Melis ve Mert, terk edilmiş tren istasyonuna vardıklarında etraflarını incelemeye başladılar. Burası yıllardır kullanılmıyor gibiydi; raylar paslanmış, istasyon binasının camları kırılmıştı. Rüzgârın getirdiği kuru yapraklar peron boyunca sürükleniyordu. Melis, hafifçe tedirgin bir şekilde fısıldadı. “Buraya en son ne zaman biri gelmiştir dersin?” Mert omuz silkti. “Bilmiyorum ama bizi buraya yönlendiren kişi buradaydı. Bir şeyler bırakmış olmalı.” İstasyona girdiklerinde içeriye yayılan ağır, küf kokusuyla burunlarını kırıştırdılar. İçeride eski bilet gişeleri, solmuş afişler ve bir zamanlar kalabalık olan ama şimdi tamamen terk edilmiş bir bekleme salonu vardı. Tam o sırada Melis’in gözü, eski bir bilet gişesinin üzerindeki tozlu deftere takıldı. Defterin kapağına “03:15’te buradaydım” yazılmıştı. Melis hızla defteri açtı. Sayfalar yıllar içinde sararmıştı ama bazı bölümler dikkatlice işaretlenmişti. Mert, Melis’in yanına gelip deftere göz attı. Gözleri büyüdü. “Bu... bir isim listesi.” Melis şaşkınlıkla sayfaları çevirdi. “Bu isimler tanıdık geliyor mu?” Mert başını salladı. “Evet. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızın isimleri burada.”Melis’in kalbi hızla çarpmaya başladı. “Bu ne anlama geliyor?” Tam o anda, defterin arkasına yapıştırılmış küçük bir not buldular.“ Sırlarınıza ulaşmaya bir adım daha yaklaştınız. Ama bazı gerçekler sizi sarsabilir. Saat yönünde ilerleyin.” Melis ve Mert birbirlerine baktılar.Mert kısık sesle fısıldadı. “Saat yönü mü? Bu defter bizi bir yere daha mı yönlendiriyor?” Melis, istasyonun içini gözleriyle taradı ve aklına bir şey geldi. “Belki de buradaki eski saat kulesine gitmeliyiz. Eğer ‘saat yönünde ilerleyin’ diyorsa, bu direkt bir ipucu olabilir.” Mert başını salladı. “O zaman bir sonraki ipucumuzu bulmak için kuleye çıkmamız gerekiyor.”
Bölüm 7
Terk edilmiş tren istasyonu
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.