1 bölüm Yeni bir acı İnsan cehennemini içinde taşır; dışarıdan alkışlanan hayat, içeride yavaş bir ölümdür. 3 Kasım 2025
Sıcak yatağımda mışıl mışıl uyuyordum. Birden bir bağırma sesiyle uyandım. Kafamı kaldırdığımda annem Nilay Yıldırım Belvar ile karşılaştım. Anlamıştım, saat daha 5 olmadan annemin teftişi başlamıştı. Yatağımdan hiç çıkmak istemiyordum ama itiraz edersem annemle olacak kavgayı biliyordum. Bu yüzden uğraşmak istemeden yavaşça yatağımdan kalktım.Annem kaşlarını çatarak bana baktı.“Sonunda uyandın. Hızlıca bale üstünü giy. Okula gitmeden önce üç saatimiz var, antrenman yapacağız. Ondan sonra kahvaltını edip hazırlanıp çıkarsın okuluna,” diye sert bir şekilde söyledi. Her zamanki otoriter tavrıyla odamdan çıktı ve kapıyı sertçe kapattı.Şaşırmadım, çünkü artık alışmıştım. Kimseyi uyandırmaktan korkmuyordu; zaten ev halkı her sabah annemin saat 5’teki teftişiyle ayakta olurdu.Yatağımdan kalktım. Her ne kadar siyah bale üstümü giymek istesem de pudra rengi giydim, çünkü annemle kavga etmeye hiç niyetim yoktu. Annemle antrenman yaptığımızda genelde hep pudra ya da beyaz giyerdim. Annem bir kızın siyah giymesini kabalık olarak kabul ediyordu.Üstümü giydikten sonra yatağa oturdum. Bale ayakkabılarımı giyerken telefonuma bir mesaj geldi. Telefonumu alıp baktığımda kız grubundan geldiğini gördüm.Işın Kaya: “Günaydın.”İnci Kara: yazıyor…İnci Kara: “Bu saatte ne günaydını amk, saat 5.10 daha. Güneş doğmamış, horozların sabah olduğundan haberi yok. Işın Hanım ışık hızıyla günaydın yazıyor.” Yasemin Yıldız: “Allah’ın köylüsü, horoz ne alaka aq?” Işın Kaya: yazıyor… Işın Kaya: “Ben belki sana demedim, ben bacım Liora’ya dedim.” Liora Belvar: yazıyor… Liora Belvar: “Size de günaydın.” Yasemin Yıldız: yazıyor… Yasemin Yıldız: “Nilay teyze yine tam vakit mi?” Işın Kaya: “Nilay teyzeden bahsediyoruz kızım, kadın dakikliğin kitabını yazmış resmen.” İnci Kara: yazıyor… İnci Kara: “Lio, yine bale antrenmanı yapacaksın değil mi?” Liora Belvar: “Evet.”Işın Kaya: “Kız, biz seni tutmayalım. Koş, sonra azar işitme.” Liora Belvar: “Tamam, okulda görüşürüz.”Yasemin Yıldız: “Görüşürüz minör 😘”Işın Kaya: “Görüşürüz ışık ❤️🩹💫”İnci Kara: “Görüşürüz Lio 🩰🩷”Mesajları görünce gülümsedim. Telefonu kenara koyup bale ayakkabılarımın ipini bağlamaya devam ettim. Hazırlığımı bitirdikten sonra ayağa kalktım, telefonumu odada bırakıp dışarı çıktım ve evde annemin bana özel yaptırdığı bale odasına gittim.Zengin bir aile değildik ama annem, tek kız çocuğu olduğum ve benim bir dansçı olmamı istediği için, onca masrafa girip eve bir bale antrenman odası yaptırmıştı.İçeri girdiğimde annem kaşlarını çatmış bir şekilde beni bekliyordu.“Sonunda geldin. Hızlıca yerini al,” dedi.Ortamdaki hava neredeyse kesilecek kadar keskindi. Elinde bir cetvel vardı ve her zamanki gibi konuşurken onu bana doğru sallıyordu. Hızlıca yerimi aldım ve talimatını bekledim.Bir anda annemin sert sesi odadaki tüm sesi kesen bir bıçak gibi geldi:“Pirouette!”Talimatı duyar duymaz tek ayağımın parmak ucunda durdum ve dönmeye başladım.