Laboratuvarın loş ışıkları altında, bilim adamı William, heyecan ve merakla bir zaman makinesinin kontrol paneline yaklaştı. Bu, uzun yıllar süren çalışmalarının sonucuydu ve şimdi gerçek bir zaman yolculuğuna hazırdı.
William: (Kendi kendine düşünerek) Sonunda, bu deneyi gerçekleştireceğim. Belki de zaman içinde bir şeyler değiştirebilirim.
William, zaman makinesinin kontrollerini dikkatlice ayarladı. Dijital göstergeler, zamanın dalgalarının hızla dalgalanmasını gösteriyordu. Ardından, makineyi etkinleştirdi. Makine, tuhaf bir titremeyle hayata geldi ve ardından ani bir parlaklıkla dolu oldu.
William: (Gözlerini kapatarak) Şimdi, bilinmeyene doğru ilerliyoruz.
Zaman makinesi çalışmaya başladığında, William'ın etrafındaki laboratuvar aniden değişti. Makine, William'ı 19. yüzyılın başlarındaki Londra'nın sokaklarına taşıdı.
William: (Gözlerini açarak) İşte buradayım, 19. yüzyıl Londra'sında!
William, sokaklardaki insanların klasik kıyafetleri ve at arabaları arasında dolaşırken kendini kaybetmiş gibiydi. Birdenbire, gözleri, genç ve zarif bir kadına takıldı. Kadın, Victoria döneminin zarafetini yansıtan etkileyici bir kıyafet giyiyordu.
Elizabeth: (William'a gülümseyerek yaklaşır) Yardımcı olabileceğim bir şey var mı, beyefendi?
William: (Heyecanla) Oh, ben... Ben sadece şaşkınca dolaşıyordum. Bu şehir o kadar güzel ki.
Elizabeth: (Gülümseyerek) Evet, Londra her zaman büyüleyici olmuştur. İsminiz nedir?
William: (Kendini tanıtarak) Ben William. Sizinki?
Elizabeth: (Nazikçe) Elizabeth. Memnun oldum, William.
