Bilinmeyen numara; Uçurumların sonu her zaman denize çıkmaz, Vera...
Bu ne demekti? Kim biliyordu böyle söylediğimizi?
Vera; Kimsin?
Bilinmeyen numara; Bir yabancı.
Vera; Bir yabancı olman sikimde bile değil kimsin dedim sana?
Bilinmeyen numara; Şsh küfür yok, Vera. Lütfen küfür etme. Ayrıca güzelim, kim olduğumu bilmeni istesem kendi numaramdan yazmaz mıydım sence de?
Vera; Geç dalganı.
Bilinmeyen numara engellendi.
Bu kimdi bilmiyorum ama bana bir daha yazmasa iyi olurdu. Zaten başımda bir sürü dert varken bir de bilinmeyen numara diye bir aptalla uğraşamazdım.
Engellemenin verdiği rahatlıkla geri yatağıma yattım. Yorgun olduğum ve ağlamaktan gözlerim acıdığı için kısa sürede uyuyakalmıştım.
****
Gözlerimi yavaşça aralayarak etrafıma baktığımda hala odada olduğumu gördüm. Bazen abim bana inat olsun diye benim uykumun ağırlığını kullanıp beni evdeki başka yerlere taşıyordu. Sonra ben uyanınca aşırı sinir olduğum için kendini hemen odasına atardı.
Kendimi yatakta yana doğru atarak şarjda olan telefonumu elime aldım.
1 yeni mesajınız var.
Sıkıntıyla ofladım. İnşallah yine bilinmeyen değildir diyerek mesajlar uygulamasına girdim.
Bilinmeyen numara; Güzelim boşuna engelliyorsun. O kadar yıl seni uzaktan sevdim, artık kendini benden uzaklaştıramazsın.
Bu kimdi? Beni nereden tanıyordu? Ve beni nasıl yıllardır seviyordu? Bu yıllar dediği kaç yıldı?
Vera; Bak güzel kardeşim saçmalıklarını anlayışla karşılıyorum ama yalanlarını da al git şurdan.
Bilinmeyen numara; Kardeşim mi? Sen ve ben Vera, kardeş olamayız. Ama kardeş dışında bir şeyler olabiliriz :)
Vera; Bak numarayı sallayıp daha kim olduğumu bilmeden bana yazmanda normal bir durum göremiyorum.
Bilinmeyen numara; İsmin Vera Dağdelen. 21 yaşındasın. Küçüklüğünden beri veteriner olmak istiyorsun hatta olacaktın ama son 2 senede yaşadığın zorluklardan dolayı okulunu bir süre dondurdun. En sevdiğin renk sarı. Çünkü güneşi çok seversin ve sıcağı teninde hissetmeye bayılırsın. İçmeyi en sevdiğin içecek Kola, hatta o kadar çok seversin ki bazen su içmeyi unuttuğunu düşünürüm. Tek yakın arkadaşın, Sera. Abini çok seviyorsun. Babana çok bağlısın. Ve evet, beni eskilerden bir yerlerden tanıyorsun.
**Görüldü
Hızla telefonu elimden attım. Şok olmuştum. Bu kimdi? Onu eskilerden tanıdığımı söylüyordu ama asla hatırlamıyordum çünkü ben küçüklüğümden beri çok kez taşınmıştım.
Doğruyu söylemek gerekirse korkuyordum. En yakın arkadaşım Sera bile beni bu kadar tanımıyordu, ben bile kendimi bu kadar tanımıyordum...
Elime tekrar telefonu aldım. Hemen mesajlar bölümüne girdim.
Vera; Benden uzak dur. Anladın mı? Benden uzak dur.
Bilinmeyen numara; Vera...Seni korkutmak istemedim. Hiçbir zaman da istemem. Hatırlıyor musun, uçurumdayken oradaki bankta uyuyakalmıştın. Uyandığında üstünde bir ceket vardı. Hatırlıyor musun?
Evet hatırlıyordum. O gün, ağlamaktan yorgun düşmüştüm. Sonra arkadaki banka yatmıştım ve akşam 5-6 gibi güneş daha yeni batarken uyuyakalmıştım. Uyandığımda üşüyerek uyanmayı beklerken üstümde bana çok büyük gelen bir ceket vardı. Ve ben...ceketi almıştım.
Vera; Evet bende hala o ceket.
Bilinmeyen numara; Ben örttüm onu üstüne, Vera. Örtmeseydim orada üşüyüp hasta olacaktın. Kendine değer vermemen beni deli ediyor, Vera.
Vera; Ceket bende. Yarın getiririm o banka koyarım.
Bilinmeyen numara; Hayır güzelim, ceket sende kalsın. Giyersin istediğin zaman, hoşuma gider :)
Vera; İstesem de giyemem. Komik görünüyor.
Bilinmeyen numara; Güzelim özür dilerim, senden 30 cm daha uzun olduğumu unutmuşum. Ama kalsın yine de sende ceket.
30 cm mi? Oha ama. Boyum kısa değildi 1.62 boyum vardı. Benden 30 cm daha uzunsa o 1.92 olmalıydı. Fazla uzundu.
Vera; Oha!
