2020 18 Mayıs/ Kars
Otogarın banklarının birinde oturmuş Fatih'i bekliyordum.
Görüş alanıma giren bir adet Fatih Yüzbaşı ile gülümsedim. Sırıtarak yanıma geliyordu. Banktan kalkıp yanına adımladım, tam sarılacağımız sırada binanın çatısındaki keskin nişancının silahından bir kurşun çıkıyor, Fatih'in sırtına bir kurşun giriyor.
İlk başta sendeliyor, ben ne olduğunu anlayamıyorum. Elindeki valizi yere düşüyor. "Fatih, ne oldu?"
Kollarıma yığılıyor, ben daha ne olduğunu anlayamadan. Yere çöküyorum. Sırtından akan kana bakıyorum, insanlar etrafımıza toplanıyor.
"Biri ambulansı arasın!" Kalabalığın arasından biri çıktı.
"Aradım ambulansı geliyor!"
"Fatih sık dişini ambulans geliyor, dayan." Fatih'in bilinci yavaş, yavaş kapanıyordu.
"Senin bir suçun yok Hazal sakın kendini suçlama. Benim hakkım helal sende hakkını helal et."
"Hakkım helal ama sen dayanacaksın, hem Fenerbahçe maçına bilet aldım. Hemen şehit olmak yok Yüzbaşı Fatih Gözcü! Olunacaksa da beraber oluruz."
"Ben önden gidiyorum, arkamdan gelme başımın belası Üsteğmen Hazal Unutulmuş." dedi zar, zor.
"O belanın seni bırakmaya niyeti yok gibi."
"Zorunda güzelim, bırakmak zorunda. Maçada tek gideceksin artık."
Ben cevap veremeden gözleri usulca kapandı. "Şehit olmak yok yüzbaşı, üsteğmeni yalnız bırakmakta yok!" Ambulans geldi ama artık çok geçti.
Sağlık görevlileri nabzına baktığında, "Nabız yok." dedi. Sol gözümden akan yaşı kimse görmeden sildim. "Hastanın ölüm saati 14.58." dedi sağlık görevlilerinden birisi.
"Yüzbaşı Fatih Gözcü şehit olmuştur!"
******
Şehit haberini ben veriyordum. Fatih'in ailesinin kapısındayız ambulans ve askeri araçlarla, kapıyı çaldım. Adım sesleri geliyor başta kapıyı Güllü teyze açtı.
Anlıyor oğluna bir şey olduğunu. "Hazal, Fatih'e ne oldu?"
"Yüzbaşı Fatih Gözcü şehit olmuştur! Başınız sağ olsun." diyebiliyorum sadece, Güllü teyzenin gözlerinden yaşlar süzülmeye başlıyor yavaşça, "Neden benim oğlum? Oğlumu koruyamadım, Hazal neden benim Fatih'im neden?" cevap veremiyorum doğruydu, koruyamamıştım.
Hıçkırarak ağlamaya başlıyor bu sefer. "Koruyamadın ben oğlumu sana emanet etmiştim! Koruyamadın!"
Merdivenin kenarına oturuyor, sağlık görevlileri sakinleştirici vuruyor. Gözlerimi kapattım, sol gözümden iki damla yaş akıyor ama ağlamıyorum. Tek kalınca ağlardım.
******
Şehit törenindeyiz. Fatih'in şehit töreninde, al bayrağa sarılı tabutu var ortada.
Güllü teyze gidiyor ilk başta yanına. Fatih'in babası Faruk amca geçen sene vefat etmişi.
Al bayrak sarılı tabuta bakıyor önce, sadece ağlayarak bakıyor. Sonra titreyen eliyle okşuyor tabutun üzerindeki bayrağı.
Konuşmuyor. Sonra yere yığılıyor, sağlık görevlileri sedyeye alıyorlar Güllü teyzeyi. Al bayraklı tabutun yanına gidiyorum, gözlerim dolu.
"Yanıma gelmesen yine şehit olur muydun be Fatih? Ona göre kendimi suçlayacağım da. Maç biletlerini çöpe attım, sen olmadan gidemem. Merak etme şimdi ağlamam ama eve gidince ağlamayacağıma söz vermiyorum. Bizim sonumuz da böyleymiş sevgilim, yüzbaşı şehit oldu, üsteğmen yalnız kaldı. Vatan sağ olsun."
Al bayrağın sarılı olduğu tabuta asker selamı durarak yerime geçiyorum geri.
Memleketi olan Trabzon'un şehitliğine gömüldü Fatih.
Dediğim gibi; yüzbaşı şehit oldu, üsteğmen yalnız kaldı...
Selamlarrr
Nasılsınızz?
wattpad'in erişim engeli yemesi sonucu buradayızz.
bölümleri düzenleyerek atacağım, inşallah bir iki hafta içerisinde bütün bölümleri yayınlamış olurum
kendinize iyi bakınnn
Gökyüzünde yıldızlarınız eksik olmasın...
🕸

