Eski bölümden kısa bir kesit;
Halsizce etrafa bakınırken sesler gelmeye başlıyordu, ilk baş oldukça uzaktan gelen sesler birden kesildi ve her yer karanlığa büründü.
Teoman`dan;
Deniz, havuza düşerken hızlıca onu tutmaya çalışmıştım ve başarılı da olmuştum fakat dikkatsizliğim yüzünden Deniz'in başı çarpmış ve yarılmıştı.
O kadar sert vurmuştu ki 1 gün boyunca kendine gelememişti. Doktor uyanmamasının bir sebebinin aşırı yorgunluk olduğunu söylüyordu. Suyun içindeyken fark etmemiştim başının çarpıp, kanadığını, kısacası benim yüzümden bu haldeydi.
Fark edince hemen ambulansı aramıştım, onlarda bana saatler süren ama onların dediklerine göre 5 dakikadan kısa sürede geldiklerini söyleseler bile tüm öfkemi bu sefer onlardan çıkarmıştım.
Bu dünyada en çok saygı duyup, sevdiğim insandı Deniz. Kavga etsek bile beni insan yerine koyardı. Bazen lafları oldukça oldukça kaba olsa da ben onu böyle seviyordum.
Şimdi diyorsunuzdur bu kadar çok seviyorsan ne diye Sıla ile birliktesin? Asla bu cevabı düşünmedim çünkü sahip olduğum ne kadar çok şey olsa da asla Deniz gibi bir kız benimle olmazdı.
Özellikle geçen yıldan sonra.
1 yıl önce;
Yazardan;
Genç kız simsiyah kömürü andıran saçlarını özenle toplamış, üzerine de en çok yakışıktığını düşündüğü siyah bir crop, altına da dizinin hemen üstünde biten gri bir şort giymişti. Oldukça heyecanlıydı, çünkü bugün sevdiği oğlanla yani Teoman Akkaya ile buluşacaktı.
Ona hislerini anlatacak, eğer onunda kendisine hissi varsa sevgili olmayı teklif edecekti. Bilmiyordu ki şu an heyecandan titrediği bu an, acımasızca sırtına ağır bir yük bindirecek şəkildə ağır cezalarla kendisine dönecekti.
Dudağına son olarak lip balm sürüp son kez aynadan kendisine baktı. Doğal olmayı herşeyden çok seviyordu, yaşıtlarının yaptığı makyajlar ona ağır ve karmaşık geliyordu. Üstelik oldukça yapay olduklarını da düşünüyordu.
Telefonunun kulak tırmalayan sesi yükselince ilk defa bu sese kulak asmayıp, gülümsedi. Teoman ilk aramış, sonra aramayı sonlandırıp mesaj yazmıştı.
İngiliz atı: Geldim Deniz Kızı, neredesin?
Heyecandan elleri titreye titreye telefonu eline aldı.
Deniz kızı: Şimdi çıktım, 10 dakikaya oradayım.
Dedi ve koşarak hızlıca ayakkabasını giyip dışarıya çıktı. Etrafı kontrol edip, kapıyı dikkatlice kapattı. Ev halkı uyuyordu bu yüzden olabildiğinden daha fazla sessiz olması gerekiyordu.
Kapıyı kapattıktan sonra kedi görmüş fare gibi koşarak oradan ayrıldı. Kısa süre içinde mahalleden çıkmıştı. Hiç olmadığı kadar gülümsüyor, hiç olmadığı kadar mutlu hissediyordu. Annesi bile bozamazdı şu anda bu anı.
Kısa süre içinde Teoman'la buluşacağı yere vardı ama kimse yoktu etrafta, sadece bir kaç sarhoş erkek. Dikkatlice onlara doğru gittiğinde uzun saçlı bir kızın, bir erkeğe sarıldığını ve yanağımdan öptüğünü gördü. Kalbi sebepsiz yere hızlanmaya ve sıkışmaya başladı.
Çünkü karşısındaki kişi sevdiği adam ve nefret ettiği o kız yani Teoman ile Sıla'ydı. Ne tepki vereceğimi bilmiyordu. Sadece onlara bakıyordu, o sırada Sıla onu gördü. Ve ona bakarak sinsinice gülümsedi. Onunla bir yarışa girmişti, en son kavgalarına çok sert bir bedel ödeteceğini söylemişti.
Peki Teoman, Teoman bunu bilerek, kendi isteği ile mi yapmıştı?
Hiç bir tepki vermeden onlara sırtını dönerek ilerlemeye başladı. Yürüdükçe kalbi sanki göğüs kafesinin içinde sıkışıyor, nefes almakta zorluk çekiyordu. Kanı çekilmişti, yutkunamaz bir haldeydi.
Bir bankın önüne geldiğinde onu bile fark etmeyecek şekilde dalgındı. Bacaklarına sertçe çarpana kadar anlamamıştı orada olduğunu. Bu ise bardağı taşıran son damla olmuştu. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Öyle öfkeli ve üzgündü ki nasıl ağladığının bile farkında değildi.
" Aptal Deniz, gerçekten ona inandın mı? Seni uyarmışlardı zaten, ne diye dinlemedin onları? Salak Deniz, beyinsiz Deniz. "
Ağlarken bir yandan da kendisine kızıyordu. Bir süre sonra sakinleştiğinde sessizce ayağa kalktı ve tekrardan yürümeye başladı. Bu sefer donuk bir şekilde etrafa bakınıyordu, odaklandığı yere dikkatlice bakıyor gibi görünse de Zihni bomboştu, sanki sıfırlanmış gibiydi.
Kendini derin bir boşlukta hissediyordu ve hiç hissetmediği kadar üşüyordu. Kendi mahallesine girmek için sağa doğru döndüğünde bir el bileğinden tutarak sertçe onu kendisine çekti. Deniz çığlık atmaya çalıştığı zaman elini ağzına kapattı.
Bu bölümde bu kadardı, biraz olmayan yerler var farkındayım ama ilerleyen bölümlerde bunu düzelteceğime dair kendime inancım tam.
Bu kitap normalde kitappadde ve whatsapp kanalımda yayınlanıyordu, şu anda bölüm sayısı 10'u geçti bu yüzden kitap bölümüne yetişkine kadar günde iki bölüm gelecek.
