Oda aniden karanlığa gömüldü. Sanki zaman durmuştu. Melis’in önünde silüeti giderek netleşen biri belirdi. Gözleri doldu. “Deniz…” Karşısında en yakın arkadaşı Deniz duruyordu. Aynı giysileri, aynı sıcak gülümsemesi… Ama bir şey tuhaftı. Gölge gibi titreşiyordu. Mert de arkasını döndü. Karşısında en yakın arkadaşı Emre duruyordu. Gözleri ona bakıyordu ama içinde derin bir boşluk vardı. Melis, adım atmaya çalıştı ama ayakları ağırlaşmış gibiydi. “Bu… nasıl mümkün olabilir?” Deniz başını yana eğdi. “Sence de çok geç değil mi, Melis?” Mert’in omuzları gerildi. Emre ona yaklaştı. “Beni koruyabilirdin.”Mert’in kalbi sıkıştı. “Ben… Ben elimden geleni yaptım!” Emre’nin sesi yankılandı. “Gerçekten mi? O gün orada olsaydın, hâlâ burada olabilirdim.” Melis’in nefesi hızlandı. Deniz’in gözleri ona kilitlenmişti. “Senin elinde bir şans vardı, Melis. Ama sen hiçbir şey yapmadın.” Melis’in zihninde o gün tekrar canlandı. Deniz yanındaydı. Yardım istemişti ama Melis o an donup kalmıştı. Eğer daha hızlı davransaydı, belki…Mert’in zihninde de o gün tekrar yaşandı. Emre onunla konuşmuş, bir şeylerden şüphelendiğini söylemişti. Ama Mert, o zaman dinlememişti. Eğer daha dikkatli olsaydı, belki Emre hayatta olabilirdi. Melis ve Mert’in içi suçlulukla doldu. Ama sonra bir şey fark ettiler. Deniz ve Emre’nin gözleri… doğal değildi.Melis derin bir nefes aldı. “Sen… sen gerçek değilsin.” Deniz başını hafifçe yana eğdi. “Öyle miyim?” Mert yumruklarını sıktı. “Bu bizim korkumuz. Bizim suçluluk duygumuz.” Gelecekten gelen figür gölgelerin içinden usulca fısıldadı: “Geçmişin sizi kontrol etmesine izin verirseniz, geleceği de kaybedersiniz.” O an, Melis gözlerini kapattı ve içindeki duygulara odaklandı. Deniz’in ölümü onun suçu değildi. Elinden geleni yapmıştı. O zaman korkmuştu ama bu onu kötü biri yapmazdı. Mert, titreyen yumruklarını gevşetti. Emre’yi dinlememişti ama o zaman bunun böyle sonuçlanacağını bilemezdi. O da bir insandı ve hatalar yapabilirdi. Ama artık kendini affetmek zorundaydı.İllüzyon titremeye başladı. Deniz’in ve Emre’nin siluetleri, dağılan sis gibi yok olmaya başladı. Son bir kez gülümseyerek baktılar ve fısıldadılar: “Devam etmelisin.” Oda yeniden aydınlandı. Melis ve Mert nefes nefese kalmışlardı. Kalpleri hızla çarpıyordu. Figür onlara doğru bir adım attı. “Şimdi güçlerinizi gerçekten kontrol edebilirsiniz.”
Bölüm 11
Geçmişin yankıları
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.