“O mesaj gelmeseydi, hiçbir şey olmayacaktı.”
Gece her zamanki gibiydi.
Şehir kalabalık ama bir o kadar uzak…
Kerem direksiyonun başındaydı.
Radyo açıktı ama aslında dinlediği şey müzik değildi.
Düşünceler daha baskındı o gece.
Telefon ekranı bir anda yandı.
Bir bildirim.
Kısa bir mesaj:
“Sesinde garip bir huzur var…”
Kerem baktı.
Ne gülümsedi, ne şaşırdı.
Alışıktı.
Ama bu mesaj…
farklı hissettirdi.
Cevap yazmadı hemen.
Zaten hiçbir zaman hemen yazmazdı.
Çünkü o, herkes gibi davranmazdı.
Telefonu yerine bıraktı.
Yol uzuyordu… gece derinleşiyordu…
Ama o mesaj,
aklından çıkmıyordu.
Kerem birkaç dakika daha sürdü.
Ama aklı yolda değil, o mesajdaydı.
Sonunda telefonu tekrar eline aldı.
Kısa bir cevap yazdı:
“Garip olan genelde gerçek olandır.”
Gönderdi.
Ne uzun, ne kısa…
tam olması gerektiği kadar.
Cevap gecikmedi.
“Gerçek olan şeyler genelde bu kadar sakin konuşmaz.”
Kerem hafifçe gülümsedi.
Direksiyonu tek eliyle tutarken başını hafif yana eğdi.
İlginçti.
Çoğu kişi etkilemeye çalışırdı.
Bu kız anlamaya çalışıyordu.
Yazdı:
“Sakin olan şeyler daha tehlikelidir.”
Bu sefer cevap biraz daha geç geldi.
Sanki düşünmüştü.
“Tehlikeli misin yani?”
Kerem gözlerini yoldan ayırmadan cevapladı:
“Henüz karar vermedim.”
Yayını açtı.
Arka planda hafif bir müzik çalmaya başladı.
Ses tonu her zamanki gibi düşük, net ve sakindi.
“Bazı insanlar vardır…
ne olduğunu anlamazsın ama konuşmak istersin.”
Mesaj geldi.
“Şu an benden mi bahsediyorsun?”
Kerem bu sefer beklemedi.
“Üstüne alınmak istiyorsan, karışmam.”
Artık sohbet akıyordu.
Zorlama yoktu.
Rol yoktu.
Sadece iki insan… birbirini çözmeye çalışıyordu.
Ama Kerem’in farkı şuydu:
O, kimseyi etkilemeye çalışmıyordu.
Sadece kendisi oluyordu.
Ve bu… çoğu şeyden daha etkiliydi.
Birkaç dakika sonra kız yazdı:
“Sen hep böyle misin?”
Kerem kısa bir duraksadı.
Sonra yazdı:
“Sana denk gelen halim bu.”
O an…
Kızın yazması durdu.
Ama çıkmadı da.
Sadece izledi.
Çünkü bazı cümleler vardır…
cevap yazdırmaz.
Etkisinde bırakır.