İçeriğe geç

Yıpranmışlar

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Yıpranmışlar

Bölüm 1

Bizim hikayemiz şimdi başlıyor

Eylem'den anlatım;

Alarmın sesiyle uyanmıştım ve kızların tam olarak saat 7'de beni beklediği yere fazlasıyla gecikmiştim saat şu an tam olarak 9'u 40 geçiyordu hemen kalktım elimi yüzümü yıkadım üstlerimi giyindim üstüme siyah bir sweatshirt altıma ise geniş siyah bir pantolon giymiştim ardından hemen küçük kol çantamı yanıma aldım ve çıktım ofise doğru koyuldum bugün annemlerde kalmıştım evet ailemle yaşamıyorum ama arada sırada kalmaya gidiyorum koşarak merdivenlerden aşağı indim ve hemen kaskımı takıp motoruma bindim motoru hızlı hızlı sürmeye çalışıyordum trafik yoğundu arabaların aralarından geçmeye çalıştım ve bunu başardım motor konusunda yeterince iyi olduğumu düşünüyorum.

Ofise varmıştım hemen kaskımı çıkartıp koşarak merdivenlerden yukarıya çıktım ofiste

Dediğim yer öyle ofisten dendiğinde aklınızda canlanan ilk yer gibi değil hatta ofis gibi de değil rahat bir ev gibi bize ofis dediğimiz yerde yaşıyoruz kızlarla kızlar bana tam olarak 7'de orada ol demişlerdi ve ben tabii ki yine gecikmiştim gecikmediğim gün yoktu zaten, ofisin kapısının önüne geldiğimde hemen çantamın ön kısmından anahtarlarımı bulmaya çalıştım anahtarlarımı bulduğum gibi anahtarlık deliğine soktum ama bir türlü kapıyı açmayı başaramadım zile defalarca bastım ama kimse açmıyordu tekrar anahtarı deliğe sokmayı denedim ve bu sefer başardım anahtarı çevirerek içeriye girdim içeriye girdiğimde kızlar da uyuyordu bana 7'de burada ol diyen kızlar şu anda hala mışıl mışıl uyuyorlardı Biz de burada ancak koşturalım değil mi...

Yalnız dikkatimi çeken bir şey vardı Hazal uyurken gözlerinden yaşlar akıyordu belki de uyumuyordu hemen dürttüm ve kaldırdım.

"Hazal! Hazal! Hazal! Hazal! Hazal!"

Defalarca bağırdım ama beni duymadı.

En son uykularının derin olduğu aklıma geldi koşup gidip kahvaltı hazırladım masaya tabakları koydum çatalları koydum kahvaltılıkları koydum kahvaltıları hazırladım ve masa tamamen hazırdı tek eksik sandalyeler üstünde oturması gereken insanlardı onları da birazdan ekleyecektim kaldırarak.

Ama benim onları uyandırmama gerek kalmadan onlar kalkmıştı.

*

Aradan saatler geçmişti ve Hazal bize iş aramaya başlamıştı bilgisayardan bizlerde kahvaltı söylemiştik

Gelmesini bekliyorduk.

Beklemekten ağaç olacaktık ki Hazal'dan bir ses geldi.

"Buldum! Vallaha Buldum!"

D

edi.

Üçümüz aynı anda

"Ne buldun lan?!"

"Şimdi bir site buldum yardımcımsensin.com diye ilkte çok saçma geldi ama bize iyi geleceğini düşünüyorum parasıda iyi zaten birbirini sevip kavuşamayanlar bu siteye sorunlarını yazıyor adreslerini vb veriyorlar bizde kavuşturuyoruz! Aynı zamanda yardıma ihtiyacı olan şiddet gören kadınlar erkekler çocuklar bu siteye yazıyor bize bilgi veriyorlar ve kurtarıyoruz fakat gizli olması gerekiyor kimliklerimiz açığa çıkmamalı. Kısacası biraz kendi yargımızı dağıtacağız."

Dedi ve Asya hemen atıldı

"Lan bizim kendimize hayırımız yok aşk konusunda!"

Dedi haklıydı.

"Terzi kendi söküğünü dikemezmiş piçoşlar hem ben başvuru yaptım bile 3 saate ilk görevimizi verecekler sitenin söylediği adrese yani yeni işimizin patronunun yanına gidiyoruz hadi hemen hazırlanın çıkalım" dedi

Hepimiz hazırlanmaya başladık

(3 saat sonra)

Hepimiz yeni görevimize hazırdık ve site görevlilerinin bize söylediği gibi yanımıza çanta da almıştık ama içlerinin boş olması istenmişti nedenini bilmiyorduk.

Hepimiz kasklarımızı takıp motorlarımıza bindik ve yola koyulduk.

En önden Hazal ilerliyordu onun arkasında Asya Asya'nın arkasında ben Benim ardımda ise Maya vardı.

Hazal motor konusunda aramızda en iyiydi.

Gideceğimiz yere varmıştık gittiğimiz yer ahşap iki katlı bir evdi eski bir eve benzemiyordu.

Hepimiz çok sessizdik fakat sessizliği bozan kişi Hazal'dı.

