İçeriğe geç

Z&E

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Z&E

Bölüm 2

Bölüm 2

BÖLÜM 2

ZYRAN

İnsanları unutmak kolaydı.

İsimlerini, yüzlerini, seslerini…

Özellikle de benim dünyamda.

Ama o kızı unutamıyordum.

Elsim.

Adını bile yeni öğrenmiştim.

Telefon ekranındaki fotoğrafına baktım.

Kötü bir fotoğraftı.

Okulun önünde çekilmişti. Elinde birkaç kitap vardı ve yüzünde hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi sıradan bir ifade vardı.

Sıradan.

Benim dünyamda bu kelime tehlikeliydi.

Telefonu masaya bıraktım.

“Onu buldun mu?”

Luca kapının yanında duruyordu.

“Evet.”

“Konuştu mu?”

“Hayır.”

“Polise gitti mi?”

“Hayır.”

Başımı salladım.

İyi.

En azından şimdilik.

Luca birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra:

“Patron onu susturmamızı istiyor.”

Bunu zaten biliyordum.

“Nasıl?”

Luca bana baktı.

“Sen nasıl istersen.”

Gözlerimi kapattım.

Bu cümleyi sevmezdim.

Çünkü bana seçim hakkı veriyormuş gibi görünürken aslında sadece sonucu seçme hakkı veriyordu.

Elsim’in ölmesini istemiyordum.

Ama onu serbest bırakmak da bir seçenek değildi.

Henüz değil.

Okulun karşısındaki arabada oturup onu izledim.

Saat 15.20’de dışarı çıktı.

Arkadaşlarıyla konuşuyordu.

Gülüyordu.

Normal görünüyordu.

Beni fark etmedi.

İyi.

Böyle kalmalıydı.

Arabadan indim.

Sokağın karşısına geçtim.

Onun yanından yürüyerek geçtim.

Bir an göz göze geldik.

Elsim durdu.

Beni tanımıştı.

Yüzündeki gülümseme kayboldu.

Ben ise hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ettim.

Arkamdan ayak seslerini duydum.

Beni takip etmeye başlamıştı.

İstediğim buydu.

Korkması.

Merak etmesi.

Ama fazla yaklaşmaması.

Sokağın köşesinde durdum.

O da durdu.

“Beni neden takip ediyorsun?”

Sesi titriyordu.

Ona döndüm.

“Ben seni takip etmiyorum.”

“Yalan.”

İlk kez yüzüne gerçekten baktım.

Korkuyordu.

Ama geri adım atmıyordu.

İlginç.

“Geçen gece ne gördüğünü hatırlıyor musun?”

Yüzündeki ifade değişti.

“Evet.”

“Öyleyse unut.”

“Ya unutmazsam?”

Bir an sustum.

Sonra ona doğru bir adım attım.

“Unutmalısın.”

Elsim gözlerini benden ayırmadı.

“Sen kimsin?”

Cevap vermedim.

Çünkü adımı öğrenmesi gerekmiyordu.

Henüz.

Telefonum cebimde titredi.

Luca.

Ekrana baktım.

Patron: Bu gece.

Mesajı sildim.

Elsim’e tekrar baktım.

İçimde ilk kez bir tereddüt oluştu.

Bu iyi değildi.

Çünkü tereddüt, benim işimde hata demekti.

“Elsim.”

Adını söylediğim anda gözleri büyüdü.

“Adımı nereden biliyorsun?”

Cevap vermeden arkamı döndüm.

Arkamdan sesini duydum.

“Hey!”

Yürümeye devam ettim.

Birkaç adım sonra telefonum tekrar titredi.

Bu kez mesaj daha açıktı.

“Bu gece işi bitir.”

Telefonu cebime koydum.

Elsim’i susturmak için yalnızca birkaç saatim vardı.

Ve ilk kez…

Bunu yapıp yapamayacağımdan emin değildim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.