—Antrenman bittiğinde saat 7.50’ydi. Her yerim ağrıyordu. Duştan çıkmıştım; siyah bale üstümü giydim, üzerine kazak ve eşofman geçirdim. Kapalı kahverengi saçımı topuz yaptım. Açık kahverengi gözlerim belirgindi. Dalgalı saçım topuzla dağınık bir görüntü oluşturmuştu ve bu tam istediğim şeydi.Mutfağa gittiğimde abilerim Brian Belvar ve Birkan Belvar masada oturuyordu. Annem, Nilay Yıldırım Belvar, benim kahvaltımı hazırlıyordu. Masaya oturdum.Brian bana baktı. Yeni uyandığı çok belliydi; kestane rengi saçları dağınıktı. Saçını eliyle geriye atıp turkuaz gözleriyle bana gülümsedi.“Günaydın, bale kraliçesi.”Neşesi bulaşıcıydı. Gülümsedim.“Yine sabaha kadar uyumadın değil mi?”Brian cevap vermeden Birkan bana döndü.“Tabii ki de uyumadı. En son su almaya kalktığımda hâlâ bilgisayarın başındaydı.”Brian dramatik bir şekilde elini göğsüne koydu.“Bana bak boks kralı, en azından senin gibi sabah akşam sevgilimle yazışıp boş işlerle uğraşmıyorum.”Birkan göz devirdi.“Has siktir oradan, göt lalesi.”Dayanamayıp gülmeye başladım. Annem bu hâlimize gülümsedi ve önüme biraz yağsız peynir, avokado, salatalık, domates, zeytin ve bir de bitki çayı koydu. Kahvaltımı bitirdikten sonra çantamı ve araba anahtarımı alıp evden çıktım.—Arabayı otoparka park ettim ve okula girdim. Saat 8.37’ydi. Soyunma odasına geçip kazağımı ve eşofmanımı çıkararak çantama koydum. Bale ayakkabılarımı alıp dolabıma yerleştirdim ve kilitledim.Ayakkabılarımı giyerken kapı açıldı. Kafamı kaldırdığımda Işın, İnci ve Yasemin içeri girdi. Ayağa kalkıp gülümsedim.Işın koşarak bana sarıldı.“Işık, seni çok özledim. İyi ki geldin, bunlar beni anlamıyor.”İnci gözlerini devirdi.“Siktir git, anlamıyormuşuz. Puşta bak.”Işın dramatik bir şekilde İnci’ye döndü.“Terbiyesiz insan, az terbiye ya.”Yasemin gülmeye başladı.“Bunu söyleyen hepimizden daha fesat ve terbiyesiz.”İnci, Yasemin ve ben gülmeye başladık. Işın çocuk gibi ellerini göğsünün altında birleştirdi.Birden kapı açıldı. Dora Klein, Aybüke Kurt, Melis Arda ve Tuana Kara içeri girdi. Onları görünce gülümsememiz soldu.Dora’nın gülümsemesi büyüdü.“Vay vay vay, bizim loser ekip yine birleşmiş.”Tuana Dora’nın omzuna elini koydu.“Tabii, herkes bizim gibi başarılı değil.”“En azından annem para için zengin adamlarla birlikte olmuyor, Tuana,” dedi İnci.“Bana ba—” Dora’nın sözünü biri kesti. Herkes arkasını döndü.Baş öğretmen Marya Volin’i gördük. Çok sinirliydi.“Siz yine mi kavga ediyorsunuz? Yeter artık! Derse tam 15 dakika geç kaldınız. Hemen sınıfa!”Sesi bıçak gibiydi. Kimse karşılık veremedi.Sınıfa girdiğimizde Tovin Calder, Adriel Kovae, Eren Valcor ve Aren Koral bize bakıyordu. Aren bana göz kırptı. Sinirle yerime geçtim.İnci yanıma eğildi.“Konuşmadan bile sinir ediyorlar ya.”“Bir de bana sor,” dedim Aren’e bakarak.O sırada Marya’nın sesi fısıltıları kesti.“Herkes beni dinlesin. Bir bale yarışması yapılacak ve siz de katılacaksınız. Kayıtlarınızı ben yapacağım. Yarışma 14 Mart 2026 Cumartesi günü olacak.”İç çektim. Benim için yeni bir eziyet başlıyordu.“Partnerli olacak bu yarışma,” dedi ve bir kâğıt çıkardı.“Dora Klein & Berk Saner,Melis Arda & Alin Moreau,Aybüke Kurt & Kerem Ulus,Tuana Kara & Selin Avcı,Eren Valcor & Işın Kaya,Adriel Kovae & İnci Kara,Tovin Calder & Yasemin Yıldızve son olarak…Liora Belvar & Aren Koral.”Bunu duyduğum an içimde bir şey koptu; bu bir eziyet değildi, sanki kıyamet sessizce başlamıştı. Bu ilk kitabım'dı hatalar olabilir umarım beğenirsiniz yorum yapıp beğenip destek olursanız çok sevinirim en kısa sürede yeni bölüm gelecek