İçeriğe geç

Zamanda Yolculuk

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Zamanda Yolculuk

Bölüm 1

Bölüm 1: Gizemli Saat

Arthur, sabahın erken saatlerinde çalan alarm sesiyle uyandı. Yatağında hafifçe doğruldu ve gözlerini ovuşturarak pencereden süzülen ilk ışıklara baktı. Hala uykusunu tam alamamış gibi hissediyordu ama güne başlama vakti gelmişti.

Yatak odasından çıkıp mutfağa yöneldi. Kahvaltı hazırlamak için dolapları karıştırmaya başladı. Ekmek ve peynir çıkardıktan sonra, buzdolabının kapağını açtı ve içinde yumurta aradı. Ancak dolapta yumurta olmadığını fark etti. Kendi kendine mırıldanarak, "Kümese gitmem lazım," dedi ve dış kapıya yöneldi.

Kümese giden yol, geniş tarladan geçiyordu. Hava serindi ve ayaklarının altında hafifçe çıtırdayan otlar, sabahın huzurunu tamamlıyordu. Kümes, tarlanın diğer ucunda, biraz uzak bir mesafedeydi. Yürürken etrafına bakındı, kuşların cıvıltısını ve hafif esen rüzgarın sesini dinledi.

Kümese ulaştığında, tavuklar onu karşılamak için heyecanla gıdaklamaya başladılar. Arthur, yumurtaları topladıktan sonra aynı yoldan geri dönmeye başladı. Tarlanın ortasında, aniden ayağı bir şeye takıldı ve neredeyse yere düşecekti. Dengesini sağladıktan sonra yere bakarak neye çarptığını görmek için eğildi.

Toprağın içinde yarı gömülü eski bir kutu buldu. Kutuyu dikkatlice yerden çıkardı ve kapağını açtı. İçinde, eski püskü ama dikkat çekici bir saat vardı. Saatin camı çatlamış ve kolları durmuş gibiydi. Saate dikkatlice baktığında, 20.24'te durmuş olduğunu fark etti. Arthur, saati eline alıp incelemeye başladı, bu eski saatin neden burada olduğunu ve ne anlama geldiğini merak ediyordu.

Arthur, eski saati dikkatlice kutusuna geri koydu ve yoluna devam etti. Yumurtaları dikkatlice taşıyarak eve doğru yürümeye başladı. Eve vardığında mutfağa geçti ve topladığı yumurtaları yerine koyduktan sonra, bulduğu eski saati masanın üzerine yerleştirdi. Saati eline alıp daha yakından inceledi. Eski ama bir o kadar da zarif görünen bu saatin, bozuk ve kırık olmasına rağmen iyi para edebileceğini düşündü. Belki bir antikacı, bu saatin değerini anlayabilir ve ona iyi bir fiyat teklif edebilirdi. otobüs ile kasabanın merkezindeki antikacıya gitti. Dükkana girip, tezgahın arkasındaki yaşlı adama selam verdi. "Günaydın, bu saati satmak istiyorum," dedi ve kutuyu açarak saati gösterdi. Antikacı, saati eline alıp dikkatlice inceledi.

"Bu saat oldukça eski," dedi antikacı, "ama camı çatlamış ve çalışmıyor. Bu haldeyken değeri çok düşük, hatta neredeyse hiçbir değeri yok."

Arthur hayal kırıklığına uğramıştı. "Anladım," dedi sessizce ve saati geri alıp dükkandan çıktı. Eve dönmek için cebindeki parayı kontrol etti ama otobüs bileti alacak kadar parası kalmamıştı. Mecburen eve yürüyerek dönmesi gerekecekti.

Yorgun adımlarla evine doğru yürümeye başladı. Geri dönüş yolu daha uzun ve zorlu gibi geliyordu. Yolda yürürken, bu eski saatin neden orada gömülü olduğunu ve belki de bir sır sakladığını düşünmeye başladı. Her adımda kafasında yeni sorular beliriyor, her biri onu daha da meraklandırıyordu. Evine vardığında, ayakları ağrıyordu ama aklında yeni bir maceranın heyecanı vardı. Saati masanın üzerine koydu ve düşündü: Belki de bu saatin arkasında keşfedilmesi gereken bir hikaye vardı.

Arthur, saatin 20.24'te durmasının bir tesadüf olup olmadığını düşünmeden edemedi. Bu zamanın özel bir anlamı olabilir miydi? Bu düşünceler kafasında dolaşırken yorgunluğunu daha fazla hissedip yatağına uzandı. Yatağında sırtüstü uzanarak pencereden dışarıyı izledi. Güneş batmış, gökyüzü mor ve turuncu tonlarına bürünmüştü. Ağaçların siluetleri karanlıkta belirginleşirken, hafif bir rüzgar yaprakları hışırdatıyordu. Kuşların cıvıltıları azalmış, yerini akşamın sessizliğine bırakmıştı.

Ertesi sabah, Arthur güne erken başladı. Topladığı yumurtalarla kendine güzel bir kahvaltı hazırladı. Omlet ve taze ekmek eşliğinde kahvesini yudumladıktan sonra, hafta sonu olduğu için arkadaşı Drake’i ziyaret etmeye karar verdi. Evden çıkıp yürüyerek Drake'in evine gitti. Drake, onu güler yüzle karşıladı ve ikisi birlikte oturup sohbet etmeye başladılar.

Zaman hızla geçerken Arthur, yanında getirdiği eski saati hatırladı. "Drake, sana ilginç bir şey göstereceğim," dedi ve saati çıkardı. Drake saati eline alıp dikkatlice inceledi.

"Gerçekten eski bir şeye benziyor," dedi Drake, saati kurcalarken. Ancak bir anda saat 19.25'te durdu. Tam o sırada, odada ani bir gümbürtü duyuldu ve şaşkınlıkla etraflarına bakındılar.

Bir anda, odanın ortasında dönen ve parlak ışıklar saçan bir portal belirdi. Portal, mavi ve beyaz ışıkların girdap gibi dönerek birleştiği bir geçit gibiydi. Işıklar, sanki başka bir dünyaya açılan bir kapı gibi parlıyor, etrafına büyülü bir aura yayıyordu. Arthur ve Drake, gözlerine inanamayarak portala bakakaldılar. Portalın içinden gelen hafif bir rüzgar, odada dolaşırken, iki arkadaşın önünde beliren bu gizemli geçit, bilinmeyen bir maceranın başlangıcını işaret ediyordu.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Merhaba, biz Çizgi Yazarlarıyız! Sizi Çizgi Studio'da keşfedilmekte zorlanan yazarlara yardım için kurulan discord sunucumuza davet ediyoruz. Sunucumuzda siz yazarları bekleyenler: 📌Yorum, oy ve eleştiri gibi destekler 📌Instagram hesabımızda kitabınızın tanıtımı 📌Kitap kapağı tasarımları 📌Kitap yazarken isteyebileceğiniz her türlü konuda yardım 📌Diğer yazarlarla muhabbet imkanı Aynı zamanda okurlara da sevdikleri yazarlarla bir yerde etkinlikler, oyunlarla dolu saygılı, eğlenceli bir ortam vadediyoruz!Siz de aramıza katılmak isterseniz lütfen bize dönüş yapın...