sınıfa çıkar. o an iki kişi arkasından gelip kollarını tutar.

''Bizimle geliyorsun'' dedi onların Uygar'ın çetesindeki çocuklar olduğunu görünce endişelenir.

''Nereye götürüyorsunuz beni. Bırakın'' zorla Demir'i kolundan tutup sürükleyerek spor salonunun ortasına atarlar.

Uygar sigarasını ayağında ezerek Demir'e sinirle bakar. Yüzündeki morluk ve yara kendini belli ediyordu.

''İspiyoncu ezik sonunda gelebildin'' dedi dişlerini sıkarak gün boyu bu anı bekliyordu.

''Ne istiyorsun benden?'' dediğinde pis pis güldü. Bu sefer daha kalabalıktılar.

''Beni satmanın bedelini ödüyeceksin. Bizler ispiyoncuları hiç sevmeyiz'' çetesi ile beraber sırıttılar. Demir şu an gerçekten korkuyordu yalnızdı ve ne yapacağını bilmiyordu.

''Saçmalama da bırak beni gideyim'' ayağa kalkmak isterken omuzlarından tutup tekrar oturttular.

''Hayır. Önce iyi bir dayak yiyeceksin. Sonra istersen ayağa kalkabilirsen tabi gidebilirsin''dediginde yutkundu şimdi bitmişti işte.

''Hatalı olduğunu kabul et. Bu yaptığın suç'' demesi bile sadece onları güldürdü.

''Ne o yoksa beni babana mı şikayet edersin? Sesin fazla çıkmaya başlamış bu özgüveni yeni edindin herhalde? Yoksa yeni arkadaşlarından mı?'' demesiyle sustu babası onu görmüyordu bile şu an sahip oldugu tek şey arkadaşları.

''Sesini keselim hadi'' hepsi bir anda üzerine dogru gelmeye başladı.

''Demir aşk olsun bizi niye davet etmiyorsun? Bizde ikinci raunt istiyorduk'' Poyraz ve Yağız spor salonunun kapısından içeri girerken Demir onlara sahip olduğu için mutluydu.

''Bırak onu hemen'' Yağız Uygar'a bakarken o ise Demir'in yakasından tuttu.

''Arkadaşların seni seviyormuş ha ezik. Saldırın''

Yağız ve Poyraz üzerine doğru gelen adamları yere sererken Demir Uygar'dan kurtulup kendini köşeye atar. Uygar ve çetesi dayak yerken artık daha fazla dayanamazlar ve kaçarlar

''İyi misin?'' diyerek yanına gelip onu kontrol ettiler.

''Tam zamanında geldiniz. Sağolun'' dedi onlar gelmeseydi iyi bir dayak yiyecekti.

''Saçmalama dostum arkadaşlar bu zamanlar için''

''Benim yüzümden seninle ugraşıyor'' Yağız kendini suçlu hissediyordu.

''Önemli değil bir daha karşıma çıkmaz bence sonuçta dövüşmeyi bilen iki ardaşım var''demesiyle güldüler Demir böyle arkadaşlara sahip olduğu için kendini sanslı hissediyordu.

''Değil mi? Sıkıysa gelsin'' Poyraz iyice havaya girmişti. Bir anda karnını tutmaya başladı.''Dostum canım tantuni çekti'' derken Yağız ve Demir güldüler.

''Ben ısmarlarım size'' Demir'in ısmarlarım demesi Poyraz'ı adeta havaya uçurdu.

''Demir seni daha çok sevmeye başladım''

''Poyraz hep açsın öyle değil mi?''

''Beni çözmüşsün brawo. Demir iki tane yiyebilir miyim sonuçta o kadar efor sarfettim''iyice arsızlaşan Poyraz coştukça coşuyordu.

''Olur''

''Arkadaşlar gerçekten şanslı olduğumu düşünmeye başladım. İyi ki varsınız'' dedi birbirlerine bakarak gülümsediler. gerçek dost oldukları için mutluydular.

...

ŞİMDİKİ ZAMAN...

''keşke herşey fark olabilseydi''

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.