Anneannem, gülümseyerek devam etti: "Kızım, kuzenin adı Kerem, oğlunun adı ise Emir. İkisi de burada tatil yapıyorlar, komşu yazlıkta kalıyorlar." İsimleri duyduğumda içimde bir merak dalgası yükseldi. Kerem ve Emir... Belki de onlarla tanışabilirim diye düşündüm.
O sırada mutfaktan mis gibi yemek kokuları yayılmaya başladı. Anneannemle birlikte yemek hazırlıklarını tamamladık ve sofrayı kurduk. Akşam yemeğinde dedemle birlikte keyifli bir sohbet ettik. Dedem de Kerem ve Emir'i tanıyormuş, hatta onları pek sevdiğini söyledi. İkisi de iyi çocuklarmış.
Yemekten sonra biraz televizyon izledik, sonra da odama çekildim. Odamda otururken, komşu yazlıktan gelen hafif bir müzik sesi duydum. Belki de Kerem ve Emir orada takılıyorlardı. Merakımı bastıramadım ve camdan dışarıya baktım. Karşıdaki yazlığın bahçesinde genç bir grup toplanmış, sohbet ediyorlardı.
Ertesi gün sabah erkenden uyandım. Kahvaltıdan sonra anneannem bana bahçeyi gezdirdi. Çiçeklerle dolu bir bahçeydi, her köşesinde farklı bir renk vardı. Bahçede dolaşırken yan komşumuzun bahçesine gözüm takıldı. Orada iki genç, Kerem ve Emir, top oynuyorlardı. Beni fark ettiler ve gülümseyerek selam verdiler. Ben de karşılık verdim.
Biraz sonra Kerem yanımıza geldi. "Merhaba, sen Deniz olmalısın. Anneannen seni anlatmıştı," dedi. "Evet, ben Deniz," dedim. "Bu da Emir," diye devam etti, Emir'i işaret ederek. Emir de yanımıza geldi ve elini uzatarak, "Memnun oldum, Deniz," dedi. El sıkıştık.
Kerem ve Emir gerçekten de çok sıcak kanlı ve samimi çocuklardı. Bir süre sohbet ettikten sonra, birlikte sahile gitmeyi önerdiler. Ben de kabul ettim. Birlikte sahile indik ve deniz kenarında yürüyüş yaptık.Kerem birseyler almak icin bufeye gitti ve benle Emir tek kalmistik "Emir sen kac yildir burada yasiyorsun" bana bakip gulumsemeye basladi "ben aslinda kafami dagitmak icin geliyorum hereyden uzaklasmak icin " " Anneannen senden hep bahsederdi ve senile ilgili bir...."