"E hadi kapıyı açın ben okadar işi buldum birde kapıyı çalamam vallahi"

Asya "lan bana hiç bakmayın ben niye çalayım yav"

Maya'ya döndüm ellerini iki yana açarak

"Ben çalmam boşuna bakma Eylemcano"

"Aman be ne zırvaladınız tamam ya ben açarım ama arkamda durun vallaha gebertirim derken elimi yumruk yaparak havaya kaldırdım ve kapıya 3 defa tıkladım içeriden ayak sesleri yaklaşmaya başlamıştı bile bir süre sonra bu ayak sesleri durdu ama kimse hala kapıyı açmamıştı elimi kapıya çalmak için tekrar tam kaldırdığım sırada kapı açıldı acele edelim hemen arkama götürdüm kapıyı bizden birkaç yaş büyük olduğunu düşündüğüm uzun boylu iri yarı esmer bir çocuk açtı ve gülümsedi kesin elimi fark etmişti.

Çocuk gülümseyerek içeriyi gösterdi ve içeriye girdik

İçeride 3 kişi daha vardı ama yukarıdan konuşma sesleri geliyordu.

İri yarı çocuk konuşmaya başladı.

"Öncelikle kendimi tanıtayım ben Cenk 24 yaşındayım

Ve biz de diğer grubuz."

Ardından içlerinden birinin Arda olduğunu fark ettim.

Hemen Asya'ya döndüm gözleri irice açılmış Arda'ya bakıyordu ve tabii Arda'da ona aynı şekilde bakıyordu.

Arda bizim lise Arkadaşımızdı ve Asya o zamanlar onu çok beğeniyordu hâlâ beğendiğini düşünüyorum kendini tanıtmaya başladı oda.

"Ben Arda 24 yaşındayım."

Dedi ve sustu yada dili tutuldu bilemiyorum.

Ardından aralarındaki en uzun boylu olan ve tek kumral olan çocuk kedini tanıttı.

"Ben Burak bende 24 yaşındayım."

Ve aralarındaki en esmer olan kendini tanıttı.

"Ben Demir bende 23 yaşındayım." Dedi direk olarak Hazal'a bakıyordu.

Ardından kendimizi tanıtma zamanının geldiğini anladım ve ben başladım

"Ben Eylem 23 yaşındayım."

"Bende Asya bende 23 yaşındayım daha doğrusu hepimizin yaşı aynı." Dedi ve Maya ile Hazal'a döndü.

"Hadi yine iyisiniz şimdi isminizi söyleseniz yeter ablanız sizin yerinize yaşınızı söyledi." Dedi alaylı bir tavır ile

Ve hepimiz gülmeye başladık

"Ben Maya."

"Bende Hazal."

Ardından Yukarıdaki bir ses gelebilirsiniz dedi reçeli güzel yol göstermek için olsa gerek yukarıya kadar eşlik yukarıya çıktığımızda bizi orta yaşlarda bir adam karşıladı.

"Evet kızlar başvurunuzu gördük. Ve sizin bu işi layıkı ile yerine getirebileceğinize karar verdik merak etmeyin hepinizi tek tek tanıyorum." Dedi ve bana döndü.

"Eylemciğim Sen gidip aşağıdakileri de çağırırsan sevinirim yukarı çıkın size birkaç konu hakkında bilgi vereceğim ve malzemelerinizi vereceğim."

Hemen Aşağı indim inerken birine çarptığımı fark ettim kafamı kaldırdım bu Cenk'di kafamı kaldırmam gerekiyor ona bakmak için çünkü benden biraz fazla uzundu. Ya da ben ondan biraz fazla kısaydım her neyse bilmiyorum. Ama uzundu işte.

"Oo bu ne acele kim kovalıyor bakayım seni" dedi cenk dalga geçer gibi ve arkama baktı

"Ee kimse de kovalamıyormuş söyle bakalım Ne oldu neden koşuyorsun?"

Dedi gülerek.

Ve hızlıca cevap verdim

"Yukarıdakiler sizi çağırıyor sizin grubu yukarı çağırıyor bir şeyler mi Ne söyleyecekmiş." Dedim de koşarak geri yukarı çıktım arkadan Cenk'in gülme sesini duydum manyak mı Ne bu çocuk da her şeyi gülüp duruyor lan sinirim bozuldu.

Yukarı çıktığında orta yaşlı adam konuşmaya başladı diğer grupta gelmişti.

"Evet çocuklar ben Rüzgar Kalkan. Görevlerinizi verecek olan kişi benim yani patronunuz benim ilk görevinizi söylüyorum bu görevi de biraz şiddete başvurmanız gerekebilir" dedi adam

Ve Asya fısıldayarak

"Ay en sevdiğim!" Dedi ve bunu duyan Arda gülümsedi.

"Çocuklar ilk göreviniz şu bir kız var adı Leyla bu kızı üvey abisi eve hapsetmiş ve kıza şiddet uyguladığı söyleniyor. Kızın sevgilisine kadar kızı kurtarmaya çalışsa da her seferinde dayak yiyip geri dönüyor siz bugün o kızı kaçırıp çocuğa kavuşturacaksınız. Ve bunun için sizlere kendinizi savunmanız için birkaç şey vereceğim" dedi ve ayağa kalktı çekmeceden tabanca, mermiler,muşta, ve kelebek çıkardı hepimize birer tane verdi ve

Tabanca hariç diğerlerini çantamıza koyduk tabancaları ise belimize taktık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.