İçeriğe geç

Yine mi sen?

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Yine mi sen?

Bölüm 1

Yine mi sen öncesi

İstanbul'un gürütülü, koşturmacalı, dertli, mutlu, karışık ve bir sürü duygusu ile günü tamamlamış; en yakın arkadaşlarıyla buluşmaya koşturan Zeynep geç kaldım hissiyle kan ter içersinde Ortaköy'deki kafeye girdiğinde on beş dakika geç kalmıştı. Arkadaşları çoktan oturmuş sipariş vermek için onu bekliyordu. Zeynep bir yazılım şirketinde proje yöneticisiydi. Haftanın bir günü ofis diğer dört gün ise, evden çalışıyordu. Kapıdan girdiğini gören Beyza;

-Ah nihayet diye fısıldadı.

-Bir kere de zamanında be kardeşim dedi Firuzan.

-Yine belli ki buluşmaya 15 dk kala çıktı kesin evden dedi Ali kitabının sayfaları ile oynarken.

Zeynep sadece özür diler gibi bakıp gülümseyerek masaya oturdu. Bir an önce o kahveler söylenmeliydi. ,'' Ali nasıl istifa etti? Neler oldu merak ediyorum.''dedi Zeynep.

Ali ziraat mühendisi idi. Uluslar arası bir firmada uzun zamandır çalışıyordu. En son atanan genel müdür ile bir türlü yıldızı barışmamış zaten uzun zamandır beklediği terfi de bir türlü gelmemişti. Son bir kaç aydır aklında istifa etmek vardı ama bazı şartların olgunlaşmasını bekliyordu.

-Benim için en iyisi oldu kızlar. En azından şu an yüklerimden kurtuldum. Bir süre evlerinizi ben temizler, yemeklerinizi yaparım dedi Ali gülerek.

Ali uzun uzun yaşanaları anlatırken kahveler içilmeye devam ediyordu. Zeynep her zamanki telaşlı hali, karmakarışık kafası ile konudan konuya atlıyor, Beyza her konuya mantıklı gerekçeler bulurken, Firuzan ise sürekli akla hayale gelmeyecek komik yorumlar yapıyordu.

Çok eski arkadaş oldukları için, her zaman yemekleri keyifli, sohbetleri uzun, birbirlerine olan destekleri ise hep sonsuzdu. O yüzden Ali'nin geçirdiği kötü günün izleri o kahve içilen masada kaybolup gitmişti bile.

Konu konuyu açtı derken saatler baya ilerlemişti. Ali'nin “çok sakin bir yer” diyerek buluştukları mekân, doğal olarak İstanbul’daki herkesin olduğu bir yere dönüşmüştü.

Zeynep masada bir şey anlatırken elindeki kahveyi yanlışlıkla arkasına dönerken döküverdi.

Tam takım elbiseli birine.

Sessizlik.

O kısa, rahatsız edici, herkesin nefesini tuttuğu birkaç saniye vardır ya…

İşte tam o.

Adam yavaşça Zeynep'e döndü.

Zeynep “felaket geliyor” diye düşünürken Beyza gözlerini kapattı.

Ali ortamdaki gerilimi analiz ediyor belli.

Firuzan peçete arıyor.

Zeynep refleksle:

''Kahve paylaşılınca güzel..'' dedi.

Orta boylu, takım elbiseli, göz kenarlarındaki çizgileri belli olan adam gülmedi.

Daha doğrusu önce gülmedi.

Sonra bir kaç saniye Zeynep'e baktıktan sonra'' bu kadar kahve çarpıntı yapar'' dedi gülümseyerek.

Kendine uzatılan peçetelerle üstünü silerken Zeynep mahçup şekilde özür diliyor , üzerini silmesi için bu tanıdık gelen yabancıya yardım etmeye çalışıyordu...

Kim derdi ki bu akılda kalmayacak anın bambaşka bir hikayesi olacak...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.