İçeriğe geç

Zalim

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Zalim

Bölüm 4

Lamin ile geçen sene tanıştım. Ailemle gittiğim bir cenazede yollarımız kesişti. Geçen yaz annemin anne ve babası araba kazası sonucunda hayatını kaybetti. Babamın ve annemin de ailesi Almanya'da yaşıyorlardı.

Aynı zamanda annem ile babam da ben doğmadan önce Almanya'da yaşıyorlarmış.

Babamın ordaki yaşamının temelleri; dedemin yıllar önce Almanya'ya taşınıp, orada tanıştığı bir Alman'la evlenmiş olmasıyla başlıyor.

Dedem makine mühendisiymiş, kendi iş yerini kurmuş orada. Babannemin ailesi çok zenginmiş , dedemin kurduğu işi finanse etmekten geri durmamışlar. Dedem çok geçmeden işleri büyütmüş ve yarım asırdan beridir 10 dan fazla büyük otomobil fabrikasıyla Almanya'nın önemli iş

insanlarından biri olmuş.

Ama babam bu zenginlikten ve bakıcılıktan çok bıkmış ve üniversiteyi Türkiye'de okumaya karar vermiş.

Amcalarım şirkette belirli makamlara ulaştığı sırada babam üniversitesini bitirip kendi şirketini kurma hayaller kuruyormuş.

Annemle üniversite zamanı tanışmış.Bir süre ailelerinden gizli yürütmüşler ilişkilerini. Üniversiteleri bittikten sonrada kendi aralarında nişanlanmışlar.

Annem ile babam beraber ailelerine birlikteliklerini söylemek için Almaya'ya gitmişler . Annem kendi ailesine durumu açıklamaya, babam da kendininkilere açıklamak üzere kendi ailelerinin yanlarına varmışlar.

İki ailenin de Almaya'da yaşıyor olması iyi bir durummuş fakat babamın ailesinin zengin oluşu gelin adaylarının da ailesinin maddi durumunu önemsemelerine neden olmuş. Dedem babamı her halükarda desteklermiş fakat babaannem aynı fikirde değilmiş.

Günün sonunda iki aileleyi de tanıştırmaya kabul ettirmişler. Babaannem her ne kadar engel olmaya çalışsa da bir şartla kabul etmiş evliliklerni. İkisinin de Almaya'da yaşayıp, kendilerine yakın bir yerde yaşamaları şartıyla. Annemle babamın aileleri Almanya'nın iki diğer ucunda yaşıyorlarmış. Annem babamın ailesinin yakınında yaşamak zorunda kalmış ve çoğu zaman babamın ailesi tarafından yadırganmış ve sessizliğe sürülmüş.

Babam bu durumun farkında olduğundan annemin kendini yalnız hissetmesini engellemek için gezmelere, sosyel etkinliklere katmaya çalışıyormuş.

Annem babamın uğraşlarına rağmen günden güne sessizleşmeye ve artık kimseyle görüşmemeye başlamış. Babamın ailesi bu durumu zafer olarak kabul etmiş ve bu evliliğin daha fazla sürmeyeceğini düşünmeye başlamışlar.

Bu sırada babam da dedemin şirketinde üst düzey bir yönetici olarak çalışmaya başlamış kazandığı paraları kendi ailesinin gelecekleri için yatırımlar yapmaya harcamış. Bu yoğun iş temposundan dolayı anneme yeteri kadar vakit ayıramamaya başlamış.

Günlerden bir gün iş arkadaşı ve aynı zamanda en iyi dostu olan Semih amcayla konuşurken taşınacak bir yer aradıklarını öğrenmiş, babamın aklına hemen yanlarında ki evin satılık olduğu gelmiş.

Semih amca da babam gibi dedemin şirketinde yönetici olarak çalışmaktaymış onun da annemin yaşlarında Selin adında eşi varmış. Selin teyze ile Türkiye de tanışmışlar, Selin teyzenin ailesi Türkiye de yaşıyormuş ve Almanya da hiç bir akrabası yada tanıdığı kimse yokmuş ama Semih amcaya olan sevgisinden Almanya ya taşınmayı kabul etmiş.

Semih amcada elektrik-elektronik mühendisiymiş ve dedemin şirketinde çalışmaya başlamış. Babam ile de liseden beri arkadaşlarmış .

Babam, Semih amcaya yanlarındaki iki katlı müstakil evden bahsetmiş. Babamın aklındaki Selin teyze ile annemi arkadaş olmalarını sağlayıp, annemin az da olsa yalnızlık duygusunu azaltmakmış.

Babamın şansı yaver gitmiş ve bir kaç hafta sonra Semih amca ve Selin teyze komşumuz olmuş. Sık sık yemek davetleri düzenleyerek annem ile Selin teyze kaynaşmışlar. Annem uzun zaman sonra kendi mizacında bir arkadaş edinmesi onu çok mutlu etmiş aynı şekilde Selin teyzenin de konuşacak birini bulması moralini düzeltmiş.

Beş yılı aşkındır Almanya'da yaşıyorlarmış ta ki dedem vefat edene kadar. Dedem uzun zamandır yaşadığı kalbindeki hastalık onun ölümünü getirmiş.

Dedem öldükten sonra üç tane amcam ile babama ve diğer akrabalara mirasların bölünümü yapılmaya başlanmış. Dedem Almanya da ve Türkiye de pek çok mülkü varmış. Dedem Almanya'daki yazlıklarını, evlerini ve otellerini babaanneme ve gelinlerine bırakmış, amcalarıma da şirketlerin hisselerini bölüştürmüş fakat o hisselerden babama hiç verilmemiş.

Babama ayrı olarak bir kısım açılmış vasiyette, dedem babamı azminden dolayı kutladığını ve Türkiye de bulunun tüm yan şirketleri ve kendi şirketini açması için yüklü bir para bırakmış.

Ve şu sözlerle bitirmiş babama olan vasiyetini '' Canım oğlum Türkiye'de yaşamayı ben de senin kadar gençlik yıllarımda çok isterdim fakat elimde kendimi ayakta tutmak için hiçbir niteliğim yoktu, artık var fakat bir ayağım çukurda olduğunun farkındayım ve elimden hiç bir şey gelmez bundan sonra. Fakat sen gençsin ve soyunu dallandıracak, köklerini yeni topraklara ekecek kadarda azimlisin. Ne yaparsan yap ilk önce ülkenin yararı için yap, sen benim vatanım için duyduğum özlem ateşini söndürecek olansın, yolun açık olsun. ''

Dedemden de desteği alan babam olabildiğince hızlı bir şekilde burdaki iş hayatını Türkiye'ye taşımış ve bizim için her şeyi hazır hale getirmiş. Almanya da doğmuşum fakat bir kaç aylıkken Türkiye 'ye taşınmışız bile.

Ailem Türkiye'ye taşındıkları vakitten kaza haberini aldığımız vakte kadar hiç Almanya'ya gitmemişler.

Anneannem ve dedemin kaza yaptığının haberini de alır almaz ilk uçakla Almaya'ya gittik

Devam Ediyor...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.