Vera; Neyse gidiyorum ben, görüşürüz.
Bilinmeyen numara; Görüşürüz güzelim :)
Hızla sohbetten çıkmıştım ve merdivenlerden inip oturma odasına bakmıştım. Babam arkası dönük bir şekilde televizyon izliyordu. Koşarak yanına gidip göğsüne sarıldım.
"Baba! Özledim seni." Gülerek saçlarımı karıştırdı ve başıma bir öpücük bıraktı.
"Güzel kızım bende seni özledim." Sadece birkaç saattir görüşmüyorduk.
"Ne yapıyorsun bakalım? Hacer abla nerede?" Hacer abla bizim evimizde bizimle yaşayan hizmetliydi. Aslında hizmetli demek istemiyordum çünkü ailemizden biri gibiydi. Yaşı bizden büyük olduğu için bana ve abime abla gibi davranıyordu. Babamdan küçük olduğu için ona abi diyordu. Annemin gidişinden çok fazla etkilenmişti, Hacer abla.
"Yemek hazırlıyordu kızım. Bende oturuyordum öyle." Yanağına bir öpücük bıraktım.
"Yağız nerede?" Tam o anda evin içinde bir yerlerden bir ses geldi.
"Küçük hanım ben abinim. Bir daha bana abi dışında herhangi bir şey dersen..." nerede olduğuna bakmak için arkama dönecektim ki bir anda abim arkadan beni kucağına aldı.
"... böyle olur." diye cümlesini tamamladı. Beni kucağında döndürmeye başladı. Bir yandan gülerken bir yandan da kurtulmaya çalışıyordum. Ama olmuyordu çünkü abim hem boy olarak hem de vücut olarak benden epey iriydi. Arkadan babamın gülüşleri arasından söylediği sözleri duydum.
"Tamam Yağız, bırak Tavşan'ımı." Babamın gülerken söylediği bu sözler sonrasında abim beni bırakmıştı. Beni tanıyan herkes bana Tavşan derdi. Bu annemin ben 2 yaşındayken taktığı ve sonrasında herkesin dilinde yer edinen bir lakaptı.
"Gel bakalım buraya." Abim beni babamla ortasına aldı. İkisine de sırayla öpücük bıraktığımda içeriden Hacer abla geldi.
"Tavşan, Yağız, Hakan abi. Yemek hazır hadi gelin."
Babamla abim yanımdan kalktı ve ikisi de elini kalkmam için uzattığında ikisinin de elini tutup yerimden kalktim. Koşa koşa salondaki masaya gittiğimde hemen sandalyeme oturdum ve yemek yemeye başladım.
Evimiz villaydı. Annem gittikten sonra babam büyük bir bunalım sonrası kendini sadece işine ve bize adamıştı. Öncesinde de çok başarılı bir iş adamıydı ancak annem gittikten sonra ilgilenecek bir şey bulamayınca biraz olsun toparlanmak için kendini işe vermişti. Çok iyi yerlere gelip ihaleler kazanıyordu. Her zaman durumumuz iyiydi ancak son 2 yıldır babam kendini çok geliştirmişti ve bizim durumumuzu zengin denecek bir duruma getirmişti.
Yemeğimi yedikten sonra dışarı çıkmıştım. Sahile gittiğimde bir bank bulup oturdum. Ve o anda telefonuma mesaj geldi.
Bilinmeyen numara; Deniz çok güzel, değil mi?
Hızla etrafıma baktığımda bir mesaj daha geldi.
Bilinmeyen numara; Etrafına bakma beni göremezsin güzelim. Ve lütfen korkma çünkü benden korkmanı asla istemiyorum.
Vera; Beni takip eden bir yabancı var ve sen bana korkmamam gerektiğini mi söylüyorsun?
Bilinmeyen numara; Yabancı dedin kırıldım ama...
Bilinmeyen numara; Yine üstüne bir şey almadan çıkmışsın. Eğer arkanı dönmezsen sana bir ceket vereceğim.
Vera; Sana nasıl güvenilirim?
Bilinmeyen numara; Güzelim...Seni çok iyi tanıyorum, her şeyini biliyorum. Üşüyorsun ve sen hızlı hasta oluyorsun. Ceketi getirmeme izin ver, lütfen.
Nedense güvenebileceğimi hissetmiştim.
Vera; Of peki.
Telefonu kapatıp denize bakmaya başladım. 2 dakika sonra arkamdan sesler duydum. Ama dönüp bakmadım. Ceket yavaşça yanlarımdan üstüme bırakıldı. Kokusu... çok güzeldi. Başımda bir baskı hissettim. Başımı öpmüştü...
Sonrasında hızlı adım sesleri duydum. Ama yine arkama dönüp bakmadım. Telefonuma mesaj sesi geldi.
Bilinmeyen numara; Teşekkür ederim.
Bilinmeyen numara; Bana güvendiğin için.
Bilinmeyen numara; Seni çok seviyorum, Vera.
.
.
.
.
.
BÖLÜM SONU.
2. bölümün sonuna geldiiiik.
Bilinmeyenli kurgu yazmayı özlemişim...
Görüşürüz trong>